• forbes

    Sanat Raporu 2018

    FORBES Türkiye 2018 Sanat Raporu

    2017’de dikkat çeken ve yükselişe geçen isimler, 2018’de gerçekleşmesi beklenen alımlar, yapılacak yatırım ve satışlar oldukça merak uyandıran soruların başında geliyor. Türk resminin performansını ve sanat piyasasının durumunu gözler önüne seren oldukça önemli bir rapor olan FORBES Türkiye 2018 Sanat Raporu geçtiğimiz günlerde yayınlandı.

    Sanat Raporu ile ilgili ayrıntılara yer verdiğimiz bu içeriğimizde Forbes Yazı İşleri Müdürü Handan Bayındır’a da merak ettiklerimizi sorduk.

    HandanBayındır

    Handan Bayındır – Forbes Yazı İşleri Müdürü

    Sizi biraz tanıyalım…

    Ekonomi gazeteciliğinde 29 yılı geride bıraktım. Son 10 yıldır Forbes’un yazı işleri müdürlüğünü yapıyorum. Öğrenimim İktisat ve Fransızca üzerine ancak çeşitli sanat tarihi sertifika programlarına katılarak ve epeyce geniş olan sanat kitaplığımdan okumalar yaparak Türk resmini anlamaya çalışıyorum. 5 yıldır hazırladığım Sanat Raporu için gerekli deneyim, konuya “ekonomi gözlüğü” ile yaklaşmayı bilmekti –ki mesleğim bu zaten. Zira Sanat Raporu, bir sanatçı değerlendirmesi değil, o sanat tarihçilerinin işi. Benim yaptığım, resmin ikinci el piyasasında oluşan fiyat hareketlerini değerlendirmek, piyasa hakkında genel görünümü ortaya koymak.

    Sanat Raporu’nu hazırlama fikri nasıl ortaya çıktı?

    Forbes Türkiye’de yayımlanmaya başladığı ilk sayıdan itibaren sanat ekonomisi hep oldu. Dünyada sanat ve özellikle resim bir yatırım aracı niteliği taşıyor. Sanat fonları var, bankalar sanat kredisi veriyor, prim yapacak imzaları öngören AI (yapay zeka) üzerine çalışmalar yapılıyor… Bütün bunlar yaşanırken Türkiye’de resim piyasasına ait hiçbir veri olmaması tam bir felaketti aslında. Üstelik özellikle 2000’lerden itibaren tüm oyuncularıyla tıkır tıkır işleyen bir pazar varken ortada! Bu boşluğun doldurulması gerekiyordu. Forbes’un alameti farikalarından biri de listeler. Dolayısıyla daha önceki yıllarda tek ressamın pazarını analiz ettiğim yazılarla olmayacak bu iş dedik ve tüm pazarın genel görünümü verecek Sanat Raporu’nu hazırlamaya başladım. Bir ekonomi dergisinde sanatın kapak konusu olması sanırım Türkiye için bir ilkti. Sanata farkındalık yaratması açısından çok hoş bir gelişmedir bu. Daha da önemlisi sanat dünyasıyla bir dirsek temasımız, organik bağımız yok. Bu bizi araştırma yapmak ve sonuçları yazmakta sonsuz özgür ve objektif kılıyor. Sanat camiasından birilerinin bu raporu hazırladığında olabilecekleri düşünsenize…

    Sanat Raporu’nu hazırlarken süreç nasıl ilerliyor? Çalışmalar ne kadar sürüyor?

