[-] >
  • Tasarım Tomtom Sokakta

    Tasarım Tomtom Sokakta

    Art50.net 18-21 Ekim'de Tasarım Tomtom Sokakta

    “Bir Yolculuk Masalı” 18-21 ekim tarihleri arasında İstanbul’un Yaratıcı Mahallesi Tomtom’da

    Tasarım Tomtom Sokakta, 18-21 Ekim 2018 tarihleri arasında “Bir Yolculuk Masalı” temasıyla sanat, tasarım ve alışveriş dünyasını şehrin büyülü dokusunda bir kez daha buluşturacak.

    >>>

  • banu çarmıklı

    Gezdim, Gördüm, Yazdım

    Doğan Kitap, 2018

    “Gezdim, Gördüm, Yazdım”, Banu Çarmıklı’nın 2013-2017 tarihleri arasında kaleme aldığı sanat yazılarını ve sanatçılarla gerçekleştirdiği söyleşileri kapsıyor. Yazarın; farklı ülkelerde gördüğü sergilere, stüdyolarını gezdiği sanatçılara ve hem yerel hem yurt dışı çağdaş sanat gündemine dair vurgulamaya değer bulduğu notlardan oluşan kitap, Çarmıklı’nın düzenli olarak yazılarını paylaştığı bloğunun da kapsamlı bir derlemesi niteliğinde. Koleksiyoncu ve izleyici kimliğini derinleştirme hedefiyle 2011 yılında sanat yazıları yazmaya başlayan Banu Çarmıklı bu derlemede, sanatseverler için güncel sanat adına rahat okunur bir rehber sunuyor.

  • Sanat Fuarı Gezme Kılavuzu

    Banu Çarmıklı'dan Uzman Öneriler

    Contemporary İstanbul fuarının ardından sanatın kalbi Ekim ayında Frieze coşkusuyla birlikte Londra’da, Aralık ayında ise Art Basel ve çevresindeki alternatif fuarlar eşliğinde Miami’de atacak. Türkiye’den koleksiyonerler ve sanatseverler artık dünyanın belli başlı sanat fuarlarını düzenli olarak ziyaret ediyor; bu eğilim, çok daha küresel bir bağlamdan beslenen çağdaş sanat ortamımıza birbirinden nitelikli sergiler ve koleksiyonlar olarak geri dönüyor.

    Öte yandan sanat fuarı gezmek başlı başına bir sanat. Kısa bir süre içinde görülecek o kadar çok eser, dinlenecek o kadar çok panel ve tanışılacak o kadar çok sanatçı var ki! Giriş, vestiyer ve restoran kuyruklarının metrelerce uzadığı, çarpışmadan gezebilmenin ancak bale yaparak mümkün olduğu yoğun gün ve saatlerde herkes için artan stres ve yorgunluk düzeyi de cabası. Peki fuar deneyimine hazır olmak ve bu sınırlı süreyi en verimli ve keyifli şekilde kullanmak için neler yapmalı? Tanıdığımız en profesyonel fuar izleyicilerinden Banu Çarmıklı‘ya uzmanlığının püf noktalarını sizler için sorduk ve ortaya harika bir “sanat fuarı gezme kılavuzu” çıktı. Keyifli okumalar!

     

    Fuar ziyaretine hazırlanırken neler yapmalıyız? Neler okumalıyız? Nasıl giyinmeliyiz? Yanımızda getirmemiz ve getirmememiz gerekenler?

    B.Ç. : Fuar ziyareti öncesi, fuarda öne çıkan galeri ve sanatçıların isimleriyle eserleri online yayınlarda görülmeye başlar. Bu isimlerin yanı sıra keşfedilecek sanatçılar ve proje bazlı standların da isimlerini not etmek işinize yarayacaktır. Böylece o karmaşanın içinde onları hatırlamakla uğraşmamış ve direkt hedefe yönelmiş olursunuz. Tabii ki uzun saatler geçirileceği için rahat ayakkabı ve mevsime göre kıyafet seçimi en doğrusu. Fuar alanlarının havalandırması güçlü olmakla birlikte, yetersiz kaldığı zamanlara çokça rastladım. Kalabalığın da etkisiyle içerinin sıcak olabileceğini unutmamak gerek. Yiyecek, içecekle giriş yapılamadığını hatırlatalım; ancak su, olmazsa olmaz.

