[-] > SANATÇILARLA SAHNE ARKASI > Begüm Mütevellioğlu ile Bitkilerin Gizemli Dünyası
  • begum_mutevellioglu

    Begüm Mütevellioğlu ile Bitkilerin Gizemli Dünyası

    Röportaj: İpek Yeğinsü

    Begüm Mütevellioğlu Art50.net ailesinin en kıdemli üyelerinden biri. Dingin kompozisyonlarında derin yaşanmışlıkların izini sürerken birey-mekan ilişkisi, mekan üzerinden kimlik inşası gibi konuları irdeleyen sanatçının aynı zamanda kişisel ilgi alanlarından bitkileri ele aldığı yeni serisini masaya yatırdık.

    Art50.net ile işbirliğin uzunca bir süredir devam ediyor. Bu işbirliği sana neler kattı? Birlikte hangi projeleri gerçekleştirdiniz?

    Art50.net ile işbirliğimiz 2014 yılından beri sürüyor. Bu süreçte Art50.net bünyesinde yer alan çok yetenekli, yaratıcı ve ilgili pek çok kişiyle çalışma fırsatı buldum. Online bir platform olmanın ötesinde, profesyonellikle ele aldıkları organizasyonlarından birkaçına dahil olma şansı da yakaladım. Geçtiğimiz sene gerçekleştirilen, sanatçıların bağışladığı eserlerin satışa sunulduğu ve gelirinin Down sendromlu çocukların eğitimine bağışlandığı “Genç Sanatçılar ve Down Sendromlu Gençler El Ele” müzayede ve sergi organizasyonu bunlardan yalnızca biri; bir diğeri de 9 Temmuz’a kadar Bodrum Casa dell’Arte Galeri’de devam eden “Bir Yaz Gecesi Rüyası” adlı karma sergi.

    Bu süre içinde bireysel sanat pratiğin nasıl evrildi?

    Elbette bireysel hikayeler, yaşantımızın bizi sürüklediği durumlar, içinde var olmaya çalıştığımız toplum, sanat alanındaki yenilikler, tercihler vb sürekli bir dönüşüm geçirdiği için bunların tümünün benim sanatsal pratiğime yansıması da kaçınılmaz oluyor. Önceki çalışmalarımda nesne ve mekanların yaşamlarımızdaki yansımalarının parçalarını kurgularken şimdi daha belirli içerikler üzerinde düşünerek farklı proje serileri üretmek ile ilgileniyorum.

    Nebatat Enstitüsü 1. Bölge, kağıt üzerine yağlıboya, 2017

    Nebatat Enstitüsü 1. Bölge, kağıt üzerine yağlıboya, 2017

    İşlerinde insan figürü yerine bitkilerin, mekan kompozisyonu yerine detayların ön plana çıktığı bir evreye girdiğini gözlemliyoruz. Bundan da biraz söz edelim mi?

    Aslında figür ve iç mekandan tamamıyla vazgeçtiğimi söyleyemem. Şu anda ağırlıklı olarak bitkilere ve detaylarına yoğunlaşmamın sebebi ise hem bitkileri bizzat tanımaya çalıştığım bir dönemde olmam, hem de onları algıladığım şekilleriyle izleyicilere sunarak onlar için de farklı bir bakış olanağı yaratma isteğim. Öte yandan resimlerimin genelinde bir karakteri tanımak ya da bir aidiyeti gözlemlemek için bakışımı yaşam alanlarına çeviriyorum. Özellikle iç mekanların betimlendiği resimlerde kullandığım elemanlarda kişisel özellikler bulmak çok mümkün; zaten bana göre kimlikli mekanlar ancak bireysellik bu alana aktarıldığında oluşabiliyor. Bahsettiğim alanları kurgularken ya da kurgulanmış mekanlardan kesitler alırken, yaşamlarımızın parçası olan birtakım elemanları içinde bulunduğumuz yerleşik ortama dahil ederek konumlandırmaya çalışıyorum. Zaman zaman da resmimde yer verdiğim insan figürleri, bitkiler ya da iç mekan nesneleri birbirlerinin yerini alabiliyor.