    Rapor bir yıllık çalışmanın ürünü. Yıl boyu takip edilen müzayedeler ilk adım. Esas zorluk tekrar satışları bulmak. Yıllardır takip ettiğimden müzayedeye çıkan resimleri artık “gözüm bir yerden ısırıyor”. İşte o zaman, o sanatçının sergi kataloglarını, hakkında yazılmış kitapları, internet sitelerini tarıyorum, önceki müzayede kataloglarını inceliyorum. Ve satışa çıkan eseri bir kaynakta bulduğum andaki heyecanımı anlatamam. Dergideki arkadaşlarım benim etrafta çığlık atarak dolandığımı gördüklerinde anlıyorlar yine bir tekrar satış veya önemli bir koleksiyondan çıkmış resim bulduğumu… Ocak ayı en yoğun olduğum dönem. Yıl boyu girişi yapılan tüm verilerin işlenerek anlamlı grafikler haline getirilmesi ve son olarak yazım aşaması. Araştırma verilerinin analizini yazmak benim için sıkıntılı aslında. Zira o kadar çok sonuç ve o kadar az yer var ki… Hangisini yazıdan atayım, hangisi tutayım… Neyse ki sosyal medya hesaplarımdan dergide yazamadıklarımı yazmaya başladım.

    Rapor hazırlanırken karşılaştığınız zorluklar neler? Bilgileri nasıl teyid ediyorsunuz?

    Başlangıçta epey tepki aldım. Sanat, herhangi bir emtia gibi değerlendirilir mi diye… Bence değerlendirilir. Çünkü ortada bir ‘mal’ var. Satıcı, aracı, alıcı var. Piyasada dönen para var. E, iş bunun ölçülmesine gelince niye olmuyor? Son beş yıldır Türkiye’de müzayede piyasasında kaç paranın, kaç eserin döndüğünü, hangi imzanın iniş veya çıkış trendinde olduğunu bu rapor sayesinde biliyoruz artık. Piyasaya yeni giren alıcılar için tam bir veri seti. Keza satıcılar için de. Elindeki eseri o yıl satışa çıkarsın mı, tutsun mu? Piyasaya ilişkin bir veri olmaksızın bu karar çok afaki alınıyor. Sonuçta büyük zarara uğrayabiliyorlar. Nitekim raporda geniş analizi yapılan imzalar için “al-sat-tut” önerileri bulunuyor ve 5 yıldır bu öngörülerde hiç yanılmadık… Sanıyorum herkes yavaş yavaş alıştı, eskisi kadar tepki almıyorum artık. Diğer yandan bu piyasa çok gri-flu bir piyasa. Galeri satışları, koleksiyonlar arası satışlar, atölyeden satışlar asla açıklanmıyor. Piyasa şeffaflaşmayı denerse aslında her şey çok güzel olacak.

    En hayati zorluk ise çok az kişinin işini özenli-doğru yapması. Aynı resmin adı veya boyutu, kullanılan malzemesi farklı kaynaklarda başka başka isim, boyut, malzeme olarak karşıma çıkabiliyor. Bunlar korkunç hatalar. Hangisi doğru? Eğer bir sergi kataloğundan veya o ressamla ilgili sanat tarihçisinden doğrulayamamışsam en son basılmış kaynaktaki bilgiyi doğru kabul ediyorum. Müzayedelerde oluşan fiyatlara zaten canlı olarak şahit oluyoruz. Ancak kimi zaman orada her şey o kadar hızlı ilerliyor ki kaçırdığımız fiyatlar olabiliyor, o zaman, o şirketten ayrıca bilgi alıyorum. Aynı zamanda müzayedeleri izleyip kayıt altına alan kimi çılgın koleksiyonerler var. Onlarla da bilgi teyidine gidiyorum.


    Rapora göre geçen sene sanat piyasası toplam 69 milyon liralık ciro elde etti. Satışa çıkan toplam 3 bin 556 eser ise 2017 yılını eser çeşitliliği ve yeni fırsatlar açısından oldukça verimli bir yaptı. 2018 raporunun liste şampiyonu, 4 milyon 550 bin liralık ciro ile Burhan Doğançay olurken, geçtiğimiz sene yapılan en pahalı satış ise 1 milyon 150 bin lirayla Mahmut Cuda’nın ‘’Sara’’sı oldu. 2018’de dikkat çeken Haluk Akakçe, Alaettin Aksoy, Şükriye Dikmen ve Aliye Berger gibi birçok önemli sanatçı var. Sanat piyasasını anlamak ve bu sene yapılacak alış-satış fırsatlarını değerlendirmek amacıyla raporun can alıcı noktalarını sizin için beş ana başlık ve beş ana soruda topladık. Gelin bu sene sanat piyasasında neler olup biteceğine beraber bakalım.

    burhan-dogancay

    Yılın Rekoru: Burhan Doğançay, From Walls No.5, tuval üzerine yağlıboya, 1970.