     

    Fuar alanına hangi gün ve saatlerde, nasıl, ne kadar önceden gitmeliyiz?

    B.Ç. : Fuarların VIP günlerine giriş sağlayabilecek olanlar için elbette en rahatı erken saatlerde ön izleme yapmak. Ayrıca hafta sonları tüm fuarların en kalabalık günleri olduğundan verimli bir izleme yapılması çok zor. Benim tavsiyem, hangi gün olursa olsun öğleden önce giriş yapmak.

     

    Fuarın tümünü kısıtlı bir süre içinde gezmek oldukça zor olabiliyor. Fuarda en az yorgunlukla en çok eseri görebilmek ve bizim için önemli kısımları kaçırmamak için rotamızı nasıl belirlemeliyiz? Mola zamanlarımızı nasıl planlamalıyız?

    B.Ç. : Fuara gitmeden mutlaka görmek istediğiniz galeri ve standların yeri hakkında küçük bir keşif yapmalısınız. Girişten itibaren fazlasıyla görsel uyarana maruz kalınacağından, asıl görülmek istenen kısımlar atlanabiliyor. Bu noktaları not defterinizden ya da üzerine işaretlediğiniz krokiden takip etmek işinizi kolaylaştırır. Ana bölümler arasında genellikle bistrolar bulunduğu için molayı o sıralarda vermek iyi bir fikir olabilir.

    İpek Yeğinsü

    Fuarlarda belli başlı ziyaretçi arketipleri var. Bu arketipleri daha yakından tanıyabilir miyiz? Her birinin karakteristik özellikleri?

    B.Ç. : Gerek tecrübeli, gerek genç koleksiyoncuları eserin önünde geçirdikleri süreden ve sordukları sorulardan anlamak çoğu zaman mümkün. Alım yapmayı planladıkları için düşünceli ve sakin davranışları gözlemlenebilir. Sanat profesyonelleri ve öğrencileri, galericiyle pek fazla iletişime geçmese de inceleyici bakışlarından anlaşılabilir. Genellikle hafta sonu görebileceğiniz sanatseverler ise daha hızlı, dışa dönük ve değişken bir ilgiyle dolaşıyorlar bana göre.

     

    Fuarların bir diğer boyutu da ev sahibi galeriler ve sanatçılar… Onlarla nasıl iletişim kurmalı, standlarını ziyaret edip eserleri incelerken nelere dikkat etmeliyiz?

    B.Ç. : Belli etmeseler bile yorgunlukları hesaba katılmalı; onların uyarılarına ya da gereksiz açıklamalar yapmalarına mahal verecek soru ve davranışlardan kaçınılmalı.

     

    Fuarda nasıl fotoğraf ve video çekmeli, sosyal medyada nasıl kullanmalıyız?

    B.Ç. : Sanat eserleri ile selfie çekmek yerine eseri uygun bir açıdan fotoğraflayıp paylaşmak bence daha uygun. Ayrıca sanatçı ve galeri ismini yazmadan yapılan paylaşımları da pek doğru bulmuyorum. Burada öne çıkan her zaman “sanat” olmalı.

     

    “Siz siz olun, fuarda asla yapmayın” dediğiniz üç şey?

    B.Ç. : Eserlere tabii ki dokunulmamalı. Sosyal medya paylaşım çılgınlığı içinde fuarı ve eserleri telefon ekranından izlememeli. Yine sosyal medyada sanatçısını zor durumda bırakacak, tepki çekmesine neden olacak paylaşım ve ifşalardan kaçınılmalı. 

