[-] >
  • forbes

    Sanat Raporu 2018

    FORBES Türkiye 2018 Sanat Raporu

    2017’de dikkat çeken ve yükselişe geçen isimler, 2018’de gerçekleşmesi beklenen alımlar, yapılacak yatırım ve satışlar oldukça merak uyandıran soruların başında geliyor. Türk resminin performansını ve sanat piyasasının durumunu gözler önüne seren oldukça önemli bir rapor olan FORBES Türkiye 2018 Sanat Raporu geçtiğimiz günlerde yayınlandı.

    Sanat Raporu ile ilgili ayrıntılara yer verdiğimiz bu içeriğimizde Forbes Yazı İşleri Müdürü Handan Bayındır’a da merak ettiklerimizi sorduk.

    HandanBayındır

    Handan Bayındır – Forbes Yazı İşleri Müdürü

    Sizi biraz tanıyalım…

    Ekonomi gazeteciliğinde 29 yılı geride bıraktım. Son 10 yıldır Forbes’un yazı işleri müdürlüğünü yapıyorum. Öğrenimim İktisat ve Fransızca üzerine ancak çeşitli sanat tarihi sertifika programlarına katılarak ve epeyce geniş olan sanat kitaplığımdan okumalar yaparak Türk resmini anlamaya çalışıyorum. 5 yıldır hazırladığım Sanat Raporu için gerekli deneyim, konuya “ekonomi gözlüğü” ile yaklaşmayı bilmekti –ki mesleğim bu zaten. Zira Sanat Raporu, bir sanatçı değerlendirmesi değil, o sanat tarihçilerinin işi. Benim yaptığım, resmin ikinci el piyasasında oluşan fiyat hareketlerini değerlendirmek, piyasa hakkında genel görünümü ortaya koymak.

    Sanat Raporu’nu hazırlama fikri nasıl ortaya çıktı?

    Forbes Türkiye’de yayımlanmaya başladığı ilk sayıdan itibaren sanat ekonomisi hep oldu. Dünyada sanat ve özellikle resim bir yatırım aracı niteliği taşıyor. Sanat fonları var, bankalar sanat kredisi veriyor, prim yapacak imzaları öngören AI (yapay zeka) üzerine çalışmalar yapılıyor… Bütün bunlar yaşanırken Türkiye’de resim piyasasına ait hiçbir veri olmaması tam bir felaketti aslında. Üstelik özellikle 2000’lerden itibaren tüm oyuncularıyla tıkır tıkır işleyen bir pazar varken ortada! Bu boşluğun doldurulması gerekiyordu. Forbes’un alameti farikalarından biri de listeler. Dolayısıyla daha önceki yıllarda tek ressamın pazarını analiz ettiğim yazılarla olmayacak bu iş dedik ve tüm pazarın genel görünümü verecek Sanat Raporu’nu hazırlamaya başladım. Bir ekonomi dergisinde sanatın kapak konusu olması sanırım Türkiye için bir ilkti. Sanata farkındalık yaratması açısından çok hoş bir gelişmedir bu. Daha da önemlisi sanat dünyasıyla bir dirsek temasımız, organik bağımız yok. Bu bizi araştırma yapmak ve sonuçları yazmakta sonsuz özgür ve objektif kılıyor. Sanat camiasından birilerinin bu raporu hazırladığında olabilecekleri düşünsenize…

    Sanat Raporu’nu hazırlarken süreç nasıl ilerliyor? Çalışmalar ne kadar sürüyor?

    Rapor bir yıllık çalışmanın ürünü. Yıl boyu takip edilen müzayedeler ilk adım. Esas zorluk tekrar satışları bulmak. Yıllardır takip ettiğimden müzayedeye çıkan resimleri artık “gözüm bir yerden ısırıyor”. İşte o zaman, o sanatçının sergi kataloglarını, hakkında yazılmış kitapları, internet sitelerini tarıyorum, önceki müzayede kataloglarını inceliyorum. Ve satışa çıkan eseri bir kaynakta bulduğum andaki heyecanımı anlatamam. Dergideki arkadaşlarım benim etrafta çığlık atarak dolandığımı gördüklerinde anlıyorlar yine bir tekrar satış veya önemli bir koleksiyondan çıkmış resim bulduğumu… Ocak ayı en yoğun olduğum dönem. Yıl boyu girişi yapılan tüm verilerin işlenerek anlamlı grafikler haline getirilmesi ve son olarak yazım aşaması. Araştırma verilerinin analizini yazmak benim için sıkıntılı aslında. Zira o kadar çok sonuç ve o kadar az yer var ki… Hangisini yazıdan atayım, hangisi tutayım… Neyse ki sosyal medya hesaplarımdan dergide yazamadıklarımı yazmaya başladım.

