• Biyografik Sanat Filmleri

    Biyografik sanat filmleri listemiz sizi farklı  dünyalara konuk edecek. Siz de film önerilerinizi info@art50.net adresinden bize ulaştırabilirsiniz. İyi seyirler!

  • At Eternity's gate

    At Eternity’s Gate

    Yönetmen: Julian Schnabel, 2018

    “The Diving Bell” ve “The Butterfly” filmleri ile tanınan usta yönetmen Julian Schnabel’ın son filmi “At Eternity’s Gate” Hollandalı ünlü Ressam Vincent Van Gogh’un Arles’deki hayatının son günlerini anlatıyor. Senaryosu Schnabel ve Jean-Claude Carrière ikilisi tarafından yazılan filmde ünlü ressama yıldız aktor Willem Dafoe hayat verirken, Van Gogh’un yakın arkadaşı ressam Paul Gaugin’i ise Oscar Isaac canlandırıyor. Prömiyerini 75. Venedik Film Festivali’nde yapan film, nesillere ilham kaynağı olan Van Gogh’un hastalık, şüphe ve hayal dolu günlerine ve bu dönemde yarattığı şahaserlere bașka bir gözle bakmamızı sağlıyor. Alıșılmış biyografik anlatımın dışına çıkan At Eternity’s Gate, Van Gogh’un yazdığı son mektuplardan alınan kesitlerle sanatçının zihninde gezinme ve son günlerinin bilinmeyen yönlerini keşfetme imkanı tanıyor.

  • turner

    Bay Turner

    Yönetmen: Mike Leigh, 2015

    Manzara ve doğa tablolarıyla tanınan, Romantizm akımının önde gelen ismi İngiliz ressam J.M.W. Turner’ın hayatını anlatan Bay Turner, sanatçının yaptığı seyahatler, sanatının içeriği, sosyal çevresi ve aşk hayatını gözler önüne seriyor. Ünlü ressamın hayatının son 25 yılında geçen filmde bir yandan sanatçıyı yakından tanırken bir yandan da 19. Yüzyıl Londra sanat dünyasını izliyoruz. Turner’ın yaşlı babası, birlikte yaşadığı hizmetçisi ve iki yetişkin kızı ile olan ilişkisini izlediğimiz filmin yönetmen koltuğunda Mike Leigh oturuyor. Başrollerini, usta oyuncular Timothy Spall, Roger Ashton-Griffiths ve Tom Wlaschiha’nın paylaştığı, 4 Oscar adaylığı bulunan filmi Amazon.com’da bulabilirsiniz.

  • big_eyes

    Büyük Gözler

    Yönetmen: Tim Burton, 2014

    İri gözlü çocuk tablolarıyla 1950’lere damga vuran Amerikalı ressam Margaret Keane’in gerçek yaşam hikayesinden uyarlanan Büyük Gözler, bir kadının kendini keşfetme ve erkek hegemonyasından kurtulmasını anlatıyor. Karısının eserlerini yıllarca sahiplenen ve onun tablolarını kendi tabloları olarak tanıtan Walter Keane, para ve şöhreti yakaladıktan sonra eşine uyguladığı baskıyı arttırır. Kendi imzasını taşıyan ‘’Büyük Gözler’’ tablolarını sahiplenemeyen ve bu yalanı 10 yıldan uzun süre sürdürmek zorunda kalan Margaret, sonunda hakkı olanı almaya karar verir. 2014 yapımı bu harika film, ünlü yönetmen Tim Burton’un farklı oyuncularla çalıştığı nadir filmlerden. Başrollerini Amy Adams ve Christopher Waltz’ın paylaştığı, Fransız görüntü yönetmeni Bruno Delbonnel’in usta ışık ve renk kullanımıyla izleyiciye masalsı bir dünya sunduğu bu filme Netflix ve Amazon’dan ulaşabilirsiniz.

  • kare

    Kare

    Yönetmen: Ruben Östlund, 2017

    İsveçli yönetmen Ruben Östlund 2017 yapımı Kare (The Square) filminde konuşma özgürlüğü, sanatsal özgürlükler ve sosyal sansür konularına değiniyor. Bir modern sanat müzesinin ünlü küratörü Christian’ın çarpıcı hikayesini ‘’Kuzeyli ve soğuk bir tarzda’’ izlediğimiz filmde küratör ‘The Square’ adlı verilen, çevresi led ışıklarla çevrili kare bir alandan oluşan sanat eserinin hazırlıklarını yapmaktadır. Büyük bir toplumda farklı katmanlardan ve farklı sosyal sınıflardan gelen insanların yansıması niteliğinde olan bu sanat eseri, zamanla küratörü zorlamaya ve insanlara güvenmeli mi güvenmemeli mi sorusuyla baş başa bırakmaya başlar. 2017 Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye kazanan bu özel filme kitapçılardan ve Amazon’dan ulaşabilirsiniz.

