• Aylin Seçkin & Genco Gülan söyleşisi

    Genco Gülan'ın yaklaşan sergisi "Okul" üzerine.

    Art50 bu ay,  online birçok sanat yapıtı da bulunan çağdaş sanatçı Genco Gülan ile keyifli bir işbirliğine adım atıyor. Sanatçı 12 Mayıs’ta Üsküdar Doğan Koleji’nde gerçekleşecek “Okul” isimli sergisinden secilmiş eserleri ile başka eserlerini de art50.net üzerinde sanatseverlerle ulaşarak sanatını daha geniş kitlelere sunmayı hedefliyor.

    Aylin Seçkin ve Genco Gülan sanatçının gelecek sergisini konuşmak için Art50 ofisinde bir araya geldiler. Konu serginin isminden açıldı, doğululuk-batılılık düalitesine uzandı, üretim ve paylaşım süreçlerinden ilişkisel estetiğe yönelerek, sanatçının talepleri ve destek sistemlerinde son buldu. Keyifli okumalar!

    >>>

  • Gamze Taşdan ile toplumsal cinsiyet ve mizah

    Gamze Taşdan eserlerinde toplumsal cinsiyeti konu alıyor. Ama bunu kendi yoluyla, kendi bildiği gibi yapıyor: Dalga geçerek. Özellikle 80’ler sinemasından ilham alan sanatçı birçok kadının özgür bir hayat yaşıyormuş gibi davrandığı, ancak sürekli olarak kendini, yaşadıklarını, istek ve arzularını inkâr etmeye zorlandığı toplumda, bu durumu görünür kılarak söylemsel bir özgürlük alanı yaratıyor. Son olarak güncel sanatta arabesk kültürel durum üzerine bir tez çalışması yapan sanatçı işlerinde zaman zaman kendi yüzünü ve bedenini de birer imge olarak kullanıyor. Taşdan ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik. İyi okumalar! >>>

  • Saliha Yılmaz’ın Yeni Serisi: “Ara Yaratıklar, Kimliksiz Biçimler”

    Saliha Yılmaz, bireyin metropol ve kentsel dönüşüm ile olan ilişkisini ele alan eserleriyle Art50.net’te büyük ilgi görüyor. Yeni yılda, Yılmaz uzun bir süredir üzerinde çalıştığı “Ara Yaratıklar, Kimliksiz Biçimler” adlı yeni serisini ilk olarak Art50.net’te takipçileri ile paylaşıyor! Sanatçı ile sanata nasıl başladığını, eserlerinde tekrar ettiği öğeleri ve yeni yılda üzerine yoğunlaştığı projeleri konuştuk.

    >>>

  • Özgür Demirci’den “Kuş Hikayeleri”

    Özgür Demirci bir süredir “Kuş Hikayeleri” adını verdiği bir seri üzerine çalışıyor. Bu serinin başlangıç noktası ise efsanevi Zümrüdü Anka kuşu Simurg’un hikayesi.

    Dünyadaki tüm kuşlar bir gün Kaf Dağı’nın tepesinde yaşayan Simurg adlı bilge kuşa doğru bir yolculuğa çıkarlar. Bu uzun ve zorlu yolculuk koşulları sırasında kuşların sayısı tek tek azalır. Yedi vadi aşılması gereken bu yolda her vadinin sembolik bir anlamı vardır. Son vadinin adıysa ” yokoluş” vadisidir. Sonunda Simurg’un evine varmayı başaran sadece otuz kuş kalır ve “Simurg” kelimesinin “otuz kuş” anlamına geldiğini öğrenirler...

    Demirci’nin kendi başına ayrı ayrı hikayeler oluşturan ve bir araya geldiğinde Simurg’un hikayesini tamamlayan serisine biraz daha yakında bakmak istedik. Sanatçıya seriye nasıl başladığını, masallar dünyasını günümüze nasıl bağladığını ve yaşadığı süreçleri sorduk. Keyifli okumalar!

    >>>

  • Ayna’yı Yakından Tanıyoruz

    Ayna, veya sokak ve sosyal medyada tanındığı haliyle #ayna, Art50’ye yeni katılan sanatçılarımızdan. Kendisini sokaklardan, duvarlara çizdiği işleri veya yerleştimeleri ile tanıyor olabilirsiniz. 2013 Mamut Art sergisinde Bedri Baykam’ı konu alan eserini görmüş ve gülmüş de olabilirsiniz. Ayna sokaklardan, sosyal medyadan ve güncel olaylardan beslenen çok yönlü bir sanatçı. İnsanların sokaklarda işleriyle etkileşime girmelerini ve insanların gününe biraz da olsa mizah katabilmeyi seviyor.