    Rapor hazırlanırken karşılaştığınız zorluklar neler? Bilgileri nasıl teyid ediyorsunuz?

    Başlangıçta epey tepki aldım. Sanat, herhangi bir emtia gibi değerlendirilir mi diye… Bence değerlendirilir. Çünkü ortada bir ‘mal’ var. Satıcı, aracı, alıcı var. Piyasada dönen para var. E, iş bunun ölçülmesine gelince niye olmuyor? Son beş yıldır Türkiye’de müzayede piyasasında kaç paranın, kaç eserin döndüğünü, hangi imzanın iniş veya çıkış trendinde olduğunu bu rapor sayesinde biliyoruz artık. Piyasaya yeni giren alıcılar için tam bir veri seti. Keza satıcılar için de. Elindeki eseri o yıl satışa çıkarsın mı, tutsun mu? Piyasaya ilişkin bir veri olmaksızın bu karar çok afaki alınıyor. Sonuçta büyük zarara uğrayabiliyorlar. Nitekim raporda geniş analizi yapılan imzalar için “al-sat-tut” önerileri bulunuyor ve 5 yıldır bu öngörülerde hiç yanılmadık… Sanıyorum herkes yavaş yavaş alıştı, eskisi kadar tepki almıyorum artık. Diğer yandan bu piyasa çok gri-flu bir piyasa. Galeri satışları, koleksiyonlar arası satışlar, atölyeden satışlar asla açıklanmıyor. Piyasa şeffaflaşmayı denerse aslında her şey çok güzel olacak.

    En hayati zorluk ise çok az kişinin işini özenli-doğru yapması. Aynı resmin adı veya boyutu, kullanılan malzemesi farklı kaynaklarda başka başka isim, boyut, malzeme olarak karşıma çıkabiliyor. Bunlar korkunç hatalar. Hangisi doğru? Eğer bir sergi kataloğundan veya o ressamla ilgili sanat tarihçisinden doğrulayamamışsam en son basılmış kaynaktaki bilgiyi doğru kabul ediyorum. Müzayedelerde oluşan fiyatlara zaten canlı olarak şahit oluyoruz. Ancak kimi zaman orada her şey o kadar hızlı ilerliyor ki kaçırdığımız fiyatlar olabiliyor, o zaman, o şirketten ayrıca bilgi alıyorum. Aynı zamanda müzayedeleri izleyip kayıt altına alan kimi çılgın koleksiyonerler var. Onlarla da bilgi teyidine gidiyorum.


    Rapora göre geçen sene sanat piyasası toplam 69 milyon liralık ciro elde etti. Satışa çıkan toplam 3 bin 556 eser ise 2017 yılını eser çeşitliliği ve yeni fırsatlar açısından oldukça verimli bir yaptı. 2018 raporunun liste şampiyonu, 4 milyon 550 bin liralık ciro ile Burhan Doğançay olurken, geçtiğimiz sene yapılan en pahalı satış ise 1 milyon 150 bin lirayla Mahmut Cuda’nın ‘’Sara’’sı oldu. 2018’de dikkat çeken Haluk Akakçe, Alaettin Aksoy, Şükriye Dikmen ve Aliye Berger gibi birçok önemli sanatçı var. Sanat piyasasını anlamak ve bu sene yapılacak alış-satış fırsatlarını değerlendirmek amacıyla raporun can alıcı noktalarını sizin için beş ana başlık ve beş ana soruda topladık. Gelin bu sene sanat piyasasında neler olup biteceğine beraber bakalım.

    burhan-dogancay

    Yılın Rekoru: Burhan Doğançay, From Walls No.5, tuval üzerine yağlıboya, 1970.

    1. Forbes Türkiye Sanat Raporu

    Forbes Türkiye Sanat Raporu nedir? İlki Şubat 2014’te yayınlanan rapor, bir yıl boyunca düzenlenen müzayedelerde satışa çıkan resimlerin satış oranları, arz-talep dengesi ve ortalama eser fiyatlarını göz önünde bulundurarak Türk resminde müzayede satış performansını ve güncel eğilimleri ölçüyor. Raporda yer alan bilgiler aynı zamanda önceki yıllara göre kapsamlı karşılaştırmalar, satış oranları ve performanslarıyla ön plana çıkan sanatçılar ve tekrar yapılan satışlar gibi piyasa analizlerini kapsıyor. Piyasanın güncel durumu hakkında ilgililere bilgi veren rapor, bir sonraki sene gerçekleşecek olan alış-satış, zamanlama, müzayede evi vb. konular hakkında ipuçları vermeyi amaçlıyor.