    1. Forbes Türkiye Sanat Raporu

    Forbes Türkiye Sanat Raporu nedir? İlki Şubat 2014’te yayınlanan rapor, bir yıl boyunca düzenlenen müzayedelerde satışa çıkan resimlerin satış oranları, arz-talep dengesi ve ortalama eser fiyatlarını göz önünde bulundurarak Türk resminde müzayede satış performansını ve güncel eğilimleri ölçüyor. Raporda yer alan bilgiler aynı zamanda önceki yıllara göre kapsamlı karşılaştırmalar, satış oranları ve performanslarıyla ön plana çıkan sanatçılar ve tekrar yapılan satışlar gibi piyasa analizlerini kapsıyor. Piyasanın güncel durumu hakkında ilgililere bilgi veren rapor, bir sonraki sene gerçekleşecek olan alış-satış, zamanlama, müzayede evi vb. konular hakkında ipuçları vermeyi amaçlıyor.

    2. 2017 Yılı Sanat Piyasası

    2017 yılı sanat piyasası açısından nasıl bir yıl oldu? 2017 yılında toplam 262 ressamın 3 bin 556 eseri satışa çıktı. Bu lotlardan 2 bin 587’si satıldı. 2017 yılı satış oranı ise %72. Satışlardan elde edilen toplam ciro 69 milyon lira. Forbes’un geçtiğimiz 5 yılda yayınladığı diğer raporlara baktığımızda bu seneki cironun son 5 yılın en düşük rakamı olması dikkat çekiyor. Forbes’un raporuna göre 2017 yılı, birçok açıdan 76,5 milyon ciro yapılan 2016 yılından farklı bir yıl oldu. Geçtiğimiz yıl dövizin yükselmesi reel fiyatların gerilemesine sebep oldu. Yatırımcılar ve koleksiyonerler açısından önemli fırsatlar oluşturan fiyat düşüşü, bu yılki cironun 69 milyon lirada kalmasının en önemli sebeplerinden biri. Fiyat düşüşü ve cironun gerilemesine rağmen Forbes raporu, 2017 yılında sanat piyasasının gelişmeye devam ettiğini gösteriyor. Geçen sene özellikle pazarda satışa çıkan eserlerin verimliliği, koleksiyoner ve yatırımcıların elde ettikleri fırsatlar açısından önemli bir yıl oldu.

    3. 2017’nin Önemli Satışları

    2017 yılında gerçekleşen önemli satışlar? 4 milyon 550 bin liralık ciroyla listenin performans şampiyonu Burhan Doğançay oldu. Doğançay’ın hemen arkasından ise 3 milyon 254 bin lira ile Kemal Önsoy ve 3 milyon 144 bin lira ile Fikret Mualla geliyor. 2017 yılının en pahalı satışı ise Mahmud Cuda’nın ‘’Sara’’sı oldu. 2017 Mart’ta gerçekleşen Antik Müzayede Satışı’nda 500 bin lirayla açılış yapan bu portre, 1 milyon 150 bin liraya satıldı. Bir diğer önemli satış ise Mehmet Güleryüz’ün eserinde gerçekleşti. Güleryüz’ün ‘’Bir Galerici Nasıl Olmalı’’ adlı tablosu, 90.000 liraya alıcı buldu. İlk olarak Mart 2011’de 55 bin liraya (Antik A.Ş.), bir yıl sonra 2012 Mart’ta 75 bin liraya (Antik A.Ş.) tekrar satılan tablo, 90 binlik üçüncü satışıyla fiyatını yüzde 82 oranında arttırdı.

    Mahmut Cuda, Sara, 1929.

