• paris

    Paris: Işığın, Aşkın ve Sanatın Şehri

    Paris'ten Sanat Dolu Mekanlar

    Sen Nehri üzerindeki köprüleri, şehrin kalbinde tüm ihtişamıyla duran Eiffel Kulesi, krem-bej renkli küçük balkonlu binalar.. Işığın ve aşıkların şehri Paris’te yürürken kendinizi evinizde hissetmeniz çok kolay çünkü Paris Sera Toujours Paris yani ‘’Paris her zaman Paris olacak’’. Fonda çalan Edith Piaf şarkısı, her köşe başında karşınıza çıkan şirin kafeler, içinize dolan sanat. Gelin Mona Lisa’nın evi olan Louvre’a, Monet’in nilüferler bahçesine, Van Gogh’un renklerine ve ihtişamlı Opera ve Bale dünyasına doğru eşsiz bir sanat yolculuğuna çıkalım.

     

    1. Louvre Müzesi

    Louvre Müzesi’nin 3 kanatlı görkemli binasını, binanın tam kalbinde duran, üç küçük piramitle çevrelenmiş büyük metal-cam piramitini ve önündeki kalabalığı gördüğünüz an bu müzenin neden 2016 yılının en fazla ziyaret edilen müzesi olduğunu anlıyorsunuz. Modern müzeciliğin doğduğu yer, 730.000 metrekarelik alana yayılan yüksek tavanlı galerilerinde yaklaşık 38.000 eseri ziyaretçilerle buluşturuyor.

    Louvre 12. Yüzyılda kraliyet koleksiyonunu muhafaza etmek için inşa edildi. Yüzyıllar boyunca geçirdiği genişleme ve alımlarla Leonardo da Vinci’nin Mona Lisa’sı başta olmak üzere Avrupa sanat tarihinin en önemli tablolarını, Antik Roma ve Mısır döneminin eserlerini, Afrika ve Asya‘dan en özel objeleri görebileceğimiz kültür – sanat tapınağı haline geldi.

    Louvre Müzesi

    Louvre Müzesi

    Louvre Müzesi’nin altında bir alışveriş merkezi olduğunu biliyor muydunuz? Le Carrousel de Louvre Alışveriş Merkezi’nin içinde yemek alanı, birçok ünlü markanın mağazaları ve Fransa’nın ilk Apple Store’u bulunuyor. İçinden müzeye giriş kapısının olduğu merkezin en can alıcı noktası tam ortasında duran doğal ışık altında parlayan içe dönük cam piramit.

    İçe Dönük Piramit. Louvre Alışveriş Merkezi.

    İçe Dönük Piramit. Louvre Alışveriş Merkezi.

     

    2. FIAC Çağdaş Sanat Fuarı

    Işığın şehri Paris, aynı zamanda Çağdaş Sanatın kalbinin attığı yer. Birçok fuarın ve etkinliğin düzenlendiği Paris’in ve dünyanın her yıl dört gözle beklenen etkinliklerinden biri olan FIAC Paris, başkenti her sene sanat şehrine dönüştürüyor. Bu sene 19-22 Ekim 2017 tarihleri arasında Grand Palais’te düzenlenen FIAC Paris Çağdaş Sanat Fuarı, 25 ülkeden 180 galerinin katılımı ve şehrin çeşitli yerlerine koyulan sanat eserleri ile çağdaş sanattaki en son gelişmeleri Paris’e taşımaya devam ediyor.

    Grand Palais

    Grand Palais

     

    3. Orsay Müzesi

    Louvre’un karşı kıyısında, Sen nehrinin sol tarafında bulunan Orsay Müzesi, 1898 yılında inşa edilmiş Beaux-Arts mimari uslubuyla inşa edilmiş eski bir tren garında bulunuyor. Louvre Müzesi ve Pompidou Merkezi koleksiyonları arasında kronolojik ve sanatsal geçiş oluşturma amacıyla kurulan Orsay Müzesi, açıldığı 1986 yılından itibaren dünyanın en önemli sanat müzelerinden biri haline geldi.

    Orsay Müzesi

    Orsay Müzesi/ fromtexastobeyond.com

    Dünyanın en geniş empresyonist koleksiyonuna ve zengin Van Gogh tabloları seçkisine sahip olan Orsay, bir müzeden beklediğinizden fazlasını sunuyor. Uzun dikdörtgen formdaki binada baktığınız her köşede Rodin heykelleri, Monet bahçeleri, Manet’in şehir hayatı resimleri, Degas’ın balerinleri gibi 19.- 20.yüzyıla ait bir şahaser olduğunu söylemek mümkün. Muhteşem eserlerle dolu olan müzede tanıdık bir isim de karşımıza çıkıyor; Oryantalizm Bölümü’nde yağlıboya tablosu sergilenen Osman Hamdi Bey.

     

    4. Kabareler

    Paris’in akşamları da en az gündüzleri kadar büyüleyici. Paris yaşamıyla özdeşleşmiş olan Kabareler sanatseverlere ve turistlere tarihi ve modern olan birçok gösteri sunuyor. 1889 yılında inşa edilen, tepesindeki kırmızı yel değirmeni ve cancan dansıyla dünyaca ünlü Moulin Rouge, kırmızı renkli geniş salonu, özel sahnesi ve ışıkları ile keyifli bir akşam geçirmek için ideal bir yer. Burada isterseniz gösteriden önce yemek yiyebilir ya da şampanyanızı içerek gösterinin keyfini çıkarabilirsiniz.