    2. 2017 Yılı Sanat Piyasası

    2017 yılı sanat piyasası açısından nasıl bir yıl oldu? 2017 yılında toplam 262 ressamın 3 bin 556 eseri satışa çıktı. Bu lotlardan 2 bin 587’si satıldı. 2017 yılı satış oranı ise %72. Satışlardan elde edilen toplam ciro 69 milyon lira. Forbes’un geçtiğimiz 5 yılda yayınladığı diğer raporlara baktığımızda bu seneki cironun son 5 yılın en düşük rakamı olması dikkat çekiyor. Forbes’un raporuna göre 2017 yılı, birçok açıdan 76,5 milyon ciro yapılan 2016 yılından farklı bir yıl oldu. Geçtiğimiz yıl dövizin yükselmesi reel fiyatların gerilemesine sebep oldu. Yatırımcılar ve koleksiyonerler açısından önemli fırsatlar oluşturan fiyat düşüşü, bu yılki cironun 69 milyon lirada kalmasının en önemli sebeplerinden biri. Fiyat düşüşü ve cironun gerilemesine rağmen Forbes raporu, 2017 yılında sanat piyasasının gelişmeye devam ettiğini gösteriyor. Geçen sene özellikle pazarda satışa çıkan eserlerin verimliliği, koleksiyoner ve yatırımcıların elde ettikleri fırsatlar açısından önemli bir yıl oldu.

    3. 2017’nin Önemli Satışları

    2017 yılında gerçekleşen önemli satışlar? 4 milyon 550 bin liralık ciroyla listenin performans şampiyonu Burhan Doğançay oldu. Doğançay’ın hemen arkasından ise 3 milyon 254 bin lira ile Kemal Önsoy ve 3 milyon 144 bin lira ile Fikret Mualla geliyor. 2017 yılının en pahalı satışı ise Mahmud Cuda’nın ‘’Sara’’sı oldu. 2017 Mart’ta gerçekleşen Antik Müzayede Satışı’nda 500 bin lirayla açılış yapan bu portre, 1 milyon 150 bin liraya satıldı. Bir diğer önemli satış ise Mehmet Güleryüz’ün eserinde gerçekleşti. Güleryüz’ün ‘’Bir Galerici Nasıl Olmalı’’ adlı tablosu, 90.000 liraya alıcı buldu. İlk olarak Mart 2011’de 55 bin liraya (Antik A.Ş.), bir yıl sonra 2012 Mart’ta 75 bin liraya (Antik A.Ş.) tekrar satılan tablo, 90 binlik üçüncü satışıyla fiyatını yüzde 82 oranında arttırdı.

    Mahmut Cuda, Sara, 1929.

    Mahmut Cuda, Sara, 1929.

    4. 2018’de Dikkat Çeken İsimler

    2018 yılında ilgililerin yakından izlemesi gereken sanatçılar kim? Bu sene performansını ve satış oranını dikkat çekici bir biçimde arttıran en önemli isimlerden biri Haluk Akakçe. Akakçe 2016’da elde ettiği yüzde yüzlük performansını bu sene de korudu. 2016’da 6 eseri satılan sanatçı bu sene iki katına çıkardığı eser sayısına rağmen yine tüm eserlerinin satılmasıyla beraber %100 lük performans elde etti. Bir diğer dikkat çeken isim ise Diyarbakırlı Tahsin. 2016 yılında satışa sunulan ancak alıcı bulamayan Tahsin, 2017’de dikkat çeken bir performans sergiledi. Sanatçının satışa çıkan 9 eserinin 9’u da satıldı. Bu sene %100’lük satış oranı elde eden sanatçı 2018’de dikkatleri üzerine çekiyor. Satış oranlarını dikkat çekici oranda arttıran diğer önemli isimler arasında Taner Ceylan, Cihat Burak, Azade Köker ve Adnan Çoker var.