    Mahmut Cuda, Sara, 1929.

    4. 2018’de Dikkat Çeken İsimler

    2018 yılında ilgililerin yakından izlemesi gereken sanatçılar kim? Bu sene performansını ve satış oranını dikkat çekici bir biçimde arttıran en önemli isimlerden biri Haluk Akakçe. Akakçe 2016’da elde ettiği yüzde yüzlük performansını bu sene de korudu. 2016’da 6 eseri satılan sanatçı bu sene iki katına çıkardığı eser sayısına rağmen yine tüm eserlerinin satılmasıyla beraber %100 lük performans elde etti. Bir diğer dikkat çeken isim ise Diyarbakırlı Tahsin. 2016 yılında satışa sunulan ancak alıcı bulamayan Tahsin, 2017’de dikkat çeken bir performans sergiledi. Sanatçının satışa çıkan 9 eserinin 9’u da satıldı. Bu sene %100’lük satış oranı elde eden sanatçı 2018’de dikkatleri üzerine çekiyor. Satış oranlarını dikkat çekici oranda arttıran diğer önemli isimler arasında Taner Ceylan, Cihat Burak, Azade Köker ve Adnan Çoker var.

    5. 2018 Önerileri

    2018 yılında sanat piyasasını neler bekliyor? Forbes, 2017 eğilimlerinin 2018’de devam edeceğini, ilgililer için ekonomik alımların ve önemli yatırım fırsatlarının süreceğini ön görüyor. İlgililer için takip etmeye değer, gelişmeye ve satış performansını 2018 yılında yukarı taşıma potansiyeli yüksek olan isimler arasında Elvan Alpay, Alaettin Aksoy, Şükriye Dikmen, Aliye Berger, Ahmet Oran, Nejat Satı var. Son olarak Forbes’a göre 2018 yılında gerçekleşecek olan sergileri takip etmek ilgililer ve yatırımcılar için oldukça önemli. Gerçekleşen sergilerin sanat piyasasına yaptığı olumlu yansımalara dikkat çeken Forbes raporu, 2017 yılında gerçekleşen ‘Füreya’ sergisini örnek vererek bu serginin sanatçının eserlerinin cirosunu yaklaşık 9 katına çıkarmasına dikkat çekti. FORBES’un sanat piyasası değerlendirmesi, önümüzdeki günlerde heykel, seramik ve hat sanatı listeleriyle devam edecek.

    Simge Erdoğan

  • canan

    2017’de Türk Sanat Piyasası

    Aylin Seçkin'den 2017 Yılı Değerlendirmeleri

    Geçtiğimiz haftalarda 2017’de dünya sanat piyasasındaki gelişmeleri tüm detaylarıyla Art50net için yazan Ekonomi Profesörü ve Sanat Ekonomisi Uzmanı Aylin Seçkin, Türkiye sanat ortamından yaptığı incelemelerle yazı dizisine devam ediyor.

     

    2017 Türkiye’de ekonomik açıdan zor bir yıldı. Müzayedelerde cirolarda ciddi düşüşler oldu. Ancak yine de bu yılın akılda kalacak rekoru Beyaz Müzayede tarafından 19 Kasım’da satılan Fahrelnissa Zeid’in Ürdün yıllarında tanıdığı bir öğrencisinin portresi ile kırıldı. 1981 yılına ait Feminity 1 milyon 260 bin TL ile şimdiye kadar satılan en pahalı Zeid tablosu oldu. Salonda Ürdünlü koleksiyonerler de vardı. Bir diğer satış ise yine aynı müzayedede Zeid’in 1980’lerde Ürdün’deki evinin salonunda asılı Bedouin isimli bir bedeviyi resmettiği portreydi ve 620 bin TL’den Beyaz Müzayede’de en yüksek fiyatla satılan ikinci eser oldu. Fahrelnissa Zeid’in Tate Modern’de yazın açılan retrospektif sergisi de sanatçının yurtdışı piyasasını ve fiyatlarını konsolide etti. Londra’da Bonhams Kasım müzayedesinde de 190.000 sterline yaklaşan fiyattan alıcı buldu.