    Moulin Rouge Dış Görünüm.

    Moulin Rouge dış görünüm. Fotoğraf: Façade Moulin Rouge © Francis TheBlueRoom

    Daha farklı bir sahne performansı ve alternatif bir akşam tercih edenler için başka kabare seçenekleri de var. 12. Bölgede Hausmann stili bir binada yer alan Crazy Horse Paris Kabaresi nü gösteriler ve Şanzelize’de bulunan Lido Kabaresi, modern ve yenilikçi bir kabare gösterisi sunuyor.

     

    5. Orangerie Müzesi

    Paris Müzeleri arasında adeta keşfedilmeyi bekleyen bir hazine, Orangerie Müzesi. Yemyeşil Tuileres bahçesinin içinde bulunan iki katlı küçük müzede Cezanne, Matisse, Modigliani, Picasso, Renoir ve birçok ustanın eserleri karşınıza çıkacak.

    Orangerie Müzesi.

    Orangerie Müzesi.

    Müzenin en can alıcı noktası ise Monet’in ‘’Nympheas’’ adlı tablo serisi. 8 panaromik nilüfer tablosundan oluşan bu özel sergi, birbirini takip eden iki oval odada sergileniyor. Sanatçının ölümünden iki ay sonra sergilenmeye başlanan tablolar da odalar gibi birbirini tekrar ederek panoramik bir görüntü oluşturuyor. Resimlerin uzunluğu ve büyüklüğü kesinlikle görmeye değer.

    Orangerie Müzesi, Claude Monet ‘’Nypheas’’

    Orangerie Müzesi, Claude Monet ‘’Nypheas’’

     

    6. Georges Pompidou Merkezi

    Kapılarını 1977 yılında açan Pompidou Kültür Merkezi, 4. Bölgedeki ikonik binası ile 20. Yüzyıl Postmodern mimarinin en önemli örneklerinden biri. Gelişen bir diagram olarak tasarlanan binanın mavi, kırmızı, sarı ve yeşil renklerinden oluşan renkli yapısı, Pompidou’yu eşşiz kılıyor. Dünyanın en geniş modern sanat koleksiyonuna ev sahipliği yapan merkez aynı zamanda büyük bir kütüphane ve Müzik ve Akustik Çalışmalar Merkezine de ev sahipliği yaparak edebiyat, resim ve müzik gibi sanatın her alanına dokunuyor.

    Pompidou Kültür Merkezi

    Pompidou Kültür Merkezi

     

    7. Paris Opera ve Balesi

    Opera ve bale Paris şehir kültürünün ayrılmaz bir parçası. Dünyanın en güzel opera ve bale gösterileri, biri tarihi (Palais Garner) biri modern (Opera Bastille) olmak üzere iki opera binasında izleyenlerle buluşuyor.

    Opera Binası, Opera Garnier.

    Opera Binası, Opera Garnier.

    Palais Garnier, diğer adıyla Opera Garnier, Charles Garnier tarafından 1875 yılında inşa edilen tarihi bir bina. Phantom of the Opera’ya ilham kaynağı olan muhteşem bina, Eklektik mimarinin en güzel örneklerinden biri olarak gösteriliyor. 1.979 kişilik bu tarihi binaya adım attığınız an, duvar resimleriyle bezenmiş yaldızlı odalardan, büyük altın avizelerden, uzun mermer merdivenler ve tavandan sarkan kristal avizelerden oluşan büyülü bir dünyaya giriyorsunuz.

    Opera Garnier giriş ve fuaye salonu.

    Opera Garnier giriş ve fuaye salonu.

    Diğer opera Binası Opera Bastille ise, 1989 yılında modern ve popüler bir opera binası inşa etmek amacıyla Uruguaylı mimar Carlos Ott tarafından yaratıldı. 11. Bölgede bulunan, dışı mavi granit ve ışığı yansıtan cam bloklardan oluşan 2.723 kişi kapasiteli bina, dünyanın en iyi opera ve bale gösterilerini Parislilerle buluşturuyor.

    Opera Bastille, Ana Salon.

    Opera Bastille, Ana Salon.

     

    8. Şehre Has Caféler

    Küçük bağımsız kafeler 17. Yüzyıldan beri Paris şehir kültürünün ayrılmaz parçası. Hem restoran ve bar olan hem de kahve ve tatlı servisi yapan kafelerin Paris’e has özelliği ise geniş brandaların altında duran, kafenin dışına konulmuş yuvarlak masa ve sandalyeleri. Günün her saatinde bu kafelerde kahve içenleri, masanın aynı tarafında yan yana oturan sevgilileri, gelip geçenleri izleyenleri görmeniz mümkün. Kafe deneyiminin en güzel noktası ise bir kadeh rose şarap veya bir Cafe Creme eşliğinde acele etmeden istediğiniz kadar oturabilmeniz.

    Cafe des 2 Moulins.

    Cafe des 2 Moulins.