    5. 2018 Önerileri

    2018 yılında sanat piyasasını neler bekliyor? Forbes, 2017 eğilimlerinin 2018’de devam edeceğini, ilgililer için ekonomik alımların ve önemli yatırım fırsatlarının süreceğini ön görüyor. İlgililer için takip etmeye değer, gelişmeye ve satış performansını 2018 yılında yukarı taşıma potansiyeli yüksek olan isimler arasında Elvan Alpay, Alaettin Aksoy, Şükriye Dikmen, Aliye Berger, Ahmet Oran, Nejat Satı var. Son olarak Forbes’a göre 2018 yılında gerçekleşecek olan sergileri takip etmek ilgililer ve yatırımcılar için oldukça önemli. Gerçekleşen sergilerin sanat piyasasına yaptığı olumlu yansımalara dikkat çeken Forbes raporu, 2017 yılında gerçekleşen ‘Füreya’ sergisini örnek vererek bu serginin sanatçının eserlerinin cirosunu yaklaşık 9 katına çıkarmasına dikkat çekti. FORBES’un sanat piyasası değerlendirmesi, önümüzdeki günlerde heykel, seramik ve hat sanatı listeleriyle devam edecek.

    Simge Erdoğan

  • GamzeBüyükkuşoğlu

    Gamze Büyükkuşoğlu ile Sanatla Dolu Bir Söyleşi

    Röportaj: İpek Yeğinsü, Fotoğraf: Serkan Eldeleklioğlu

    Büyükkuşoğlu Ailesi koleksiyonerlik geleneğiyle ve sanata destek veren projeleriyle her zaman gündemde. The Art Department’ın kurucusu ve aile koleksiyonunun yöneticisi Gamze Büyükkuşoğlu ise aynı zamanda bu alanda eğitim almış çok yönlü bir profesyonel. Kendisi ile Casa dell’Arte kapsamında ilerleyen projelerini ve Lizbon’daki yeni girişimlerini konuştuk.

     

    Casa dell’Arte ve The Art Department nasıl kuruldu? Misyon ve vizyonu nedir? Bugüne kadar gerçekleştirdiğiniz belli başlı projeler?

    Kısaca cevap vermek gerekirse Casa dell’Arte kalan misafirlerin kendilerini evinde hissedebilecekleri butik bir sanat oteli olarak Bodrum’a gelen turistlere Türk sanatını tanıtmak amacıyla 2007 yılında kuruldu. The Art Department ise her yıl Casa dell’Arte’de gerçekleşen konuk sanatçı programının yanı sıra, başka kurumların programlarına uymayan sanatçı projelerine destek vermeyi amaçlayan ve çağdaş sanatı daha ulaşılabilir kılmak adına eğitim programları düzenleyen bir kurum.

     

    Konuk sanatçı programınız sanırım şu anda Türkiye’de düzenli olarak devam eden tek örnek; bu programların sanatçıların kariyerlerine ne tür katkıları oluyor? Katılımcı sanatçılara ne gibi imkanlar sunuyorsunuz?

    Evet, 2018 yedinci senemiz. Programda sanatçıları altı hafta boyunca günlük hayatın sorumluluk ve karmaşasından uzak, sakin bir ortamda projelerini gerçekleştirmek üzere misafir ediyoruz. Amaç hem yerel halkla etkileşim içine girebilecekleri, hem de projelerine konsantre olurken ihtiyaç duyduklarında kendi aralarında fikir alışverişinde bulunabilecekleri farklı bir üretim ortamı yaratmak. Şehirde bu imkanı her zaman bulamıyoruz. Program süresince sanatçılarla Bodrum’da görülebilecek yerleri ziyaret ediyoruz. Bodrum Kalesi, Zeki Müren Müzesi ve Mausoleum her programda gittiğimiz yerler arasında. Bodrum’da yaşayan sanatçıların atölyelerini de ziyaret ediyoruz. Gezilerin yanı sıra, programa her yıl yurtiçi ve yurtdışından alanında uzman küratörler, galeri direktörleri ve sanat eleştirmenlerini davet ediyoruz; onlarla 1-2 gün süren seminerler ve kritikler düzenliyoruz. Bu eğitimler tabii ki sanatçının kendini uluslararası sanat ortamında konumlandırabilmesi ve yurtdışı bağlantılarına imkan vermesi açısından sanatçılara profesyonel anlamda değer katıyor; fakat programın temel amacı sanatçının verimli bir üretim süreci geçirmesi.

    Casa dell’Arte konuk sanatçı programından

    Casa dell’Arte konuk sanatçı programında – Mahmut Aydın

     

    Bu yılki katılımcılardan bahsedelim mi? Programda yenilikler var mı ? Yine bir sergi projesi olacak mı?

    Bu seneki sanatçılarımız Ahmet Can Boyan, Dilara Arısoy, Rehan Miskçi, Gizem Ünlü ve Emn Yu. Amatör ruhla yürüttüğümüz bir program olduğundan katılımcıların alanlarına göre her yıl değişiklik gösterebiliyor. Bu seneki programı şu an oluşturma aşamasındayız.

