[-] > SANATÇILARLA SAHNE ARKASI > Umut Yalım’ın Sıradışı Sanat Serüvenine Dair
  • Umut Yalım’ın Sıradışı Sanat Serüvenine Dair

    Röportaj: İpek Yeğinsü

    Umut Yalım çağdaş sanat dünyamızın renkli, özgün ve çok yönlü isimlerinden biri. Yazan, çizen ve performanslar gerçekleştiren, bunu yaparken de sanat olgusuna eleştirel bir yorum getiren Yalım ile sanat serüvenini, ilgi alanlarını ve projelerini konuştuk.

     

    Sanatla ilgilenmeye ne zaman, nasıl başladın? Peki ya Elvis nasıl girdi hayatına?

    Ebeveynlerin çocuklarına oyalansınlar diye verdikleri defterlerle, oyalanmak yerine, saatlerimi geçirmemle başladı “Sanat” yaşamım. 1-2 yaşlarıma denk gelir bu süreç. 11-12 yaşlarıma dek sürekli çizdim. Sonra yazmaya başladım. Yazı, çizinin önüne geçmişti o dönem. İkisini denk getirdiğim dönem lise yılları, sonrasında da İngiltere. Burada da Elvis devreye girdi. Genel gençliğin tersine çok da müzik dinleyen biri değildim lisede. Öyle ölüp bittiğim bir şarkıcı da yoktu. İngiltere’de derslik arkadaşımın: “Çizdiklerinde çok fazla Rock’n’Roll var” demesiyle Rockabilly kişilikleri araştırmaya başladım. Başlamamla birlikte yüzüme ilk tokadı atan tabii ki Elvis oldu. Gerek yaşam öyküsü gerekse müziğinde kendimle çok ortak nokta buldum. O zamandan bu yana çalışmalarımı o koşutlukta sürdürdüm ve sürdürüyorum.

    Umut Yalım - Rockabilly Olmak

    Umut Yalım – Uyumsuz Rockabilly

    İngiltere’de aldığın sanat eğitiminden söz edelim mi? Nasıl bir süreçti? Sana ne tür katkıları oldu?

    İngiliz-Amerikan eğitim yaklaşımının tipik özelliği, kişiyi kendiyle baş başa bırakıp, kendi yolunu öz çabasıyla buldurma isteğidir. Fransız ekolünün geleneksel işlik düzeni yerine de geniş bir serbestlik vardır. Yaptığının arkasında ne olursa olsun durduğun ve bunu sürdürebildiğin sürece de hocalarından her tür desteği görürsün. Bu yapının bana kattığı en önemli şey özgüven ve genel-geçer akımların tutsağı olmamak, tüm sanat dallarıyla bütünleşik olmak oldu. Kanımca, ülkemiz sanatçısının da en büyük sorunu bu: Genele çabuk uyum sağlamak ve kendisini yalnızca tek yolda sınırlamak.

     

    Sanatında temel kavramlar ve konular neler? Kimdir bu Rockabilly? Ve neden o?

    Özünde her türlü konu ilgi alanıma giriyor. Ancak o her türlü konuyu da kendimleştiriyor ve simgeleştiriyorum. Bu simgeleştirmeyi de nesne ya da eşya boyutuna indirgiyorum. Örneğin, prize bağlı olmayan ama yine de çalan telefonun bendeki karşılığı bekleme durumu ve bu durumla bağlantılı olan tüm konular. Bu durum ve konuların tutamacı da Uyumsuz Rockabilly. Uyumsuz Rockabilly’ye alter-egom diyebilirim. Son on beş yılımın adeta bir özeti. Elvisî bir kişilik. Giyimi, biçimi, saçı, biçemi vs… Kendimi Elvis’le özdeşleştirdiğim için de alter-egom eserlerime böyle yansıyor.

    Umut Yalım - Rockabilly Olmak

    Umut Yalım – Uyumsuz Rockabilly

    Görsel sanatların yanında edebiyatla, özellikle de şiirle yakından ilgilisin. Bu iki etkinlik alanın arasında nasıl bir ilişki kuruyorsun? İkisi arasında gerek senin yaratıcı deneyimin, gerek konular açısından ne gibi benzerlik ve farklar var?