    Ayna’ya popüler figürleri ikonlaştıran işleri, sokaklar ve gezdiği kentler ile ilgili sorular sorduk. Takipçilerimize onu daha yakından tanıtmak adına eğlenceli bir sohbet gerçekleştirdik.

    >>>

  • Ülgen Semerci İle Sohbet: Sanatı ve Yeni Projeleri

    Yeni sanatçılarımızdan Ülgen Semerci, uzun yıllar Kanada ve Amerika’da yaşayıp ve çalıştıktan sonra İstanbul’a döndü. Semerci, resmin katmanlı tarihini ve plastiğini sorguladığı soyut çalışmalarıyla bize, yoğunluk, boyut ve ışıkla şekillenen bir resim deneyimi sunuyor. Kasım ayında yeni bir sergisi açılacak olan sanatçımızı yakından tanımak için kendisyile kısa bir sohbet gerçekleştirdik.

    >>>

  • Emre Meydan’la Bir Solukta

    Art50’ye yeni katılan sanatçımız Emre Meydan lisans eğitimini Dokuz Eylül Güzel Sanatlar Fakültesi’nde tamamlamasının ardından Bremen’e yerleşti. Halen Bremen Sanat Üniversitesi’nde yüksek lisansına devam etmekte olan Meydan’ı daha yakından tanımak için onunla kısa bir sohbet gerçekleştirdik. Sanatçıya bu yıl içinde Bremen’de açılan sergisi, geçen sene katıldığı sanatçı rezidans programı, eserlerinde kulladığı teknik ve yoğunlaştığı temalar üzerine merak ettiklerimizi sorduk.

    >>>

  • Aslı Narin ve Merve Ünsal ile EŞİK Sergisi, Instagram ve Fotoğraf Üzerine

    Aslı Narin’in Instagram fotoğraflarından kendi içinde bütünlüğü olan özel bir seri oluşturma fikri ortaya çıktıktan sonra, Narin ve bu projenin danışmanlarından biri olan sanatçı Merve Ünsal ile bu fikri daha detaylı konuşmaya karar verdik. İkili ile Instagram olgusundan, fotoğraftan ve  EŞİK serisinin oluşum aşamalarından bahsettik. Sohbetimizde fotoğrafın güncel sanattaki durumundan, Instagramın görsel gücüne ve EŞİK serisindeki eserlerin hikayelerine kadar birçok konuyu bulabilirsiniz.

    Aslı Narin’in Art50’ye özel EŞİK serisine buradan ulaşabilirsiniz.

    >>>

  • Begüm Mütevellioğlu ile Kısaca

    Begüm Mütevellioğlu Art50.net’e yeni katılan sanatçılarımızdan. Kendisi Resim lisansını Mimar Sinan Güzel Sanatlar Fakültesi’nde tamamladı. Eğitimi süresince Neş’e Erdok, Nedret Sekban ve Ahmet Umur Deniz’in atölyelerinde çalıştı. Halen aynı fakültede Resim bölümü yüksek lisansına devam eden sanatçı, geçtiğimiz seneyi öğrenci değişim programı ile gittiği Madrid’de geçirdi. Mütevellioğlu ile ofisimizde kısa bir sohbet gerçekleştirip onu daha yakından tanımaya çalıştık. >>>

  • Selçuk Fergökçe ile Yakın Kadraj

    “Bir portreden daha yalın ve daha karmaşık, daha bariz ve daha derin ne olabilir.”

    Charles Baudelaire Selçuk Fergökçe için eserleri sadece birer portre değil. Tablolarındaki yüzler aynı zamanda birer ayna, mekan ve peyzaj. Onlarla sonuna kadar eleştirisel bir tavır koyuyor. Osman tablosu üzerine detaylı konuştuğumuzda, “Osman bir patlama aslında,” diyor sanatçı. Bu kadar çok konuşulan, padişah olarak konumlandırılan, her yerde kullanılan bu ismi hicvi bir şekilde tiye almak istemiş. Bu tablosunda Osmanlı ailesine, sarayın süslü hayatına ve renklerine, aynı zamanda da saltanatın karamsarlığına gönderme yapmış. Tablonun koyu renkli bölümleri, padişahların güç elde etmek için kendi kardeşlerini öldürmesi gibi kara ve bahtsız olayları sembolize ediyor. Osman’ın kafasının üst kısmındaki grilik ise kafasında netleşmeyen, tarihin perde arkasında hala gri olarak kalmış olaylara gönderme yapıyor. >>>

Toplam 6 sayfa, 5. sayfa gösteriliyor.« İlk...23456