     

    Lizbon’daki otel ve residency serüveniniz nasıl başladı? Nasıl ilerliyor? Oradaki modeliniz otel / residency ilişkileri açısından nasıl olacak?

    Casa dell’Arte olarak yurtdışına açılmayı uzun zamandır istiyorduk. Hem Türkiye’yle paralellikleri hem de turizme elverişli iklimi açısından Portekiz’i tercih ettik. Mart ayından itibaren Lizbon’da Casa dell’Arte Clubhouse ve galeri olarak ziyaret edilebilecek. Residency programını bireysel sanatçı projelerini dikkate alarak devam ettireceğiz. Pratiklerini yurtdışına taşımak isteyen, bağımsız çalışabilecek sanatçıları ağırlayacağımız bir veya iki ay süreli bir program olacak.

    Lizbon Casa dell’Arte Clubhouse

    Lizbon Casa dell’Arte Clubhouse

    Lizbon Casa dell’Arte Clubhouse

    Lizbon Casa dell’Arte Clubhouse

     

    Dünyada kendinize örnek aldığınız art residency modelleri var mı ?

    Yok 🙂 Bu program aynı ortamda birlikte üretebilme, üretirken fikir alabilme ihtiyacından ortaya çıktı ve bu ihtiyacı karşılayabilmek için yeni bir yapı kurmak yerine, varolan imkanları değerlendirerek ücretsiz tutma kararımızla Bodrum’da başladı. Açıkçası koşullar çok spesifik olduğu için örnek alabileceğimiz bir model de olmadı. Programımıza daha önceden katılmış sanatçılarımızın yurtdışı görünürlüklerini artırabilmek adına ortaklık yapmak istediğimiz birkaç program var.

     

    Son zamanlarda gördüğünüz en ilginç sergi?

    Son zamanlarda gördüğüm en heyecan verici sergi bizim de koleksiyondan bir eser ödünç verdiğimiz Füreya Retrospektifi’ydi. Bir hafta uzatıldı ama keşke daha da uzun kalabilseydi.

     

    Bu yıl icinde sanat odaklı olarak çıkmayı planladığınız seyahatler ?

    Şubat’ta ARCO bahanesiyle arkadaşlarımı görmek için Madrid, Mart’ta ilk kez göreceğim Art Dubai, Mayıs’ta ARCO Lisbon ve becerebilirsem Frieze New York.

     

    Lisans eğitiminiz uygulamalı sanatlara yönelik. Kendiniz yapıt üretmeyi sürdürüyor musunuz? Üretimlerinizi bir gün bir sergide görecek miyiz?

    Evet, yapmadığımı düşünemiyorum. Ellerimle bir şeyler yapabilmek benim için çok anlamlı. Birçok şapkayı bir arada takmak konusunda biraz katıyım ama ileride belki olur.

     

    Art50.net ile Casa dell’Arte çatısı altında farklı işbirlikleri yaptınız. Bu sergilerin oluşum süreçlerinden bahsedelim mi? Ayrıca online sanat platformlarının geleceğini nasıl görüyorsunuz?

    Art50.net’le çalışmak özellikle genç sanatçılar konusunda hedeflerimiz paralel olduğundan bizim için her zaman çok keyifli oldu. Çalışma prensiplerini bildiğim ve güvendiğim için çalıştığımız sanatçıları da çok rahat yönlendirebildiğim bir platform. Online sanat platformları sanata her yerden, her an ulaşım sağladıkları için çok değerliler; fakat ‘gerçek hayat’a eşdeğer ve hatta daha iyi bir izleyici tecrübesini tasarlamakla da yükümlü olduklarından, işleri kolay değil.

    Ayşegül Karakaş

    Sanatçımız Ayşegül Karakaş, Casa dell’Arte konuk sanatçı programında Yer Değiştirme 8 adlı eseri üzerinde çalışırken. 

     

    Art50.net galeri portföyünden 10 eserlik bir seçki kurgulayacak olsanız hangi eserler olurdu? Seçkinin adı ve kavramsal çerçevesi ne olurdu?

    2018’e girdiğimizden beri sağlığım çok bozuk. Migren, kurtulamadığım bir grip, eklem ağrıları beni hem evde kalmaya, hem de yediğim, içtiğim, bedenime değen her şeyi obsesif bir şekilde tekrar değerlendirmeye itiyor. Analiz ettikçe de karamsarlaşıyor insan; o yüzden hafif distopik bir seçki olmuş olabilir.