    Paris’teyken şehrin en ünlü kaferini ziyaret fırsatını kaçırmayın. Fransız sinemasının kült filmi, Amélie‘de Amélie Poulin’in çalıştığı küçük, şirin kırmızı kafeyi kim unutabilir? Café des 2 Moulins, Paris’in Montmarte bölgesinde en çok turist çeken yerlerden biri.

    Bir diğer muhteşem yer ise Café de la Paix. Paris’in en eski ve en önemli kafelerinden, yazar Emile Zola’nın ve birçok ünlü ismin uğrak yeri olan kafe 1862 yılında açıldı. Le gRAND hotel’e dahil olan kafe Palais Garnier’in köşesinde bulunuyor. Altın renkli dekorasyona, kırmızı sandalye ve koltuklara ve rölyefli yüksek tavana sahip olan kafede içtiğiniz bir kadeh serin rosenin ve yediğiniz baget sandviçin keyfini unutamayacaksınız.

    Café de la Paix kapalı salonu

    Café de la Paix kapalı salonu

     

    9. Maison Souquet Hotel

    Kabareleriyle ünlü Montmartre bölgesinde 19. Yüzyıldan kalma bir konakta bulunan, Belle Époque temalı butik otel Hôtel Maison Souquet, Fransız tasarımcı Jacques Garcia tarafından dekore edildi. Mobilya, sanat eseri ve resimlerle donatılan otel, Paris bohem kültürünü yaşayabileceğiniz sayılı mekanlardan.

    Hôtel Maison Souquet

    Hôtel Maison Souquet / janprerovsky.com

    Keyifli bir akşam geçirmek isteyenler için Paris’in en iyi barlarından biri olarak gösterilen, gizli bar konseptiyle hazırlanan Bar Maison Souquet, Mille et une Nuits tarzındaki Lounge’u, Fas esintileri taşıyan kırmızı salonu ve Napoleon III stili kadife koltuklarıyla eklektik dekorasyonun en güzel örneklerinden biri. Barın en can alıcı özelliği ise içinde bulunan ahşap panellerle kaplı tavana kadar uzanan kitaplık. Burada bir yandan bir şeyler içerken bir yandan da kitap okuyup rahatlayabilirsiniz.

    Hôtel Maison Souquet / janprerovsky.com

    Hôtel Maison Souquet / janprerovsky.com

     

    10. Parklar ve Bahçeler

    Yeşilin her tonu, rengarenk çiçekler, özenle düzenlenmiş ağaç kümeleri, muhteşem heykeller, bankta oturan sevgililer ve sohbet eden arkadaşlar. Bahçeler Paris şehir kültürünün olmazsa olmazı. 1. Bölgede, Louvre’un batısında bulunan 22.4 hektarlık alana yayılan Tuileries Bahçeleri, 1667 yılında ziyarete açıldı. Paris bahçe düzenlemesinin en güzel örneği olarak gösterilen bahçeyi her yıl yaklaşık 14 milyon ziyaretçi geziyor. Rodin ve Giacometti heykelleri, 2 adet gölet ve birçok kafesiyle şehirlilere büyülü bir yaşam alanı sunuyor.

    Tuileries Bahçesi Yukarıdan Görünüm.

    Tuileries Bahçesi yukarıdan görünüm.

    6. Bölgede Saint Germain’de bulunan Lüksemburg Bahçeleri, 1612 yılında Kraliçe Marie de Medici tarafından Lüksemburg Sarayının bahçesi olarak yaratıldı. Floransa’daki Boboli Bahçeleri’nden ilham alarak yaratılan 25 hektarlık muhteşem bahçeler, İngiliz ve Fransız bahçeleri olarak iki kısma ayrılıyor. İki bahçenin arasında geometrik bir orman, büyük bir göl, 106 heykel ve Medici Çeşmesi bizi karşılıyor.

    Lüksemburg Bahçeleri.

    Lüksemburg Bahçeleri.

     

    11. Versay Sarayı

    Tarihi, mimarisi ve bahçeleriyle beş yüzyıllık ihtişama, politika ve yaşama ev sahipliği yapan Versay, 2.300 odası ve 63.154 metrekarelik alanıyla Avrupa’nın en büyük sarayı. Yapımına 1661 yılında başlanan, önceleri av köşkü sonrasında kraliyet sarayı, 1837’den itibaren ise müze olarak kullanılmaya başlanan saray, Barok ve klasik Fransız mimarisinin en güzel örneklerinden biri.

    Versay Sarayı Dış Görünüm.

    Versay Sarayı dış görünüm.

    6 hektardan fazla bir alana yayılan saray bahçeleri bahçe düzenlemesi ve peyzaj mimarisi ile görenleri büyülüyor. Birçok tarihi filme ilham kaynağı olan yemyeşil bahçeler, görenleri hayran bırakan ağaç kümeleri, yolların perspektifi, teraslar ve çeşmeler bir araya gelip muhteşem bir geometrik bir düzen oluşturuyor.

    Versay Bahçeleri.

    Versay Bahçeleri.

