[-] > SANATÇILARLA SAHNE ARKASI > Kerem Durukan’ın Hayat Dolu Renkleri
  • kerem durukan

    Kerem Durukan’ın Hayat Dolu Renkleri

    Röportaj: İpek Yeğinsü, Kapak Fotoğrafı: Ezgi Turan

    Kerem Durukan denince akla ilk her birinden yaşam enerjisi fışkıran kompozisyonlarındaki iddialı renkler gelir kuşkusuz. Resim, grafik tasarım ve endüstriyel tasarım gibi birçok yaratıcı alanda eğitim gören ve bu alanların her birinde edindiği birikimleri ilkel sanatta bulduğu yalınlıkla birleştiren Durukan ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.

    Bu aralar neler yapıyorsun? Üzerinde çalıştığın projelerden söz edelim mi?

    Eylül ayı içinde gerçekleşecek iki solo sergi projesi üzerinde yoğun olarak çalışıyorum. Bunlardan ilki Eylül ayının üçüncü haftası orōro Sushi Bar’da yapılacak olan ‘’Shapes and Shades’’ başlıklı mini bir sergi olacak. Bu sergide izleyicilerin soyut formlar, tonlamalar ve renk kavramı üzerinden ilişki kurabilecekleri keyifli resimler sunmayı amaçlıyoruz. İkinci etkinlik ise Markus Prime Ribs Society’de ayın son haftasında, son dönemde ürettiğim Afrika esintili, masklı işlerimin de yer alacağı, diğerine nazaran biraz daha kapsamlı bir sergi olacak. Bunlarla eş zamanlı şekilde özel birkaç tuval projesiyle de ilgileniyorum.

    Sanatla nasıl tanıştın? İlgini nasıl keşfettin? Farklı disiplinlerle aynı anda ilgilenmek sana neler kattı?

    Yanıtım biraz klişe olacak ama kendimi bildim bileli resim yapıyorum. Bence farklı disiplinlerde, özellikle iletişim ve grafik tasarımı alanlarında eğitimler almak sanat pratiğimle ilgili olarak güzel ya da çirkinin yanında doğru ya da yanlış gibi sorgulamaları beraberinde getirdi ve daha seçici olmayı öğretti.

    Mask in Pride, kağıt üzerine akrilik, 2018

    Mask in Pride, kağıt üzerine akrilik, 2018

    İşlerinde özellikle Afrika kültüründen etkilendiğin seziliyor. Bu nasıl oldu? Afrika’ya gittin mi hiç?

    İlginçtir ki, bu ilgim Afrika’nın coğrafi konumundan ziyade Marcel Breuer’in “Wassily Chair” adlı tasarımı ile başladı. Üniversitedeyken bu işi Tasarım Tarihi dersinde sunum ödevimin konusu olarak seçmiştim. Böyle bir dönemde modern ve etnik olanın yan yana gelip Afrika sandalyesinde bütünleşebilmesi bana inanılmaz etkileyici gelmişti. Birkaç yıl önce NoLab ekibiyle birlikte katıldığım Modern Africa grup sergisi sayesinde bu ilgim iyice depreşti. Oradaki diğer katılımcı sanatçıların işlerini görmemle birlikte ilgim daha da yoğunlaştı. Afrika kültüründeki motifleri, renk kullanımlarını ve ilkel formları Minimalizm’e çok yakın bulduğum için sanat pratiğimde bunları modern bir bakış açısıyla yorumlamayı tercih ettim. Afrika’ya gitme fırsatım ise henüz hiç olmadı. Umarım bir gün olur.

    Ama sanırım Afrika, sanatsal anlamda ilgilendiğin tek konu değil…

    Haklısın. Afrika benim için belli bir dönem süresince üzerinde araştırma yapıp, düşünüp, üretim yaptığım bir konu. Sanat pratiğimi sadece Afrika konusu üzerinden ilerletmiyorum. Cinsiyet ve kimliğin de dahil olduğu olabildiğince farklı konuyu ele almaya ve bunları kendi minimalist, soyut anlatım biçimimi kullanarak yorumlamaya çalışıyorum.

    İşlerinde kullandığın renkler son derece canlı. Bu tonları nasıl yakalıyorsun? Belli bir renk paletin var mı?

    Belli bir paletim yok; renkleri çok seviyorum ve sanatımın temel öğelerinden biri renk. Renkleri kullanarak ifade biçimleri aramak ve oluşturmaktan büyük keyif alıyorum.

    Some Plants in a Vase, kağıt üzerine akrilik, 2018

    Some Plants in a Vase, kağıt üzerine akrilik, 2018

    Etkilendiğin sanatçılar?

    Aslında yalnızca sanatçılardan söz etmek eksik olur. Etkilendiğim kişiler arasında yönetmen, tasarımcı, yazar, müzisyen, sinema ya da tiyatro oyuncusu gibi farklı yaratıcı meslek gruplarından isimler olabiliyor. Bu bağlamda Matisse, Kandinsky, Chagall, Picasso, Tracey Emin, Gülsün Karamustafa, Hale Tenger, Felix Gonzalez-Torres, Semiha Berksoy, Fikret Mualla, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Bülent Erkmen, Alexander McQueen, Michael Haneke, Krzysztof Kieslowski, Maurizio Cattelan, Tilda Swinton, Charles Bukowski ve daha bir çok isim sayabilirim.

    Sokak sanatı ile aran nasıl? Hiç kamusal alanda proje yaptın mı?

    Berlin’deyken graffiti tarzında birkaç duvar işi yapmıştık. Eskiden İstanbul’daki arkadaşlarımla sık sık dışarı çıkar ve boyardık; şu sıralar pek çıkmıyorum. Kısacası kamusal alan projeleri birkaç graffiti işinden öteye geçmedi henüz.

    Art50.net ile nasıl tanıştın? Online platformlar ile ilgili düşüncelerin?

    Art50.net ile arkadaşım Aslı Özturan’ın yönlendirmesi sayesinde tanıştım; bunun için kendisine müteşekkirim. Çok tatlı bir ekip ve birlikte çok güzel işler yapacağımıza inanıyorum. Online platformlar internetin hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline gelmesiyle birlikte önemli bir yer kazandı. Sanatçıların daha çok sayıda izleyiciye ulaşabilmeleri, aynı şekilde izleyicilerin de sanatçıları daha yakından takip edebilmeleri açısından büyük önem taşıdığını düşünüyorum.

    Gelecek adına en büyük hayalin?

    En zor soru da bu olsa gerek; muhtemelen buna farklı zamanlarda farklı yanıtlar veriyor olurum. Şu anda ise sakin bir deniz kenarındaki atölyemde üretimlerime devam etmek, bahçe ve bitkilerimle ilgilenmek, hayvanlarımı beslemek isterdim diyebilirim!

     

    Kerem Durukan’ın Art50.net’ te yer alan eserlerine buradan ulaşabilirsiniz.