    (Görsellere tıklayarak eser detaylarına ulaşabilirsiniz.)

     

    Aslı Dinç – Them

    Aslı Dinç, Them, 2015.

    Aslı Dinç, Them, 2015.

     

    Ayşegül Karakaş – Yer Değiştirme 2

    Ayşegül Karakaş, Yer Değiştirme 2, tuval üzerine yağlıboya, 2012.

    Ayşegül Karakaş, Yer Değiştirme 2, tuval üzerine yağlıboya, 2012.

     

    Ege Dömez – Sefer Tası

    Ege Dömez, Sefer Tası

    Ege Dömez, Sefer Tası, doğrudan biçimlendirme – metal, 2015.

     

    Ahmet Rüstem Ekici – We Serisi No:2

    ahmet rüstem ekici

    Ahmet Rüstem Ekici, tek edisyonlu 3D Photomanipulation – Fine Art Baskı, 2017.

     

    Serenay Özen – İsimsiz

    Serenay Özen, İsimsiz, kağıt üzerine mürekkepli kalem, 2011.

    Serenay Özen, İsimsiz, kağıt üzerine mürekkepli kalem, 2011.

     

    Karbon – After Dark My Sweet No 1

    After Dark My Sweet No 1

    Karbon, After Dark My Sweet No 1, 2014.

     

    Saliha Yılmaz – Siyah Orkideli Kadın

    Saliha Yılmaz - Siyah Orkideli Kadın

    Saliha Yılmaz – Siyah Orkideli Kadın

     

    Aslı Aydemir – Çocuk Çellist / Güzelleme Serisi

    Aslı Aydemir, Çocuk Çellist / Güzelleme Serisi, porselen mavi-beyaz biblolar, epoksi ve beton, 2016.

    Aslı Aydemir, Çocuk Çellist / Güzelleme Serisi, porselen mavi-beyaz biblolar, epoksi ve beton, 2016.

     

    Taşkın Esin – QI

    Taşkın Esin, QI, Projeksiyon mapping, 2016.

    Taşkın Esin, QI, Projeksiyon mapping, 2016.

     

    Kajal – Moving Again

    Kajal, Moving Again, 2017.

    Kajal, Moving Again, 2017.

     

    Kısa Kısa…

    İlk aldığınız sanat eseri: Robert Montgomery – People You Love (2009)
    En çok sahip olmak isteyeceğiniz eser: ?
    İlgi duyduğunuz sanat türü: Hepsi, ama resme karşı hep bir zaafım var.
    Sanatın sizin için anlamı: Louise Bourgeois’dan çalayım: “Sanat akıl sağlığının garantisidir”.

  • canan

    2017’de Türk Sanat Piyasası

    Aylin Seçkin'den 2017 Yılı Değerlendirmeleri

    Geçtiğimiz haftalarda 2017’de dünya sanat piyasasındaki gelişmeleri tüm detaylarıyla Art50net için yazan Ekonomi Profesörü ve Sanat Ekonomisi Uzmanı Aylin Seçkin, Türkiye sanat ortamından yaptığı incelemelerle yazı dizisine devam ediyor.

     

    2017 Türkiye’de ekonomik açıdan zor bir yıldı. Müzayedelerde cirolarda ciddi düşüşler oldu. Ancak yine de bu yılın akılda kalacak rekoru Beyaz Müzayede tarafından 19 Kasım’da satılan Fahrelnissa Zeid’in Ürdün yıllarında tanıdığı bir öğrencisinin portresi ile kırıldı. 1981 yılına ait Feminity 1 milyon 260 bin TL ile şimdiye kadar satılan en pahalı Zeid tablosu oldu. Salonda Ürdünlü koleksiyonerler de vardı. Bir diğer satış ise yine aynı müzayedede Zeid’in 1980’lerde Ürdün’deki evinin salonunda asılı Bedouin isimli bir bedeviyi resmettiği portreydi ve 620 bin TL’den Beyaz Müzayede’de en yüksek fiyatla satılan ikinci eser oldu. Fahrelnissa Zeid’in Tate Modern’de yazın açılan retrospektif sergisi de sanatçının yurtdışı piyasasını ve fiyatlarını konsolide etti. Londra’da Bonhams Kasım müzayedesinde de 190.000 sterline yaklaşan fiyattan alıcı buldu.