    Fahrelnissa Zeid

    Fahrelnissa Zeid

    Yine 19 Kasım’da Beyaz Müzayede’de Adnan Çoker’in 180×360 cm ebadındaki 2015 yılına ait Retrospektif isimli başyapıtı ise 600 bin TL’den satıldı. Fikret Mualla’nın büyük ebat kağıt üzeri guaj eserleri tahminlerin çok üstünde bir fiyat olan 190 bin TL civarına satılarak rekor kırdı. Bunun en önemli sebebi Fikrat Mualla’nın taklit eserlerinin piyasada çok yaygın olması buna karşın bu eserlerin Mualla’yı tanıyan önemli bir yabancı koleksiyonere ait parçalar olmasından kaynaklanıyordu. Diğer Mualla eserleri ise 140-190 bin TL arasında fiyatlarla yeni koleksiyonerlerini buldu.

    Artam Çağdaş Müzayedesi ise Beyaz’dan biraz daha sönük geçti. Artam’da 1948-49 yılına ait Nejad Melih Devrim’in 65×80 cm tuval üzerine yağlıboya tablosu tahmini fiyatın altında 125.000 TL olurken, 1950 yılına ait 100×80 cm tuval üzerine yağlı boya eseri 180.000 liraya tahmini fiyat aralığında satıldı. Akdeniz Serisi’nden 2005 yapımı 175×363 cm tuval üzerine yağlıboya işi ise 375.000 TL’ye satılarak tahmini fiyatının altında kaldı. Devrim Erbil ise 325.000 TL’ye alıcı buldu. Burhan Doğançay Kurdeleler Serisi ise 485.000 TL’ye alıcı bulurken yine tahmini fiyat aralığına ulaşamadı. Toplam ciro 6,2 milyon lira civarında, satış oranı ise % 74,4 oldu. Müzayedelerle ilgili dikkat çeken bir nokta da çok yeni eserlerin aynı yıl müzayedeye çıkıyor olmasıydı. Bu nokta zaten zor durumda olan galerilerin işini daha da güçleştirirken müzayedeci-galerici gerilimini de destekler nitelikte.

     

    Bu sene kadın sanatçıların daha öne çıktığı bir yıl oldu. Arter’de Canan’ın Kaf Dağı’nın Ardında sergisi büyük ilgi gördü.

    Canan, Kaf Dağı'nın Ardında Sergisinden

    Canan, Kaf Dağı’nın Ardında Sergisinden

     

    Yine Galeri Nev’de Seyhun Topuz’un Şimdiki Zaman, bu sene açılan Merdiven Art Space’te İpek Duben’in Love Game sergisi ve İstanbul Modern’de İnci Eviner Rretrospektif sergileri yılın dikkat çeken kadın sanatçı sergileri olarak kayda geçti.

    İnci Eviner (İstanbul Modern)

    İnci Eviner (İstanbul Modern)

     

    Kale Grubu’nun açtığı seramik sanatçısı Füreya’nın en kapsamlı retrospektifi de 2017 yılına damgasını vuran kadın sanatçı sergilerinden biri oldu.

     

    Artam

    Artam

    Yılın son müzayedesi Artam müzayedesi oldu. Müzayedede Halil Paşa’nın ahşap separatörü 1,5 milyon liraya satılan en pahalı eser oldu.

     

    2017 yılı BASE heyecanıyla bitti. Genç sanatçılar, dört günlük sergi ve paneller on binden fazla sanat meraklısını Galata Rum Okulu’na çekerken sergilenen eserler koleksiyonerlerin de ilgisini çekti. Bazı eserler oldukça iyi koleksiyonlara girdi. Büşra Çağıl’ın tüm işleri Öner Kocabeyoğlu Koleksiyonu’na girerken, Kübra Boy’un Trofe adlı çini işi Emin Hitay Koleksiyonu’na dahil oldu. 108 iş satışa sunulurken işlerin ortalama fiyatı 5000 TL civarındaydı.