     

    Şehirlerde ilgili fuarlarla eş zamanlı olarak sergi, açılışlar, müzelerde özel sergiler vb birçok yan etkinlik gerçekleşiyor. Çok kısıtlı bir zaman ve enerji stoğumuz olduğunu göz önünde bulundurursak hepsine katılmamız neredeyse imkânsız. Siz hangilerine katılacağınıza nasıl karar veriyorsunuz?

    B.Ç. : Hangi sanatçının sergisi olduğu benim için ilk sıradaki kriterdir diyebilirim. Kişisel tanışıklığım olan galerilerin açılışlarında da bulunmaya çalışıyorum. Onun dışında açılışlar pek rahat sergi izlenebilen yerler değil.

     

    Fuardan eve dönerken mutlaka yanımızda götürmemiz gereken üç şey?

    B.Ç. : Görülen eserleri sindirebilmek ve hakkında bilgi alabilmek için fuar kataloğu. Takibe almak istediğiniz galeri ve sanatçılar hakkında broşür. Fuara özel yayın hazırlamış olan dergilerden ilginizi çeken bir tanesi.

     

    Röportaj ve çizimler: İpek Yeğinsü

    Dünyadaki sanat etkinliklerini listelediğimiz Yıllık Fuar Takvimi’ne buradan ulaşabilirsiniz.

  • Banu Çarmıklı’dan Contemporary İstanbul’un En İyi 5 Yabancı Sanatçısı

    Contemporary İstanbul 2017

    Contemporary İstanbul’da bu yıl oldukça fazla yabancı sanatçı temsil ediliyor. Koleksiyoner ve sanat yazarı Banu Çarmıklı Contemporary İstanbul 2017’de yer alan en iyi 5 yabancı sanatçıyı Art50.net için seçti.

     

    1. Michelangelo Pistoletto- Galeri Continua
    2. Idris Khan- Victoria Miro Gallery
    3. Elmgreen & Dragset- Victoria Miro Gallery
    4. Roman Uranjek- Krank Art Gallery
    5. Reza Aramesh- Leila Heller Gallery

    Contemporary İstanbul 2017 içeriğine gitmek için tıklayın.

  • Doğukan Çiğdem ile Gelişim Kavramına Eleştirel Bir Bakış

    Röportaj: İpek Yeğinsü

    Doğukan Çiğdem’in çocuksu ve ilkel karakterleri, insanın kendine ve kurduğu uygarlığa duyduğu narsist hayranlığın gülünçlüğünden besleniyor. Zamana hükmettiğimizi sanırken onun derin dehlizlerinde kaybolup gidişimizi sorguluyor. Sanatçı ile kendi öyküsünü şiirsellikle anlattığı keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.

     

    Sanat serüveniniz nasıl başladı?

    Piramidin en ucundaki aktarıma inandım; bu farkındalığım yirmilerimin başlarında oldu. Kendime saklamamalıydım. Resimlerim serpilmeliydi; yola çıkmıştım artık. Pratik oluşum bir çok malzeme ile ilişkiye girmemi sağladı; böylece var olan hikâyeyi farklı formlara taşımaya başladım.

     

    Resim mi önce geldi, yoksa masal mı?

    Resim hep vardı. Masal ise 15 yaşımdayken not alma refleksinin başlaması ile birlikte bir alışkanlık haline geldi. Kendi kısa masallarımı yazıp ardından resimlemeye başladım.

     

    Kavramsal yaklaşımınızdan söz edebilir misiniz?

    Tarih öncesi devrimleri daha tarafsızca değerlendirebiliriz; sonuçları bizi bireyler olarak daha az etkilemiştir. Bu nedenle ben geçtiğimiz birkaç yüzyılın gelişim kavramı üzerinde durmayı yeğliyor ve insanları buraya çağırıyorum. Bana göre bazı insanların diğerlerinden tek farkı günde iki-üç dakika için de olsa düşünebilmeleri.  Formların soru sordurabilme gücünü gördüğümden bu yana her biri birer soru niteliğinde, insanları düşünmeye sevk edeceğine inandığım yapıtlar üretme çabasındayım.