    Fahrelnissa Zeid

    Fahrelnissa Zeid

    Yine 19 Kasım’da Beyaz Müzayede’de Adnan Çoker’in 180×360 cm ebadındaki 2015 yılına ait Retrospektif isimli başyapıtı ise 600 bin TL’den satıldı. Fikret Mualla’nın büyük ebat kağıt üzeri guaj eserleri tahminlerin çok üstünde bir fiyat olan 190 bin TL civarına satılarak rekor kırdı. Bunun en önemli sebebi Fikrat Mualla’nın taklit eserlerinin piyasada çok yaygın olması buna karşın bu eserlerin Mualla’yı tanıyan önemli bir yabancı koleksiyonere ait parçalar olmasından kaynaklanıyordu. Diğer Mualla eserleri ise 140-190 bin TL arasında fiyatlarla yeni koleksiyonerlerini buldu.

    Artam Çağdaş Müzayedesi ise Beyaz’dan biraz daha sönük geçti. Artam’da 1948-49 yılına ait Nejad Melih Devrim’in 65×80 cm tuval üzerine yağlıboya tablosu tahmini fiyatın altında 125.000 TL olurken, 1950 yılına ait 100×80 cm tuval üzerine yağlı boya eseri 180.000 liraya tahmini fiyat aralığında satıldı. Akdeniz Serisi’nden 2005 yapımı 175×363 cm tuval üzerine yağlıboya işi ise 375.000 TL’ye satılarak tahmini fiyatının altında kaldı. Devrim Erbil ise 325.000 TL’ye alıcı buldu. Burhan Doğançay Kurdeleler Serisi ise 485.000 TL’ye alıcı bulurken yine tahmini fiyat aralığına ulaşamadı. Toplam ciro 6,2 milyon lira civarında, satış oranı ise % 74,4 oldu. Müzayedelerle ilgili dikkat çeken bir nokta da çok yeni eserlerin aynı yıl müzayedeye çıkıyor olmasıydı. Bu nokta zaten zor durumda olan galerilerin işini daha da güçleştirirken müzayedeci-galerici gerilimini de destekler nitelikte.

     

    Bu sene kadın sanatçıların daha öne çıktığı bir yıl oldu. Arter’de Canan’ın Kaf Dağı’nın Ardında sergisi büyük ilgi gördü.

    Canan, Kaf Dağı'nın Ardında Sergisinden

    Canan, Kaf Dağı’nın Ardında Sergisinden

     

    Yine Galeri Nev’de Seyhun Topuz’un Şimdiki Zaman, bu sene açılan Merdiven Art Space’te İpek Duben’in Love Game sergisi ve İstanbul Modern’de İnci Eviner Rretrospektif sergileri yılın dikkat çeken kadın sanatçı sergileri olarak kayda geçti.

    İnci Eviner (İstanbul Modern)

    İnci Eviner (İstanbul Modern)

     

    Kale Grubu’nun açtığı seramik sanatçısı Füreya’nın en kapsamlı retrospektifi de 2017 yılına damgasını vuran kadın sanatçı sergilerinden biri oldu.

     

    Artam

    Artam

    Yılın son müzayedesi Artam müzayedesi oldu. Müzayedede Halil Paşa’nın ahşap separatörü 1,5 milyon liraya satılan en pahalı eser oldu.

     

    2017 yılı BASE heyecanıyla bitti. Genç sanatçılar, dört günlük sergi ve paneller on binden fazla sanat meraklısını Galata Rum Okulu’na çekerken sergilenen eserler koleksiyonerlerin de ilgisini çekti. Bazı eserler oldukça iyi koleksiyonlara girdi. Büşra Çağıl’ın tüm işleri Öner Kocabeyoğlu Koleksiyonu’na girerken, Kübra Boy’un Trofe adlı çini işi Emin Hitay Koleksiyonu’na dahil oldu. 108 iş satışa sunulurken işlerin ortalama fiyatı 5000 TL civarındaydı.

    Büşra Çağıl

    Büşra Çağıl

    Sonuç olarak, Türk sanat piyasasının starları 2017’de yine üst sıralarda yer alırken fiyatlarının geçen senelere nazaran düştüğü gözlendi. Döviz kurlarının son bir yılda %40 civarında artmasıyla, ekonomik belirsizliğin sanat piyasalarında da hissedildiği bir yıl oldu. Buna karşın yeni galeriler, pop-up sergi ve çeşitli yabancı galerilerle işbirliklerinin arttığı, yabancı sanatçıların Türk piyasasına da daha fazla girdiği bir yıl oldu. Önümüzde Koç Müzesi açılışı var. Bu müzenin açılışının piyasadaki fiyatları yukarı çekmesi bekleniyor.