    Büşra Çağıl

    Büşra Çağıl

    Sonuç olarak, Türk sanat piyasasının starları 2017’de yine üst sıralarda yer alırken fiyatlarının geçen senelere nazaran düştüğü gözlendi. Döviz kurlarının son bir yılda %40 civarında artmasıyla, ekonomik belirsizliğin sanat piyasalarında da hissedildiği bir yıl oldu. Buna karşın yeni galeriler, pop-up sergi ve çeşitli yabancı galerilerle işbirliklerinin arttığı, yabancı sanatçıların Türk piyasasına da daha fazla girdiği bir yıl oldu. Önümüzde Koç Müzesi açılışı var. Bu müzenin açılışının piyasadaki fiyatları yukarı çekmesi bekleniyor.

    Aylin Seçkin

  • 2017’de Dünya Sanat Piyasasındaki Gelişmeler

    Aylin Seçkin'den 2017 Yılı Değerlendirmeleri

    Ekonomi profesörü ve sanat ekonomisi uzmanı Aylin Seçkin, 2017’de dünya sanat piyasasındaki gelişmeleri tüm detaylarıyla Art50net için yazdı.

    ( Aylin Seçkin’in Türkiye sanat ortamından yaptığı incelemelere buradan ulaşabilirsiniz.)

     

    Bu yıl gerek Türkiye’de gerek dünyada galeri kapanışlarına tanık olduğumuz bir yıl olsa da genel portre hala Amerika ve Avrupa sanat piyasası açısından olumlu. Türk piyasası açısından nispeten durgun, rekorların daha az olduğu bir yıl oldu. Dünya sanat piyasasının likidite açısından bir sorunu şimdilik olmazken, rekorların gözlendiği bir yıl olmasının en önemli sebebi dünyada servetin hala artarak Körfez ülkeleri, Çin ve Amerika kıtasında yoğunlaşması olarak açıklanabilir.

    Beş günün ardından 10 Aralık’ta biten Art Basel Miami Beach‘de yaklaşık 3,5 milyar dolar değerinde eser satışı söz konusu. Toplam ciro henüz açıklanmasa da satışların son derece olumlu olduğu gözleniyor. Bazı galeriler için fuarlar çok önemli bir gelir kaynağı durumunda. The Art Market 2017 raporuna göre galeri gelirlerinin % 41’i fuar satışlarından elde edildiği sonucu çıkmış. Bununla birlikte yoğun fuar programı, fuarlara katılım şartları ve masrafları birçok galeri için de göze alınamayacak boyutlarda.

    Art Basel Miami’de öne çıkan bazı satışlar ise şöyle: İlk günün en önemli satışı olarak Yayoi Kusama’nın ‘Standing at the Flower Bed’ (2013) eseri 1 milyon dolara satıldı. Genç koleksiyoner alımlarına örnek olarak ise $250,000 dolara satılan Lee Bul’ın (Mekamelencolia — Velvet #3 DDRG29AC)” (2017) adlı eseri örnek verilebilir. Sigmar Polke’nin çift taraflı eseri Transparent #8 (1988) $1.75 milyon dolara bir Amerikan koleksiyonere gitti. Bruce Nauman’s “Untitled (Two Wolves, Two Deer)” (1989) eseri de $9.5 milyon dolara Asyalı bir koleksiyonerin oldu.

    Yayoi Kusama, Standing at the Flower Bed

    Yayoi Kusama, Standing at the Flower Bed, 2013

     

    Lee Bul (Mekamelencolia — Velvet #3 DDRG29AC)” (2017)