    Fransız İhtilali sonrasında Kral Louis XVI’nın sarayı terk etmesinden sonra müzeye dönüşen binanın içi de en az dışı kadar görkemli. Altın yaldız kaplı geniş salonların tavanından sarkan kristal şamdanlar, duvar resimleri ve rölyefler… Sarayın en ünlü bölümü, 73 metrelik Aynalar Galerisi, daha önce var olan ve Louis Le Vau tarafından inşa edilen terasın yerine yapıldı. Tüm salonu kaplayan aynalar ve Le Brun’un eseri olan tavan resimleri nefes kesici.

    Aynalar Galerisi.

    Aynalar Galerisi.

    Aynalar Galerisi’nin güney ucuna gittiğimizde ise, 1678 yılında inşa edilmeye başlanan Savaş Odası’na ulaşıyoruz. Askeri zaferleri kutlamak için oluşturulan, mermer panellerle dekore edilmiş muhteşem odanın dikkat çeken özelliği ise altın kaplamalı bronz ganimet ve silah figürleri. Savaş Odasına simetrik olan Barış Odası ise, benzer mermer panellere sahip. Savaş odasından farklı olarak buradaki kubbe ve kemerler Avrupa’ya Fransa tarafından getirilen barışı simgeleyen temalarla bezenmiş.

    Savaş Salonu

    Savaş Salonu

    Barış Salonu

    Barış Salonu

     

    12. Shakespeare and Co. Kitapevi

    Richard Linklater’ın Before Sunset filmi, Woody Allen’ın Paris’te Geceyarısı, Nora Ephron’un Julie ve Julia filmlerinde gördüğümüz Shakespeare and Co., Paris’in 5. Bölgesinde Notre-Dame katedralinin hemen karşı kıyısında bulunuyor. Bohem Paris kütüphane kültürünü yansıtan 63 yaşındaki kitapevi açıldığı günden bu yana James Baldwin, Anaïs Nin, Max Ernest gibi unutulmaz yazarları ağırladı.

    Bu kitapevinin dar koridorlarında kitapların arasında gezinmek adeta tarihe yolculuk yapmak gibi. Geçmişte yazarlara bedava kalma imkanı sunan Shakespeare&Co.’da hala rafların arasına gizlenmiş yatakları görüyorsunuz. Aradığınız kitabı aldıktan sonra kitapevinin hemen yanında bulunan, aynı adı taşıyan şirin kafesinde oturup kitabınızı bir kahve eşliğinde okuma fırsatını kaçırmayın.

    Shakespeare and Co. iç görünüm.

    Shakespeare and Co. iç görünüm.

     

    13. Claude Monet’in Bahçesi

    Empresyonist resmin ustası Claude Monet’in bahçe ve nilüfer tablolarında karşımıza çıkan Giverny’deki evinin bahçesinde gezerken kendinizi Monet tablosunda hissedeceksiniz. Yeşil merdivenli sarmaşık kaplı 2 katlı evde yaşadığı 1889-1926 yılları boyunca sanatçı, evinin bahçesinden aldığı ilhamla adıyla özdeşleşen en önemli sanat eserlerine imza attı.

    Claude Monet’in Giverny’deki Evi

    Claude Monet’in Giverny’deki Evi

    Yeşilin her tonunu görebileceğiniz, rengarenk çiçeklerle dolu olan sanat tarihinin en ikonik bahçesi, Paris’ten 1 saat uzaklıkta bulunuyor. Bahçenin en can alıcı noktası ise Monet tablolarından aşina olduğumuz Japon köprüsü ve köprüyü çevreleyen eflatun-mor renkli çiçek kümeleri.

    Japon Stili Köprü

    Japon Stili Köprü

    Claude Monet Vakfı tarafından işletilen ev, seyahat listenizin tepesine yerleşmeyi fazlasıyla hak ediyor. Bahçenin büyüleyici renkleri ve atmosferiyle bütünleşen, evin içindeki renk renk döşenmiş odalar evin içini en az dışı kadar benzersiz kılıyor.

    Evin içinden görünüm.

    Evin içinden görünüm.

     

    14. Louis Vuitton Müzesi

    2014 yılında açılan, Frank Gehry tarafından tasarlanan Louis Vuitton Müzesi, açıldığı günden bu yana binası, koleksiyonu ve eserleriyle göz dolduruyor. Sanat müzesi ve kültür merkezi olarak hizmet veren bina, camlı güçlü yapısı ve büyük bir gemiyi andıran modern tasarımıyla Paris’in en önemli binalarından biri.

    Louis Vuitton Müzesi dış görünüm

    Louis Vuitton Müzesi dış görünüm

    LVMH’nin kültür ve sanatı desteklemek amacıyla açtığı müze 4 kısımdan oluşuyor. Düşündüren, Pop, Dışavurumcu ve Müzik ve Ses olarak 4 kategoride düzenlenmiş 87 sanatçının 217 eseri, her geçen gün yeni alımlarla çoğalıyor ve çeşitleniyor.

    Louis Vuitton Müzesi iç görünüm.

    Louis Vuitton Müzesi iç görünüm.

    126.000 metre karelik alana yayılan müzedeki eserler arasında Jean-Mihel Basquiat, Gilbert and George ve Jeff Koons dünyaca ünlü uluslararası sanatçıların çalışmaları yer alıyor. Müze, aynı zamanda çeşitli sanatçılara özel işler yaptırıyor. Bunlardan biri Elisworth Kelly’nin müzenin fuaye alanı için özel olarak yaptığı ‘’Spectrum VIII’’ (2014) adlı 12 renkli perde çalışması.