    Aylin Seçkin

  • Katja Novitskova, Pattern of Activation, 2014, in the Boros collection.

    En İyi 200 Koleksiyoner

    ARTnews'in, 2017'nin En İyi 200 Koleksiyoneri Listesi Yayınlandı

    Ünlü sanatçıların milyon dolar değerindeki eserlerinin nerede, kimde olduğu ve ne şekilde koleksiyonerlerle buluştuğu soruları sanat camiasını meşgul etmeye devam ediyor. ARTnews, geçtiğimiz günlerde 28. ARTnews En İyi 200 Koleksiyoner (Top 200 Collectors) listesini yayınladı.

    (Kapak Görseli: Katja Novitskova, Pattern of Activation, 2014, Boros Koleksiyonu.)

     

    2017 listesinde karşımıza çıkan tek Türk isim Empresyonist, Modern ve Çağdaş Sanat eserler toplayan Halit Çingillioğlu ve Kemal Has Çingillioğlu oldu. Listede geçen sene alımları ve yaptıklarıyla gündemde olan Danny Goldberg, Jochen Zeitz, Roman Abramovich ve Paul Allen gibi isimler de bulunuyor. 

     

    Listeye ek olarak ARTnews, koleksiyonerlere 2016 yılındaki alımları hakkında sorular sordu. Verilen cevaplar çağdaş sanat camiasında neler olup bittiğini gözler önüne sererken bienal ve sanat fuarlarının sanatçı-koleksiyoner buluşması açısından ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Örneğin; Anicka Yi’nin Whitney Bienali’nde yer alan video çalışması, Julia Stoschek tarafından satın alındı. Benzer bir şekilde, 2014 Whitney Bienali’ne katılan Laura Owens’ın işleri geçen yıl Salamés, Rosa de la Cruz ve Danny Goldberg’in koleksiyonlarına girdi. Bu yazın en önemli organizasyonları; Venedik Bienali, Documenta 14 ve Art Basel birçok ismi ön plana çıkardı. Koleksiyoner Estrellita Brodsky, Documenta’dan Vlassis Caniais’in heykelini ve Art Basel’dan Harvey Quaytman’nın çalışmasını aldı. Venedik Bienali’nin Estonya pavilyonunda yer alan Katja Novitskova’nın çalışmaları Sandretto Re Rebaudengo, Karen ve Christian Boros ve Goldberg koleksiyonlarına, Venedik Bienali’nin prestijli Golden Lion ödülünün sahibi, Anne Imhof’un çalışmaları ise Rubell Ailesi ve Walter Vanhaerents koleksiyonlarına girdi.

    Anicka Yi, The Flavor Genome, 2016. Photo: Fabian Frinzel

    Anicka Yi, The Flavor Genome, 2016. Photo: Fabian Frinzel

    Koleksiyonerlere yöneltilen bir diğer soru ise ilham aldıkları isimler oldu. Rebecca ve Martin Eisenberg, Mayıs ayında vefat eden Jack Tilton’un sanata bakış açıları üzerindeki etkisini anlatırken, diğer isimler Los Angeles’ta kişisel müzelerini açan Maurice Marciano ve Eli Broad’ın etkisinden bahsetti. İlham veren diğer isim ise bu sene 165 milyona sattığı Roy Lichenstein çalışması ile gündeme gelen Agnes Gund oldu.

    Jeff Koons, Balloon Rabbit (Red), 2005-2013, in the Minskoff collection

    Jeff Koons, Balloon Rabbit (Red), 2005-2013, Minskoff Koleksiyonu

    Adı Top 200 araştırmasında birçok kez anılan kişi ise ünlü sanatçı Jeff Koons. Koleksiyoner Tiqui Atencio Demirdijan, David Geffen ve Anita Zabludowicz 2016 alımlarında Koons’un işlerini kaçırmaktan duydukları pişmanlığı belirtirken, koleksiyonunda Pollock’un Wounded Animal ve Picasso’nun 19 bronz heykeli bulunan Edward Minskoff, sahip olduğu, 51 Astor Place New York binasının lobisinde duran Koons, Balloon Rabbit (Red), 2005-10 çalışmasının koleksiyonun en önemli parçası olduğunu söyledi. Minskoff’un bu sene kaçırmaktan pişmanlık duyduğu eser ise Andy Warhol’un The Wild One’ı.

    Artnews’in Top 200 Collectors listesine artnews.com adresinden ulaşabilirsiniz.

     

    Simge Erdoğan