    Aynı zamanda pastel, mürekkep gibi farklı malzemelerle deneylere girişmişsin…

    Artık temel kaygılarımdan biri, çalışmak istediğim konuya malzemenin kimyasının da katkıda bulunması. Bu sayede yapılan işin sadece fikir olarak değil, malzemesiyle de yaşayan bir forma dönüştüğünü ve anlatımının daha güçlü olduğunu düşünüyorum. Ayrıca çalışmalarımı canlı ve güncel tutmak için de gerekli bir yaklaşım olarak görüyorum.

    Sanat üretmek dışında neler yapıyorsun? Bildiğim kadarıyla akademik çalışmaların da var… Bunlar sanatına nasıl etki ediyor?

    İki yıldır Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Resim Bölümü bünyesinde araştırma görevlisi olarak yer alıyorum. Bu görevin olumlu katkıları elbette yadsınamaz; fakat şu anda üretim sürecimde önemli bir zaman ve odaklanma problemi yarattığını da itiraf etmeliyim. Bunun benim için çok yeni bir çalışma biçimi olduğunu göz önünde bulundurursak, bunun ilerleyen zamanlarda kolaylıkla çözüme ulaştırabileceğimi düşünüyorum.

    Spider Plant and Wandering Jew, kağıt üzerine renkli kalem, 2017

    Spider Plant and Wandering Jew, kağıt üzerine renkli kalem, 2017

    Yeni çalışmalarını bu yıl Mamut Art’ta izleme olanağı bulduk. Seçiminden sergilenmesine nasıl bir deneyim oldu senin için?

    Bu seneki Mamut Art’ta “Dirilen Bitkiler” başlıklı projemle yer aldım. Bir projeye dönüşmeden önce bu seçki, üzerine incelemeler yaptığım ve sanatsal pratiğimden bağımsız olarak ilerleyen, kişisel ilgi alanıma giren bir konuydu. Botanik, bitki türleri ve fayda-zarar bağlamında insan ile etkileşimleriyle ilgili bir süredir devam eden incelemelerim sırasında dünya üzerinde 100’ü aşkın türü bulunan bu bitki grubu ile karşılaştım. Zaten resmimde kullanabileceğim yeni malzemelerin arayışına girmiştim; bu bitki türlerini tam da kullandığım malzeme ile örtüştürebileceğim bir konu olarak resmime dahil etmiş oldum. Mamut Art’ta bu seriyi sergileme fırsatı bulmak ve böylece bitkilerin hikayesini çalışmaların eşliğinde sözel olarak dinlediklerinde izleyicilerin yaşadığı tatmin duygusuna tanık olmak, içerik, malzeme ve sunum konusunda doğru karar verdiğimden emin olmamı sağladı.

    Son zamanlarda gördüğün ve seni en çok etkileyen sergi ya da sanat etkinliği hangisi oldu? Neden?

    Kişisel sergi olarak Tayfun Gülnar’ın X-İst’te gerçekleşen “Chromophobia” sergisini, ayrıca Abud Efendi Konağı’nda düzenlenen “Koloni” ve “Uzak Hafıza” grup sergilerini sayabilirim. Bu üç serginin beni etkileyen ortak paydası, dünyayı yıkıma götüren insanlık tarihine, hatta sonrasına olan sarsıcı bakışları ve inancın, cinsiyetin, şiddetin, kapitalizmin, teknolojinin ve makinenin insan ile olan ilişkisine eleştirel yaklaşımları oldu.

    Yakın gelecekte hangi projeleri bekliyoruz senden? Bu çizgiyi devam ettirecek misin, yoksa farklı arayışların olacak mı?

    Şu anda ve önümüzdeki dönemde bazı karma sergilerde yer alıyorum ve yer alacağım; bunların dışında daha kapsamlı ve netlik kazanmış bir projeden bahsetmek için henüz erken. Bu süreçte akademik çalışmalarıma biraz daha yoğun olarak ağırlık vereceğim.

     

    Begüm Mütevellioğlu’nun Art50.net’ te yer alan eserlerine buradan ulaşabilirsiniz.