  • Loving Vincent

    Yönetmen: Dorota Kobiela, Hugh Welchman, 2017.

    Loving Vincent, ünlü ressam Vincent Van Gogh’un oldukça ilgi çekici hayat hikayesini ressamın tablolarını bir araya getirerek anlatıyor. Filmde yer alan 65.000 karenin her biri Polonya ve Yunanistan’da yer alan stüdyoyu ziyaret eden 125 profesyonel sanatçı tarafından oluşturuldu. Bu filmde Van Gogh’un etkileyici resimleri kadar tutkulu ve talihsiz hayat hikayesi ile gizemli ölümünü de izleme olanağı bulacaksınız.

  • Frida

    Yönetmen: Julie Taymor, 2002

    Salma Hayek’e en İyi Kadın Oyuncu Oscarını kazandıran film, sanat tarihinin sıra dışı kadınlarından biri olan Frida Kahlo’nun hayatını anlatıyor. Küçük yaşından itibaren ciddi sağlık sorunlarıyla boğuşan Kahlo, kadınlara düşkünlüğüyle tanınan ünlü sanatçı Diego’ya aşık olur ve sanatçıyla inişli çıkışlı bir ilişki yaşamaya başlar. Her ne kadar sadakat kavramını reddetseler de birbirlerine olan tutkulu aşkları ve kıskançlık nöbetleri sebebiyle evlilikleri gitgide yıpratmaya başlar. Yaşadığı ilişkideki karmaşayı ve aşk acısını tuvaline yansıtan Frida, 30 yıl boyunca tutkusunu kaybetmeden resim yapmaya ve Diego’yu sevmeye devam edecektir.

  • Son Portre

    Yönetmen: Stanley Tucci, 2017

    İsviçreli ressam ve heykeltıraş Alberto Giacometti’yi anlatan film, 18 Ağustos’a sinema salonlarına geliyor. 1964 yılında Paris’te geçen, usta aktör Geoffrey Rush’u Giacometti rolünde izlediğimiz film, Stanley Lucci tarafından yazılıp yönetildi. Eski dostu Amerikalı yazar James Lord’a rastlayan Giacometti, Lord’un portresini çizmek ister. Giacometti’nin ısrarını dayanamayan Lord, çalışmaların fazla uzun sürmeyeceğini düşünerek teklifi kabul eder. Haftalar geçmesine rağmen portre bitmez ve Lord Giacometti tarafından alıkonulduğunu düşünmeye başlar. Böylece ikili arasında gelişen diyaloğu ve bir dâhinin başyapıtlarından birinin tamamlanışına şahit oluruz.

  • Cezanne ve Ben

    Yönetmen: Danièle Thompson, 2016

    Biri 19. Yüzyıl sanatının, diğeri ise edebiyatının önemli iki ismi, sanatçı Paul Cezanne ve yazar Emile Zola. Yakın arkadaş olan iki ismin iniş ve çıkışlı dostluklarını anlatan tarihi drama ‘Cezanne ve Ben’, ikilinin tanıştığı okul yıllarından başlıyor ve geriye dönüşlerle ilerliyor. Beraber büyüyen ikili, başarı ve şöhrete giden yolda taşradan Paris’e geliyor, sanatçıların yaşadığı çevreye adım atıyor ve birbirlerini kaybedip yeniden buluyor. Guillame Galliene ve Gaullaume Canet’in muhteşem performansıyla şimdiden klasiklerden biri olarak görülüyor.

  • Küçük Küller

    Yönetmen: Paul Morrison, 2008

    1920’lerin İspanya’sında geçen 2008 yapımı film, Salvador Dali, Federico García Lorca ve Luis Buñuel’in Madrid Güzel Sanatlar Okulu’nda kesişen yollarını konu ediniyor. Ünlü isimlerin gençlik dönemlerini, dostluklarını, farklı yönden ilişkilerini ve kendi dallarında ressam, şair ve yönetmen olarak yükselişlerini izlediğimiz filmde, iç savaşının eşiğindeki İspanya’yı izliyoruz. Geleceğin ünlü ressamı Dali, geleceğin ünlü şairi Federico Garcia Lorca ve film yapımcısı Luis Bunuel ile tanışır. Dali ve Lorca’nın sanatsal ve cinsel özgürlüklerini keşfetme yolculuğunda, İspanya’ya duydukları aşk ve dostluk ve sevgileri iç içe geçmeye başlar.

Toplam 2 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12