[-] >
  • gozde gurel

    Gözde Gürel ile Sanata ve Topluma Dair

    Röportaj: İpek Yeğinsü

    Çok genç, ama bir o kadar da derinlikli bir sanatçı Gözde Gürel. Yapıtlarında insanı tüm kaygıları, acıları ve umutlarıyla ağırlıyor. Art50.net ailesinin yeni üyelerinden Gürel’i ve sanatını daha yakından tanıdığımız bir söyleşi gerçekleştirdik.

     

    Sanata ilginiz ne zaman, nasıl başladı?

    Küçüklüğümden beri resimle ilgileniyorum. Eğitim hayatıma son yedi yıldır grafik tasarım bölümü öğrencisi olarak devam ediyorum. Aslında bu beni ne yapmak istediğime karar verme düşüncesinden biraz uzaklaştırmıştı; buna karşın bu dönemde resim yapmaya devam etmem gerektiğini tekrardan keşfettim.

     

    Sanatınızı “lowbrow akımına yakın” olarak tanımlıyorsunuz. Bu akımdan, özelliklerinden ve tarihçesinden biraz söz edelim mi?

    Lowbrow, 70’li yılların sonunda Los Angeles, Kaliforniya’da ortaya çıkan bir görsel sanat akımı; Pop Sürrealizm olarak da biliniyor. Genellikle resim ağırlıklı, heykel veya oyuncak da icra edilen bir akım olmakla birlikte alt kültür ve çizgi romandan da besleniyor.

    Gözde Gürel, Gizli Oda Arkadaşı, 2015.

    Gözde Gürel, Gizli Oda Arkadaşı, 2015.

    Çalışmalarınızda otobiyografik öğeler, psikolojik referanslar ve toplumsal eleştiri ön plana çıkıyor. Sizce günümüz toplumlarının en önemli sorunu nedir?

    Toplumun bir parçası olduğumu varsayarsak buna bireysel bir yerden cevap verebilirim; sanırım çok değerli olduğumuzu düşünmekle birlikte kendimizi sürekli değersizleştirildiğimiz ve değersizleştirdiğimiz insan ilişkilerinin içinde buluyoruz. Bu, ironik olduğu kadar da yorucu birşey. Ne isteklerimiz ne de karamsarlığımız bitiyor.

     

    Yapıtlarınızda çizgi roman ve karikatürle akraba bir yaklaşımdan söz etmek mümkün. Takip ettiğiniz çizgi romanlar var mı? En sevdiğiniz çizgi roman kahramanı kim? Neden?

    Çok takipçisi olmasam da çizgi roman okumayı seviyorum. Özellikle Image Comics’in serilerini oldukça güçlendirici ve çağdaş buluyorum. Genelde Wonder Woman ve Batwoman gibi cinsiyet normlarını yıkan karakterlerin hikayelerini okumak hoşuma gidiyor.

     

    İşlerinizde sosyal fobiyle ilgili birçok referans mevcut. Siz bu konuda neler söylemek istersiniz?

    İnternet öncesi ve sonrası döneme denk gelen kuşaktan biriyim ve aslında zaman zaman zor günler geçirdiğimizi söyleyebilirim. Duygularımızla pratiğe döktüklerimiz sürekli çatışma halinde ve bu yüzden problemlerimizi sürekli gerekçe gösterip insanları yanımızdan uzaklaştırmaya eğilimli hale geldiğimizi düşünüyorum.

    Gözde Gürel, Anksiyete, 2015.

    Gözde Gürel, Anksiyete, 2015.

    Beğeniyle takip ettiğiniz sanatçılar? Esinlendiğiniz yazarlar?

    Matt Gordon, Alice Wellinger, Camille Rose Garcia, Alessandro Sicioldr, Elif Varol Ergen, Mercedes Helnwein, Nick Sheehy, Ali Elmacı ve Thomas Ascott’u sayabilirim. Lisedeyken William S. Burroughs’un eserlerinden esinlenerek resimler yapardım; halen serbest çağırışımları olan ve zihnini dolambaçlı bir gezintiye çıkaran yazım tekniğinden etkileniyorum. Özellikle bir iş üzerinde fikir geliştirirken o serbest çağırışım güzel sonuçlar veriyor.

     

    Art50.net ile nasıl tanıştınız? Online platformlar hakkındaki düşünceleriniz?

    Art50.net ile tanışıklığım Galeri Bu’daki Coğrafya: LGBTİ+ Onur Haftası Sergisi’nin ardından başladı. Daha önceden online bir platformda işlerim satışa sunulmamıştı ve benim için yeni bir deneyim olacak.

     

    Yakın gelecekte sizden hangi projeleri bekliyoruz?

    Şu anda öncelikli planım motivasyonumu yüksek tutup daha da çok üretebilmek.

     

    Gözde Gürel’in Art50.net’ te yer alan eserlerine buradan ulaşabilirsiniz.