[-] > SANATÇILARLA SAHNE ARKASI > Işıl Ulaş’ın Renkli Hayal Dünyasında Bir Gezinti
  • ışıl ulaş

    Işıl Ulaş’ın Renkli Hayal Dünyasında Bir Gezinti

    Röportaj: İpek Yeğinsü

    Işıl Ulaş, cesur desen anlayışı ve kendine özgü kompozisyon yaklaşımıyla dikkat çeken genç bir sanatçı. Önümüzdeki günlerde serigrafi işlerini de Art50.net’te göreceğimiz Ulaş ile birbirinden özgün figürlerin dünyasına daldık ve sanatçının esin kaynaklarına daha yakından baktık.

    Resim yapmaya nasıl başladınız? Sanat eğitimi almaya nasıl karar verdiniz?

    Sanırım kendimi bildim bileli çiziyorum. Çocukluğumda mobilyaların, duvarların üzerine çizerdim. Boyalarım sürekli biterdi; ama hemen yenileri gelirdi. Beni bu konuda destekleyen aileme minnettarım. Hem yurt içi, hem de yurt dışında eğitimimi planlayan ve bana destek veren başlıca kişi babam oldu. Ben hayal ettim; o da gerçekleşmesini sağladı diyebilirim. Ressam olacağım diye düşünürdüm hep; aklımda başka bir meslek hiç olmadı.

    Resimlediğiniz figürler kimler? Belli bir karakter yaratıp onun içinde bulunduğu farklı durumlara mı bakıyorsunuz? Yoksa her biri birbirinden bağımsız, kendi içinde tamamlanan öyküler mi?

    Birbirine bağlı olan hikayeler olmasa da, bazı dönemlerim var sanırım. Çizdikçe yeni şeyler buluyorum. Hayalgücümü kullanmayı, renkleri birbiriyle konuşturmayı, yeni desenler ve formlar yaratmayı çok seviyorum. Bir ara lunapark dönemim vardı örneğin; başka bir dönemde de kadın çalışanları çizdim. Sonra “ürkütücü ve tatlı şeyler” diye, korku filmlerinden esinlenerek ürettiğim bir dönem oldu. Yeni çalışmalarımda genellikle profilden izlenen figürler var; bir de çiçekleri çok kullanıyorum. Formlarını kendim tasarlayıp farklı renklerle birleştiriyorum. Büyük, sıra dışı vazolar ve deformasyona uğramış objeler de çalışmalarımda sık sık yer buluyor.

    Işıl Ulaş - Pembe Gökyüzü

    Işıl Ulaş – Pembe Gökyüzü

    Stilistik açıdan figürleriniz çizgi film ve animasyon karakterlerini andırıyor. Bu alanlara ilgi duyuyor musunuz?

    Animeye çok büyük bir yatkınlığım var aslında; hatta bununla ilgili olarak Japonya’ya gitmeyi bile düşündüm. Karakterleri hikâyelerle bütünleştirmekten büyük zevk alıyorum. İleride hikaye ve çizimlerimle çocuk kitapları yapmak gibi bir hayalim de var.

    Kompozisyonlarınızda canlı renkleri yoğun olarak kullanıyorsunuz. Renk seçimlerinizin özel bir anlamı var mı?

    Siyah-beyaz figürlerimi ve objelerimi kontur ve gölgeyi kullanarak vurguluyorum; canlı arka planlarla da öne çıkarıyorum. Bazen de tuval üzerine düz olarak sürdüğüm canlı renkleri uyum yaratmak için kontrast renkleriyle iç içe kullanıyorum. Bu bağlamda kırmızı ve mavi çok severek başvurduğum renkler. Silindirik şekiller, birbirine geçmiş mimari formlar ve devasa çiçekler, kompozisyonu daha dinamik hale getirmek için kullandığım diğer öğelerden bazıları. Formları bozulmuş figürler ya da objelerle oynayıp yeni tasarımlar ortaya çıkarmak beni mutlu ediyor. Ancak güzellik arayışında değilim; sadece formların belirgin olmasını önemsiyorum ve onları yeni ifade biçimleriyle yorumlamaya çalışıyorum. Bu sırada yalınlıktan uzaklaşıp tuvali tamamen doldurduğum zamanlar da oluyor. Öte yandan kadın figürlerimi genellikle ironik bir biçimde kişiselleştirdiğimi söyleyebilirim. Her birinin kendi dünyası var. Onların kimlikleri ve yaşamlarından kesitler sunuyorum. Onları hep güçlü resmediyorum; genellikle devasa boyutları ve kocaman gözleriyle bize bakıyor oluyorlar. Belki de birçoğunda kendimi resmediyorum; ister istemez yaşamımdan parçalar, izler taşıyorlar.

    Işıl Ulaş - Yıldız Çiçekleri

    Işıl Ulaş – Yıldız Çiçekleri

    Kağıt ve tuval yüzeyinin dışına çıkarak heykel de üretiyorsunuz sanırım… Bu çalışmalarınızdan da biraz bahsedelim mi?

    Bazen kelimelerle kendimi ifade edemediğimde, duygularımı çizimlerim aracılığıyla yansıttığıma inanıyorum. Heykellerim de bu duygularımın üç boyutlu hali olarak ele alınabilir. Atölyemi hayal ettiğim şekilde yeniden düzenleyebilirsem, figürlerimden çok objelerimi hayata geçirmeye ağırlık vermek istiyorum. Farklı malzemelerle çalışmak, özellikle ahşaba dokunmak, kullanılmış eşyalardan yeni şeyler yaratmak benim heykel anlayışımın temelini oluşturuyor. Bugüne kadar temelde deformasyonu kullanarak naif işler ortaya çıkardığım söylenebilir.

    Art50.net ile nasıl tanıştınız? Sizce online platformlar genç sanatçılar için ne gibi olanaklar sunuyor?

    Art50.net’i önceden sosyal medyadan takip ediyordum. Bence eserlerin geniş kitlelerle paylaşılması ve her yönüyle eleştirel yorum alabilmek, kendini geliştirmenin başlıca yollarından biri. Resimlerimin farkına varılmasında Art50.net’in bana çok yardımı oldu. Düzenledikleri etkinlikler beni daha çok çalışmak adına motive etti ve ileriye dönük planlarıma yön vermeye başladı.

    Yakın gelecekte sizi hangi projelerde göreceğiz?

    Hep bir yurt dışı hayalim var. Onun yanı sıra sergilerin eksik olmadığı bir döngüde yaşayan, nefes alan resimler ve heykeller yapmaya devam etmek istiyorum. Eğer resim yapmazsam mutlu olamam; sonsuza kadar resim yapabilmeyi, daha çok etkinlikte yer alarak kendimi en iyi şekilde temsil etmeyi amaç edindim.

     

    Işıl Ulaş’ın Art50.net’te yer alan eserlerine buradan ulaşabilirsiniz.