    Kanımca şiir, edebi bir türden çok plastik bir sanattır. Edip Cansever bunu “Şiir, yapılan bir şeydir” diye özetler. Şiirin yazısı, bir çizidir özünde; “kedi” sözcüğünün yazısı, bir kediyi çizmekten daha güzeldir. Zaten yazının kendisini bir çizi olarak geleneksel sanatımız hatta kullanagelmişliğimiz var. O yüzden içgüdüsel ve algısal bir yatkınlığımız olduğunu düşünüyorum bu yazı ve çizi birlikteliğine. Bundandır ki, yapıtlarımda yazının kendisini plastik bir araç olarak da kullanıyorum. Ayrıca yeni başlattığım WritingArting dizimde, yazıyı öyküleme biçemiyle bir çizisel araç olarak kullanıyorum. Kısacası, şiir ve plastik sanat çalışmalarım birbirine içkin bir durumda ilerliyor.

     

    Art50.net ile nasıl tanıştın? Online sanat platformları hakkındaki düşüncelerin?

    Güliz’le (Özbek) sanat çevresinden yıllara dayanan bir hukukumuz vardı. Kurucusu olduğu Art50.net’i zaten tanıyor, biliyor ve seviyordum; ancak bir parçası olmam, sanatçı dostum Haydar Akdağ sayesinde oldu. O, beni bir sanatçı olarak Art50.net’e tanıttı. Böylece eksik bir yanım daha tamamlanmış oldu; çünkü günümüzde sanal ortam yaptıklarımızın ve yapacaklarımızın sanat izleyicisiyle arasındaki en büyük ve en hızlı bağlantı noktası. Art50.net de bu çevrimiçi alanın hem Türkiye, hem de uluslararası alandaki en iyi temsilcilerinden. Zaten böyle giderse dünyanın kendi içinde bir iç-evren yaratacağını, çok bağlı ağlarla insanın bizâtihi kendisinin çevrimiçi bir canlımsıya dönüşeceğini, sanatın da bundan ayrıksı kalamayıp, yalnızca çevrimiçi bir alanda üretileceğini düşünüyorum. Böylece, Art50.net gibi çevrimiçi ortamların gelecekte hem kendi yaşamımızın hem de sanat yaşamının tek odağı olacağı kanısındayım.

    Umut Yalım - Uyumsuz Rockabilly

    Umut Yalım – Uyumsuz Rockabilly

    Kendine, sanatına dair en büyük hayalin? Yakın gelecekte yapacağın proje(ler)?

    En büyük hayallerimden biri The Serpentine Gallery’de anıtsal bir yerleştirme yapmak. Yerleştirmenin kavramsal ve çizimsel altyapısı çoktan hazır. İlerleyen dönemde bu konuyla ilgili harekete geçeceğim. Projelere gelirsek, hep sanat yolculuğumun İngiltere ayağının yarım kaldığını düşünürüm. Önümüzdeki günlerde o yöne doğru bir atılım yapmayı da düşünüyorum. Sık sık içinde bulunduğum karma sergilerden, kişisel sergilere geçme amacındayım. Bu arada 7-25 Kasım tarihleri arasında New York Artifact Gallery’de kişisel bir sergim olacak ve az önce sözünü ettiğim WritingArting yapıtlarım sergilenecek. Böylece Amerikan sanat ortamına girmeye bir adım daha yaklaşacağımı umuyorum. Yakın gelecekte WritingArting’i daha da geliştirmek istiyorum. İki boyuttan koparıp üçüncü boyuta geçirmeyi hedefliyorum. Bu bağlamda Anti-Art’a daha çok eğileceğim gibi görünüyor. Zaten içinden geçmekte olduğum bu dönemimi Anti-Artist evrem olarak tanımlıyorum.

    Umut Yalım’ın Art50.net’ te yer alan eserlerine buradan ulaşabilirsiniz.