[-] > SANATÇILARLA SAHNE ARKASI > Sevtap Yılmaz ile Çiçekler İçinde Bir Söyleşi
  • sevtap yılmaz

    Sevtap Yılmaz ile Çiçekler İçinde Bir Söyleşi

    Röportaj: İpek Yeğinsü

    Sevtap Yılmaz’ın resimlerindeki birbirinden renkli çiçeklere bakarken, neredeyse kokularını duymak mümkün. Kendine özgü foto-gerçekçi üslubuyla bizleri doğanın birbirinden değerli güzelliklerine daha yakından bakmaya davet eden sanatçıyla, sanat serüveninin başlangıcından doğaya olan tutkusuna uzanan bir sohbet gerçekleştirdik.

    Sanata olan ilginiz ne zaman ve nasıl başladı?

    Hep derler ama… Kendimi bildim bileli resim yapıyorum. İlkokul döneminde, öğretmenimin yönlendirmesiyle Mimar Sinan Üniversitesi yetenekli çocuklar sınıfına kabul edildim. Boyumdan daha büyük resim çantam olduğunu hatırlıyorum. O günden bugüne resim yapmayı hiç bırakmadım. Evimizin duvarları yaptığım resimlerle kaplıydı; ailem de bunu devam ettirmem konusunda hep itici güç oldu.

    Çiçekleri foto-gerçekçi bir üslupla resmediyorsunuz. Kompozisyonlarınızı fotoğrafa bakarak mı oluşturuyorsunuz? Ön hazırlık süreciniz nasıl şekilleniyor?

    Çiçekler konusunda algılarım çok açık; özellikle doğa yürüyüşlerine çıktığım zamanlarda onları çokça fotoğraflama şansı buluyorum. Şehir içindeki çiçek seralarını gezmekten de büyük keyif alıyorum. Elimde bu konuda oldukça fazla sayıda done var. Bazen internetten de yardım alarak, kurgularımı oluşturuyorum.

    Kamufle, tuval üzerine yağlıboya

    Sevtap Yılmaz – Kamufle

    İşlerinizdeki çiçeklerin her biri farklı biçim ve renklerde, ancak bir aradayken de müthiş bir uyum içindeler. Kozmopolit ve kültürel çeşitlilik barındıran günümüz dünyasında birey-toplum ilişkisini de böyle görmek mümkün mü?

    Resimlerimdeki her bir çiçek ve renk farklı kültürleri, farklı karakterleri yansıtmakta. Gerek toplumsal, gerek bireysel hırslarımızdan sıyrılıp ötekileştirmeyi bıraktığımız zaman, bu uyumu görmeye başlayabileceğimize inanıyorum.

    Çiçekler aynı zamanda farklı kültürlerde birçok sembolik anlam taşıyor. Bu anlamlarıyla da ilgileniyor musunuz?

    Yaptığım resimlerde, çiçeklerin belli bir kültüre ya da topluma ait olması durumundan özellikle kaçınıyorum. Birçok çiçeğin farklı toplumlarda değişik anlamları var. Örneğin sarı glayör kıskançlığı, menekşe ise alçak gönüllülüğü sembolize ediyor. Oysa ben onların tek tek sahip olduğu sembolik anlamlarla değil, bütün olarak oluşturduğu görsel estetiğin toplumumuza yansımasıyla ilgileniyorum.

    Kendinizi yalnızca tuval gibi yüzeylerle sınırlamıyorsunuz; duvar resmi de yapıyorsunuz… Bu iki mecrada uyguladığınız yöntemler arasında ne gibi farklar var?

    Esas olarak genelde tuval üzerine yağlıboya çalışıyorum. Gelen birkaç proje teklifi üzerine duvar resmi çalışmalarım da oldu. Yöntemlerim, çalışma ortamıma ve üzerinde çalıştığım malzemeye göre farklılık gösterebiliyor. Süreç içerisinde yağlıboyaya ek olarak akrilik boya ve projektör de zaman zaman devreye giriyor.

    Büyü, tuval üzerine yağlıboya

    Sevtap Yılmaz – Büyü

    Doğada bizi çevreleyen bunca güzellik varken, biz kendimizi betondan kentlere hapsetmiş durumdayız. Siz günlük koşuşturmanız içinde doğayla daha fazla temas edebilmek için neler yapıyorsunuz? Biraz ilginç bir soru olacak belki ama, örneğin çiçek yetiştiriyor musunuz?

    Günlük koşuşturma içinde doğayla temasım pek mümkün oluyor maalesef. Bu yüzden boş zamanlarımda olabildiğince doğaya kaçıyorum. Şehir dışında uzun yürüyüşler yapmayı tercih ediyorum. Bir süredir çadır kampları yapıyorum ve bunu daha yeni deneyimleyebildiğim için biraz üzgünüm. Öte yandan çiçek yetiştirmekte resmini yapmakta olduğu kadar yetenekli değilim; ancak baktıkça keyif aldığım, yetiştirdiğim birkaç çiçeğim var.

    Art50.net ile nasıl tanıştınız? Online platformlarla ilgili düşünceleriniz?

    Art50.net’in sanata ve sanatçıya gösterdiği ilgi ve destek bir süredir dikkatimi çekiyordu. Çalışmalarını beğendiğim bazı sanatçı arkadaşlarımın da bu platformda olmasının ilgimi arttırdığı bir dönemde, benim çalışmalarımın da Art50.net’in dikkatini çekmesi üzerine bir araya geldik. Online platformların, sanatçının ve eserlerinin geniş kitlelere iletilmesinde ve onların daha kapsamlı bir şekilde sanatseverlerle buluşmasında önemli bir rolü olduğunu düşünüyorum.

    Yakın gelecekte sizden hangi projeleri bekliyoruz?

    2020 yılı için üçüncü kişisel sergi hazırlığım var. O yüzden şu sıralar atölyeye kapanmış durumdayım. Ayrıca yer alacağım karma sergiler de olacak.

     

    Sevtap Yılmaz’ın Art50.net’te yer alan eserlerine buradan ulaşabilirsiniz.