    Spectrum VIII, 2014 ©Elisworth Kelly

    Spectrum VIII, 2014 ©Elisworth Kelly

     

    Simge Erdoğan

  • Seattle

    Seattle Top 10

    Sanatseverlerin Seattle'da kaçırmaması gereken 10 sanat rotası

    Son 30 yılın gelişen teknoloji firmaları, yaratıcıları ve girişimcileri Seattle’ı sanat camiasının öncü şehirlerinden biri haline getirdi. Seattle her sene birçok sanat meraklısını ve birçok ünlü koleksiyoneri ağırlıyor. Barney Ebsworth, Tom Podl, Richard and Elizabeth Hedreen, Rebecca Stewart, Bill Gates bu şehirdeki başta gelen sanat takipçilerinden sadece bazıları. Sanat ve yaratıcılık da artık kahve, müzik, tarih, yağmur, doğa, sağlıklı beslenme, Pike Place Market ve Space Needle gibi Seattle’ın kimliğini oluşturan öğelerden oldu.

     

    1. SAM – Seattle Art Museum

    SAM, 1933’ten beri şehrin en popüler sanat duraklarından biri olmasını; Amerika, Asya, Afrika, Avrupa kültürlerinin yanı sıra İslam gibi daha pek çok kültürden izler taşıyan eserlerin bulunduğu kalıcı koleksiyonu ve geçici süreliğine müzede ağırladığı Yayoi Kusama: Infinity Mirrors gibi nice özel sergiye borçlu.

    SAM – Seattle Art Museum

    SAM – Seattle Art Museum

     

    2. Gather Seattle

    Gather Seattle Pasifik Kuzey Batı yemek ve tasarım çevrelerini, yaratıcıları, sanatçıları, girişimcileri bünyesine toplayan bir topluluk. Amaçları ilham vermek, işbirlikleri ve sosyalleşme yaratmak, bunun beslenerek güçlenmesini ve yayılmasını sağlamak. Bir yandan esin kaynağı insanlarla tanışırken, bir yandan da etkileyici ortamlarda ve yaratıcı süslemeler ile hem gözünüze hem damağınıza hizmet eden etkinliklerinde olmak her zaman çok keyifli. Eğer ziyaretiniz bu etkinliklerden birinin gerçekleştiği zamana denk gelirse, mutlaka bilet alıp katılmanizi tavsiye ederim.

    Gather Seattle

    Gather Seattle

     

    3. MoPOP (The Museum of Pop Culture)

    The Museum of Pop Culture kar gütmeyen bir kuruluş olmasının yanı sıra, çagdaş popüler kültüre adanmış bir müze. MoPOP rock’n roll koleksiyonu, sergileri, eğitici programları ve interaktif teknolojileri ile nesiller boyu kitlelere ulaşıyor. MoPOP sadece Frank O. Gehry tarafından tasarlanmış futuristik binasını görmek için bile gidilmeye değer. İnşaatında kullanılan 400 ton yapısal demiri en ince Banjo yayı şekline getirilse, Venus ile arasındaki mesafenin dörtte biri uzunluğuna erişecek kadar fazla olduğu söyleniyor.

    MoPOP (The Museum of Pop Culture)

    MoPOP (The Museum of Pop Culture)

     

    4. Olympic Sculpture Park

    Olympic Sculpture Park kalıcı ve geçici süreli enstelasyonları ile ücretsiz bir açıkhava parkı olup Amerika çevresinde eşi benzeri olmayan bir yer. Su kenarında ve yeşil alanının içerisinde olup, Alexander Calder’s Eagle (1971) ve Richard Serra’s Wake (2004) gibi özgün sanat eserleri sayesinde ziyaretçilerine çok özel bir deneyim yaşatıyor.

    Olympic Sculpture Park

    Olympic Sculpture Park

     

    5. Georgetown Art Attack

    Her ayın ikinci Cumartesi günü gerçekleşen, Georgetown çevresindeki sanatçıların yaratıcı çeşitliliği konusunda süregelen eforlarını temsil eden ve halkı bilinçlendirmek üzere yapılan kentsel bir değer. Seattle’ın tek bedava olan sanat otobüsü Airport Way South, The Equinox ve Laurelhurst Cellars arasında ve 6 – 9:30 pm saatleri içerisinde, her 15 dakikada bir gidip gelmekte. Art Ride yazılı otobüs duraklarına mutlaka bakın, otobüsüne atlayıp şımartılmayı bekleyin!

    Georgetown Art Attack

    Georgetown Art Attack

     

    6. Chihuly Garden and Glass

    Dale Chihuly cam ile, Washington Üniversitesi’nde iç mimari eğitimi alırken tanıştı. Kendisi camın modern sanattaki yerinin artması konusunda büyük bir öncü oldu. Eserleri dünya çapında 200’den fazla müze koleksiyonu içerisinde yer alıyor. Chihuly aynı zamanda National Endowment for the Arts tarafından 12 ödüle ve 2 adaylığa layık görüldü. Chihuly Garden and Glass üç ana parçadan oluşuyor; Bahçe, cam ev ve pek çok koleksiyonun sergilendiği 90 kişilik kafesini, ders alanını, lobisini kapsayan iç sergi alanları.