     

    Esin kaynaklarınızı merak ediyorum…

    Başlıca esin kaynağım insanlık tarihi, insan ile doğa, insan ile insan, doğa ile doğa. Resimlerimde bizim zamanı değil, zamanın bizi değiştirdiği gerçeğini vurgulamaya çalışıyorum.

    astral seyahat

    Doğukan Çiğdem, Astral Seyahat, 2017.

    Yapıtlarınız akla arketipleri ve fantastik öğeleri getiriyor. Naif ve primitif sanatla bir bağınız var ve bunun bir stil tercihinden çok eleştirel bir tutum olduğunu sezebiliyoruz…

    Haklısınız; eleştirelliğin sebebi estetiğe uyguladığım manipülasyon. Ne de olsa özgürlük ortamı, özgünlüğü de beraberinde getiriyor.

     

    Günümüz dünyası birçoğumuz için fazla analitik. Duygular düşüncelerin gölgesinde kalıyor. Aynı durum sanatta da geçerli. Bu konuda neler söylemek istersiniz?

    Değişen dünya zeki olmayı şart koştu ve aslında bu yalnızca birçok yetimizden biriydi. Yanlış yapıldı; organizmalar basit birer mekanizmaya dönüştü. Akan zaman içinde duygu midemiz küçüldü. Bunun sonucunda da şimdilerde çok zayıfladık.

      

    Üretim süreciniz nasıl ilerliyor?

    Kendimi saklayıp sarmalıyorum diyebilirim. Algılarımı sonuna kadar açıp izliyor ve okuyorum. Gerek edebiyattan, gerek gerçek hayattan besleniyorum. Tahmin edersiniz ki malzeme konusunda hiç sıkıntı yaşamıyorum.

    istisareler

    Doğukan Çiğdem, İstişareler, 2017.

    İlgiyle izlediğiniz güncel sanatçılar? 

    Samimi olan herkesi izlemeye çalışıyorum; formları okumak için aktif çaba gösteriyorum. Yapıtı anlamlandırma noktasında en büyük pay izleyicinin; bundan ötürü isim vererek kendimi sınırlamak istemiyorum. Herkesin herkesi izlediği, okuduğu, anlamlandırdığı ve o kurgunun içinde rol aldığı bir yapıt-izleyici ilişkisi öngörüyorum.  

     

    Grafik alanında da çalışmalar yapmışsınız. Bu alanda iş üretmeyi sürdürüyor musunuz?

    Grafik alanında tasarım ağırlıklı,  ticari çalışmalar yaptım. O sayfayı da tamamen kapattığımı söyleyemem; hala deniyor ve öğreniyorum. Ama yerimin daha çok mizah ve edebiyat dergileri olduğunu düşünüyorum.

     

    Art50.net ile işbirliğiniz nasıl doğdu? Online sanat platformları hakkında düşünceleriniz?

    Art50.net’in konusuna hâkim ve açık fikirli olduğunu öngörüyordum; haklı da çıktım. Online sanat platformlarının gerekli olduğunu, gelgelelim daha seçici olmaları gerektiğini düşünüyor ve bunun bir an önce gerçekleşmesini diliyorum. Bu anlamda bu coğrafyada Art50.net ailesinin alternatifini göremiyorum ve bu düşüncemde yalnız değilim.

     

    Yakın gelecekte hangi yeni projeleriniz bekliyor bizi?

    Yaşam döngüsü içinde deneysel malzemeler ile zenginleşmeyi sürdüreceğim. Kilim dokumaya, resim ve heykel üretmeye devam ediyorum. Kişisel sergim ise 2017’nin Aralık ayında Galeri Bu’da olacak.

     

    Doğukan Çiğdem’in Art50.net’ te yer alan eserlerine buradan ulaşabilirsiniz.