[-] > SÖYLEŞİLER > Marcus Graf ile Yeni ve Yükselen Sanatçılar
  • Marcus Graf ile Yeni ve Yükselen Sanatçılar

    Son dönemlerde yurt dışında ve ülkemizde, yükselen ve genç sanatçılara ilgi hızla artmakta. Genç yetenekleri keşfetmek ve desteklemek adına birçok yarışma, sergi, fuar ve ödül düzenleniyor. Tanınan çağdaş sanat küratörü ve akademisyen Marcus Graf ile yükselen sanatçıları nasıl keşfettiğini, koleksiyonerler ve sanat dünyası için yükselen sanatçıların neden önemli oldukları hakkında konuştuk.

    “Yükselen sanatçılar” konsepti nedir? Bunun sanatçının yaşı veya eserlerinin fiyatı ile direk bir ilgisi var mı?
    Yaş ve fiyatlar yükselen bir sanatçı hakkında bir ipucu veya belirti niteliğinde olabilir ama kesin bir şey söylemek için yeterli değil, çünkü tanınmayan bir sanatçıya değer biçilmesi ve onun sanat dünyasına entegrasyonu kompleks bir mesele. “Yükselmek”ten bahsederken tabi ki sanatın bağlamından söz ediyoruz, sanatın üretilişinden değil. Genel olarak “yükselen sanatçı” terimi sanat dünyasına veya piyasasına yeni giren, önemli sergilere katılarak görünürlük ve takdir kazanmaya, ileri gelen küratörlerle çalışmaya, profesyonel galeriler tarafından temsil edilmeye, güçlü koleksiyonlara girmeye ve sanat eleştirmenlerinden iyi yorumlar almaya başlayan sanatçıları tanımlar.

    Çoğunlukla genç olan bu sanatçılar genelde kariyerlerinin başındadır ve yeni sanat trendlerini ortaya çıkarabileceklerine inanan sanat uzmanları tarafından çoktan fark edilmiş olurlar. Bu olgu satışa bağlı olmadığı gibi, sanatçılar uzmanlar tarafından olumlu eleştiriler almalarına rağmen sanat piyasası ile birebir bir ilişki içinde değildir. Sanat piyasası her zaman sanatçının gelişiminden biraz daha geç tepki verir.

    Şu sıralar bu kavram neden bu kadar popular oldu Türkiye ve dünyada?
    “Yükselen sanatçılar” böylesine popüler çünkü, sanat dünyasındaki en yeni eğilimleri temsil ediyorlar. Her yerde oluğu gibi, sanat dünyası da sürekli yeni yüzler talep etmekte. Seyirciler yeni sanatçılar keşfetmek ve bilinmeyen eserler görmek istiyor. Bu, “yükselen sanatçı”nın sırrı ve olası “başarısının” ihtimali. Fakat her-yeri-tüketen sanat dünyamızın bu fast-food tavrını beğendiğimi söyleyemeyeceğim. Ben tam tersini tercih ediyorum. Güçlü sanat kolayca tüketilememeli. Ayrıca yaş, kariyer ve ego ile hiçbir ilgisi yok. Çok daha derin ve zorlayıcı. Ve tam da bu sebepten dolayı hayatı zenginleştiriyor.

    Koleksiyonerler için yükselen sanatçılar neden önemli?
    Bugünlerde birçok koleksiyoner, birçok galeri sahibi ve küratör gibi, taze şeyler, yeni işler, genç sanatçılar ve geleceğin yıldızlarını istiyor. Ancak o şekilde sanat dünyasında gerçek bir etki yaratabilirler ve aynı zamanda ender bir kar sağlayabilirler. Fakat bu durum bir paradoks, çünkü bir yerde onlara “özel” (exclusive) sanatseverler kulübüne erişim veren, onaylanmış belirli bir status quo’yu yakalamak adına popüler olan, tanınan ve yaygın olana sahip olmak istiyorlar. Aynı zamanda, avangard ve önemli olmak için kimsenin sahip olmadığı eşsiz parçaya sahip olmak istiyorlar. Özellikle yatırım açısından yükselen sanatçılar ilgi çekici. En yüksek riski taşıdıkları gibi en fazla kar getirme potansiyeline de sahipler. Ayrıca, bugünlerde genç ve çağdaş sanatçıları toplamak nispeten ucuz ve moda.

    Ödüller ve sanatçı atölye programlarının yükselen sanatçılar için önemi ve kariyerlerindeki yeri nedir?
    Ödüller sanatçıların görünürlük kazanmasına yardımcı oluyor ve bir para ödülü olduğu takdirde yeni eserlerin üretimine destek sağlıyor. Sanatçı programları ise sanatçının kültürel ve entelektüel ufkunu genişletmesine yardımcı oluyor. Aynı zamanda sanatçının networkünü büyütmesini sağlıyor. İkisi de başarılı bir kariyerin gelişmesi adına önemli araçlar.