    Chihuly Garden and Glass

    Chihuly Garden and Glass

     

    7. Paint & Wine Night

    Seattle’da çok popülerleşen, Dünya’nın birçok başka yerinde de olan bir aktivite; Resim ve Şarap gecesi. İstediğiniz resmi çizerken, arkadaşlarınızla sosyalleşebileceğiniz ve bir yandan şarabınızı yudumlayabileceğiniz keyifli bir aktivite. Gelecek aktiviteleri bu linkten takip edebilirsiniz: https://www.paintnite.com/

    Paint & Wine Night

    Paint & Wine Night

     

    8. First Thursday Seattle Art Walks

    Pioneer Square, Seattle’ın önde gelen sanat etkinliklerinin ve açılışlarının olduğu, aynı zamanda ülkenin en belirgin sanat duraklarından biri. Her ayın ilk Perşembesi olan Pioneer Square sanat yürüyüşü 1981’den beri devam etmekte olup, ülkenin ilk sanat yürüyüşü olarak pek çok sanat yürüyüşüne öncü olmuştur. Şimdi her ayın ilk Perşembesi gerçekleşmektedir.

    First Thursday Seattle Art Walks

    First Thursday Seattle Art Walks

     

    9. Seattle Art Fair

    Seattle Sanat Fuarı 2015’te Paul G. Allen tarafından düzenlenmiş olup o zamandan beri her sene gerçekleşmekte. Seattle Art Fair’in 2017 versiyonunda toplamda 9 ülkeyi, 26 şehri, 50 galeriyi temsil eden 97 katılımcı yer aldı. Seattle Sanat Fuarı Pasifik Kuzeybatıdaki modern, çağdaş sanata ve canlı sanat topluluklarına vitrin olan bölgenin en büyük sanat etkinliği.

    Seattle Art Fair

    Seattle Art Fair

     

    10. Bookshops

    Elliott Bay Book Company şehrin en eski kitapevlerinden biri, günümüzde online kitapçılar ne kadar popüler olsa da, Seattle’lılar bu nostaljik kitapevlerinde zaman geçirmeyi ve onlara katkı sağlamayı ihmal etmiyorlar. Genellikle kitapların üzerinde başka okuyucular tarafından ufak not kağıtlarına el yazısı ile yazılmış ufak kitap tavsiyeleri bulunuyor. Ben bu notları kitap konusunda verdiği bilgiler dolayısıyla çok yardımcı buluyorum. Bunun yanı sıra Amazon şehirde ilk fiziksel kitapevini açtı. Bu lokasyonda yer alacak kitapları da müşteri oylamaları, ilk siparişler, satışlar, küratörler ve Goodreads’teki sıralamalara göre belirliyorlar.

    Bookshops

    Bookshops

     

    Yasemin Soyen

  • Venedik

    İtalya’nın kuzeydoğusunda bulunan Venedik, dar sokakları, şehrin kalbinden geçen kanalları ve köprüleri ve neşeyle şarkı söyleyen gondolcuları ile dünyanın en fazla ziyaret edilen şehirlerinin başında geliyor. 13. Yüzyıldan günümüze uzanan köklü tarihi ve muhteşem galeri ve müzeleriyle Antonio Vivaldi’nin,  Titian’ın ve Marco Polo’nun doğduğu bu şehirde eşsiz bir sanat turu bizi bekliyor.

     

    1.Büyük Kanal ve Rialto

    Venedik’in incileri, su yolunu şekillendiren, kıyısında 170’den fazla muhteşem yapı bulunan, 3,800 metre uzunluğundaki en büyük kanal, adı üstünde ‘Büyük Kanal’ ve kanalın bir ucunu bir ucuna bağlayan köprülerden en eskisi Rialto Köprüsü…  Tarih boyunca büyük kanalın güzelliği önemli sanatçılara ilham kaynağı oldu. Biri İtalyan, biri İngiliz diğeri ise Fransız üç önemli isim: Canaletto, Turner ve Monet, Venedik ve Büyük Kanal resmi denilince aklımıza ilk gelen isimlerden. Büyük Kanal’ın ihtişamını Venedikli Canaletto ve nilüfer ustası Monet tablolarında, Rialto Köprüsü’nün manzarasını ise ışık ustası Turner’ın tasvirinde sık sık görüyoruz.

    Soldan sağa: Canaletto, The Entrance to the Grand Canal Venice (1730) T.W.Turner, The Rialto, Venice (1820) Monet, Venice, The Grand Canal (1908)

    Soldan sağa: Canaletto, The Entrance to the Grand Canal Venice (1730), T.W.Turner, The Rialto, Venice (1820), Monet, Venice, The Grand Canal (1908)

     

    2.Venedik Sanat Müzesi Akademisi / Gallerie dell’ Accademia

    Binası bir zamanlar manastır, kilise ve Santa Maria della Carita’ okulu olarak kullanılmış olan Accademia Sanat Galerisi, 13. Yüzyıldan 18. Yüzyıla uzanan dünyanın en kapsamlı sanat koleksiyonuna ev sahipliği yapıyor. Giovanni Bellini’den Giorgine’te, Titian’dan Tintoretto’ya sanatlarıyla Avrupa sanatını da şekillendirmiş olan sanatçıların eserleri burada görülebilecek olan başyapıtlardan sadece birkaçı.