    İleride başarılı olabilecek ve sağlam bir sanat pratiği sürdürebilecek genç veya tanınmamış sanatçıları nasıl ayırt edebiliyorsunuz?
    Sanatçının kavramsal ve biçimsel ilgi alanlarını öğrenmek için, bu zamana kadarki tüm işlerine bakmak gerekiyor. Eserleri ile ilgili onlarla konuşmak da onları tanımaya ve sanat hakkındaki fikirlerini öğrenmeye yardımcı oluyor. Üzerinize düşeni yapın ve sanatçıyı ve kariyerini araştırın. Benim aradığım, kavramsal derinlik ve biçimsel sağlamlık arasında bir denge ile tercih edilen malzemenin zeki biçimde kullanılışı. Ayrıca, güvenilir bir kişiliğin ve profesyonel bir yaklaşımın uzun soluklu bir sanatçı-koleksiyoner ilişkisi açısından önemli olduğuna inanıyorum. Sonuçta içgüdülerimi takip ediyorum, gözüme güveniyorum, araştırmamı yapıyorum ve kendimi bilgime ve deneyimime bırakıyorum.

    Yükselen sanatçıların eserlerini toplamak isteyen sanatseverlere ne gibi öneriler verebilirsiniz?
    O zaman sanat eseri hayatınızın kalitesini zenginleştiren bir yatırım oluyor. Gerisi ekstra. Sanat koleksiyonu yapmaya başlamak için üç sebep var: Tutku, Yatırım ve Prestij. Sadece tutku koleksiyonunuzu kişisel bir başarıya yöneltecektir. Sonunda, kim bilir, belki de başka koleksiyonerler tutkunuzu paylaşacak ve birden bire koleksiyonunuz tanınan ve beğenilen bir koleksiyon olacak. Fakat bu koleksiyonerler için ikincil bir önem taşımalı. Sonuç olarak ufkunuzu genişletecek, görsel ve estetik zevkinizi zenginleştirecek, entelektüel olarak derinleşecek ve size sosyal anlamda puan kazandıracak muhtemelen iyi finansal bir yatırım sahibi olacaksınız.

    Yükselen sanatçıları neden desteklemeliyiz?
    Desteklemeliyiz çünkü onlar gelecek neslin sanatçıları. Eğer desteklenmezlerse üretimleri tehlikeye girer. Bir süre sonra bütün sanat dünyası çökebilir. Bu yüzden koleksiyonerlerin tüm sanat dünyasında ve sanatçılar arasında ciddi anlamda kültürel olduğu kadar sosyo-politik bir görevleri de var.

    Türkiye sanat dünyası bağlamında yükselen sanatçıların geleceğini nasıl görüyorsunuz?
    Sanat piyasasının şu an içinde bulunduğu ekonomik, kültürel-politik ve sosyo-politik durum, fonlama ve sponsorluk olduğu kadar kişisel özgürlük meseleleri ve bireysellik bakımından sanat tehlike altında. Oysa sanata, toplumu eleştirel bir gözle değerlendirmek ve yarattığımız gerçeklik yapıları ile alternatif bakış açıları önermek için her zamankinden daha çok ihtiyacımız var. Bu bağlamsal meselelerin yanı sıra, sanatın kendine has özelliklerinden dolayı yüzünden bugünlerde genç sanatçıların kendi eserlerini üretmeleri çok zor. Öte yandan, özellikle İstanbul’da, gelişmekte olan sanat piyasası, sayıları giderek artan sanatla ilgili yayınlar, okullar, galeriler, sergileme mekanları ve çağdaş sanat etrafında oluşan genel ilgi sebebiyle bunun daha kolay olması bekleniyor.
    Fakat, sanatçılar için sosyo-politik bilinmezlik oluşturan gezi-sonrası-ikliminin garipliğinin aksine, yüksek miktardaki sanat eseri üretimi nedeniyle, tanınmak ve sanat dünyasında bir yer edinmek özellikle genç sanatçılar için gittikçe zorlaşıyor. Bugün, bağlamsal sebeplerin yanında kavramsal zorluklar da bir sanatçı olmayı güç kılıyor. Sanat yaratımının sayılamaz biçimsel, estetik ve içerik ile ilgili olanakları nedeniyle, yaklaşımların, fikirlerin, kavramların ve tekniklerin oluşturduğu labirentte kaybolmak çok kolay. Post-postmodernizmin mutlak özgürlüğü ve topyekûn eklektisizmi sanatsal hayatı daha karmaşık ve yayılmış bir hale getirdi.
    Art50’nin yükselen sanatçılar için alternatif bir platform olabileceğine, eserlerini geniş bir seyirci kitlesine tanıtarak onların sanat dünyamıza erişim sağlamalarına yardım edeceğine inanıyorum. Bu bağlamda galerinin fiziksel sınırlarının ötesine geçebilmesi bakımından internet harika bir platform. Görünürlük, ulaşılabilirlik ve paylaşımın sanatçının kariyer gelişiminde önemli faktörler olduğunu düşündüğüm için bu projeyi destekliyorum.