    2-sala-accademia

    venice_accademia_franz-josef

     

    3.Ca’ Rezzonico

    İsmini önemli Rezzonico ailesinden alan Ca Rezzonico, ihtişamlı merdiveni, barok stilinin izlerini yansıtan mimarisi ve şatafatlı salonları ile turistlerin ve sanatseverlerin en tercih ettiği yerlerden. 18. Yüzyıl Venedik Sanatının en güzel örneklerinin sergilendiği 3 katta 300’ün üzerinde tablo bulunuyor. Bu tablolara ek olarak sergilenen özel yapım mobilyalar ve heykeller ile Giambattisto Tiepolo’nun çalışmalarını görmeden dönmemelisiniz.

    ca_rezzonico_grande

    ca-rezzonico-19-11

     

    4.Correr Müzesi / Museo Correr

    Venedik’in kalbinde, San Marco Meydanı’nın en güzel köşesinde bulunan Correr Müzesi, 1922 yılında ziyarete açıldı. 16. Yüzyılda inşa edilen binada bulunan müze adını Venedikli aristokrat, Teodoro Correr’den alıyor. Venedik kostümlerinden, Dodge’ların resmi tören kıyafetlerine, Correr Müzesi’nin her köşesinde eski Venedik politikacılarının, aristokratlarının ve diğer vatandaşlarının yaşamından izler var.

    19-sala-ovale-degli-appartamenti-imperiali-museo-correr-venezia1

     

    5.Peggy Guggenheim Müzesi

    Büyük Kanal’ın Dorsoduro bölgesinde, Accademia’nın yakınında bulunan Peggy Guggenheim Müzesi, modern sanatseverleri büyüleyen bir yer. 18. Yüzyıl sarayında sergilenen özel koleksiyon, evin eski ev sahibesi Peggy Guggenheim tarafından oluşturulmuş ve 1976 yılında müzeye çevrilmiş. Picasso, Brancusci, Kandinsky ve Magritte gibi birçok ölümsüz sanatçının eserleri sanatseverleri bekliyor.

    peg

    peg2

     

    6.Dodge Sarayı

    Dodge Sarayı, 14.-15. Yüzyıllarda Gotik mimari üslubuyla inşa edildi. 3 bloktan oluşan saray, tarih boyunca geçirdiği yenilemeler ve eklemelerle büyüdü ve 1927 yılında müzeye dönüştürüldü.  Venedik Cumhuriyeti’nin yöneticisi Dodge’ların ikamet ettiği bu etkileyici saray içinde gezebileceğiniz yönetim odaları, hapishane, Dodge odaları, geniş bir avlu ve silah depoları bulunuyor.

    dodge

     

    7.Sanatseverler için Gritti Oteli

    Gritti Palace Oteli , 15. Yüzyılda inşa edilen tarihi binasında sanatseverlere unutulmaz bir konaklama sunuyor. 2013 yılında 15 aylık restorasyon sonunda yenilenen otel, Büyük Kanal’da büyüleyici Salute Kilisesi’nin hemen karşısında bulunuyor. Muhteşem manzarası olan otel özellikle duvarlarını süsleyen frescoları, değerli tabloları, antik mobilyaları ile sanatseverler için doğru bir adres.

    gritti

    gritti2

     

    8.Palazzo Grassi

    Büyük Kanal üzerinde bulunan Palazzo Grassi, çok geniş bir çağdaş sanat koleksiyonuna sahip.  18. Yüzyılda Grassi ailesi tarafından inşa edilen bina, Japon mimar Tadao Ando tarafından orijinal Neoklasik üslubuyla restore edilmiş. Dünyanın en önemli koleksiyonerlerinden Fransız bilyoner François Pinault’un kişisel koleksiyonuna ev sahipliği yapan Grassi, şu sıralar Damien Hirst ‘’The Wreck of Unbelievable’’ sergisiyle ön plana çıkıyor.    

     

    9.Victoria Miro Galerisi

    Londra’nın en önemli Galerilerinden olan Victoria Miro yeni mekanını Venedik’te açtı.  Mayıs ayında açılan galeri, Venedik’in kalbi San Marco meydanında ziyaretçilerini bekliyor. Venedik Bienali ile aynı zamanda açılan galerinin açılış sergisi ise göz dolduruyor.

    gllll

     

    10.Murano

    Venedik’te birkaç gün fazla vaktim var diyorsanız görmeden dönmemeniz gereken yerlerden ilki: Murano. Cam işçiliği ve renkli evleriyle ünlü olan Murano, Venedik’ten kalkan deniz otobüsleriyle sadece 40 dakika mesafede. Murano’nun sokaklarında kaybolduktan sonra Cam Müzesi’ne gidebilir ve hediyelik eşya dükkanlarından Murano camının en güzel örneklerini satın alabilirsiniz.

     

    11.Lido Adası

    Görülmesi gereken yerlerden diğeri ise Lido Adası.  Venedik Taciri, İngiliz Hasta ve Casino Royale filmlerindeki etkileyici sahnelerden tanıdığımız Lido Adası,  kalabalıktan uzaklaşmak isteyenler için doğru adres. Ayrıca sahilleri ve deniziyle ünlü olan adada güneşin keyfini doyasıya çıkarabilirsiniz.

    9

    Simge Erdoğan

  • Cape Town Top 10

    Sanatsever Gezginler için Cape Town Top 10

    Her gezgin gideceği şehir için görülmesi gerekenler listelerine göz atar ve şehrin turistik rotalarını keşfeder. Doğa, kültürel ve tarihi rotaları dışında Cape Town ziyaretçisine sanat ile nefes kesici rotalar vaat ediyor.

     

    1. IZIKO NATIONAL ART GALLERY

    Sanata ilgi duyan herkesin rotasında olması gereken bu müze, süreli ve kalıcı sergileri ile Güney Afrika sanat tarihinden çalışmaların görülebileceği oldukça etkileyici bir ziyaret sunuyor.

    iziko_south_african_national_gallery

     

    2. İLK PERŞEMBE ETKİNLİĞİ

    Her ayın ilk Perşembe’si şehir açık hava sanat festivaline dönüşüyor. Onlarca galeri, kafe, mağaza, sanat ve tasarım ile geç saatlere kadar açık ve sokaklar oldukça hareketli.

    ilkpersembe

     

    3. ŞEHİR MERKEZİNDEKİ SOKAKLAR

    Şehir merkezindeki sokaklar, Berlin Duvarının bir parçasını karşınıza çıkarabileceği gibi, galerileri, tasarım mağazaları ile oldukça ilgi çekici bir rota. Şehirdeki park ve bahçelerin çoğunda heykel ve yerleştirmeler görmeniz mümkün. Restoranların çoğu sanat sergileme ve dekorasyon konusunda oldukça başarılı. Fotoğraf çekmeyi sevenler için rengarenk evleri ile Bo-Kaap görülmesi gereken bölgelerden biri.

    bokaap

     

    4. V&A WATERFRONT WATERSHED

    İçerisinde onlarca özel tasarım ürünlerin satıldığı merkez ilgi çekici geçici sergileri ile şehir merkezini tasarım ve sanat ile buluşturuyor.

    watershed

     

    5. Zeitz MOCAA

    Alman koleksiyoner Jochen Zeitz’in önderliğinde kurulan dünyanın en önemli Çağdaş Afrika Sanatı Müzesi Zeitz MOCAA, ikonik Grain Silos Binası’nda 2017′ nin Eylül ayında kapılarını açtı. Müze, 9.500 metrekarelik etkileyici binası, ses getiren sergileri ve geniş koleksiyonuyla şimdiden gerek Afrika Kıtası ve çevresinin gerekse dünya sanat sektörünün parlayan yıldızı haline geldi. Detaylı bilgi için tıklayın.

    Zeitz MOCAA, Heatherwick Studio, Fotoğraf: Iwan Baan

    Zeitz MOCAA, Heatherwick Studio, Fotoğraf: Iwan Baan

     

    6. IRMA STERN MÜZESİ

    Güney Afrika’nın en tanınmış sanatçılarından biri olan Irma Stern’in evi müze haline getirilerek ziyaretçisine sanatçı ve Afrika Kıtası hakkında birçok bilgi verirken geçici sergileri ile her seferinde farklı ziyaret deneyimi sunuyor.

    img_0406s

     

    7. STELLENBOSCH ŞARAP BAĞLARI

    Bütün şarap bağları özellikle sanat sergileme konusunda birbiri ile yarışıyor. Bunlardan en bilineni Delaire Graff Estate pahalı koleksiyonu ile ziyaretçisine oldukça geniş bir seçki sunuyor. Otel olarak zengin koleksiyona sahip bir diğer mekan ise özel randevu ile gezilen Ellerman House.

    sarapbaglari-2

    8. DYLAN LEWIS SCULPTURE GARDEN

    Oldukça tanınan sanatçı 90’lı yılların başında yerleştiği çiftliğini stüdyo olarak kullanmaya başladıktan sonra arazisini heykel bahçesine çevirerek ziyaretçisine unutulmaz bir deneyim yaşatıyor.

    dylan

    9. SAHİL KASABALARI

    Sahil kasabalarının hepsine mutlaka sanat ve zanaate yönelik merkezler var. Hermanus’ta balinaları izleyebileceğiniz gibi büyük ölçekli yerleştirmeleri gezerek doğal ve el yapımı sanat çalışmaları arasında yolculuğa çıkabilirsiniz. Kısa süre kalan turistlerin gerçekleştiremediği Garden Route ise yol boyu birçok sanatçı atölyesi görebilmenizi sağlıyor.

    sahiller

     

    10. SOKAK SANATI ROTALARI

    Sokak sanatı denince Cape Town  sokak resimlerine ilgi duyanlara oldukça büyük ölçekte örnekler sunuyor. Woodstock bölgesi, Observatory bölgesi sokak sanatının en güzel örneklerini sunan sokaklar ile dolu.

    sokaksanati-13

    Ahmet Rüstem Ekici