    Lee Bul, Mekamelencolia — Velvet #3 DDRG29AC, 2017

    UBS’in son açıklanan raporuna göre koleksiyonerlerin psikolojik getirilerinin arttığına tanık olmaktayız. Bu, fiyatların yukarıda kalmasını destekleyen önemli bir özellik olarak biliniyor. Türkiye için önceki yıllarda yaptığımız bir araştırmaya göre psikolojik getirilerin % 30 civarında ve oldukça yüksek olduğu sonucuna varmıştık. UBS’in çalışması koleksiyonerlerin % 71’i kişisel mutluluk için, % 54’ü ise tutku neticesinde eser aldıklarını ifade etmişler. Buna karşın, koleksiyonerlerin sadece % 40’ı yatırım amaçlı aldıklarını belirtmiş. Dünya makroekonomik verileri incelendiğinde de likidite bolluğunun sanata aktığı ve yüksek fiyatlı eserlerin rahat alıcı bulduğu görülmekte. Christies’in 16 Kasım Müzayedesinde Da Vinci’nin Salvator Mundi’sinin 405,3 milyon dolara alıcı bulması bunun en önemli örneği.

    Tartışmasız yılın en dikkat çeken satışı Rönesans Ressamı Da Vinci’nin komisyon dahil 450,3 milyon dolara satılan Salvator Mundi tablosu oldu. Tablonun Suudi Prensi Bin Salman tarafından satın alınıp Abu Dabi Louvre Müzesi’ne hediye edildi (ya da kiralandı?) Eser, 1958’de bir müzayedede sanatçısı bilinmediğinden sadece 100 dolara satılabilmişti. Eserin son sahibi kimya milyarderi Rus işadamı Dmitry Rybolovlev 2013 yılında resmi 127.5 milyon dolara satın almıştı.

    Da Vinci, Salvator Mundi

    Da Vinci, Salvator Mundi

    Yine aynı günlerde Sotheby’s’in New York’ta 16 Kasım Müzayedesi akşamı çok önemli bir koleksiyonun satışı vardı ve eserlerin çoğu tahmini fiyat aralıklarının çok üstünde fiyatlara satıldı. Ünlü koleksiyoner Martin Margulies Ibrahim Mahama’nın Non-Orientable Nkansa (2017) adlı tahta kutu yerleştirmesini €375,000 euroya satın aldı.

    Ibrahim Mahama, Non-Orientable Nkansa

    Ibrahim Mahama, Non-Orientable Nkansa, 2017

    Çağdaş sanatta kırılan rekor ise Mayıs ayında New York Sotheby’s’de 110,5 milyon dolara satılan Jean-Michel Basquiat’ın tablosuydu. Bu eserin sahibi de genç Japon işadamı Yusaku Maezawa oldu.

    Jean Michel Basquiat

    Jean Michel Basquiat

    Sotheby’s’in Kasım New York Müzayedesi 310,3 milyon dolarlık ciroya ulaşırken tahmini fiyat aralığını epeyce geçerek eserleri alıcı bulan sanatçılar Lucien Freud, Royal Academiy of Arts Londra’da retrospektif sergisi olan Jasper Johns, piyasaya çok sınırlı eseri gelen Cy Twombly, Edward Ruscha, Roy Lichtensein, tahmini fiyat aralığının 6 katına satılan Laura Owens, yine tahmini aralığın 5 katına satılan Lynette-Yiodam Boakye, Rudolf Stingel, David Hockney, Alberto Burri, Kenneth Noland, Phillip Guston, Wolfgang Tillmans, Jonas Wood ve Joseph Kornell oldu. Bu sanatçıların çoğu yine Ekim Londra Sotheby’s Müzayedesinde çok iyi performans göstermişlerdi.

    Bu sene New Museum, New York’lu kadın sanatçılara daha çok yer verdi. Bu sanatçılardan Lynette Yioadam-Boakye ve Kaari Upson’un sergileri benim dikkatimi en çok çekenler arasındaydı. Zira 15. İstanbul Bienalinde Upson’un işlerini Türk sanatseverler yakından görme fırsatı buldu. Hem Whitney Bienali’nde hem de New Museum’daki sergilerde dikkatimi çeken önemli nokta Afro Amerikalı sanatçıların daha dışa vurumcu daha politik ve eleştirel işleriyle, pentür ve el emeğini daha öne çıkaran işlere verilen önemdi.

    Lynette Yioadam-Boakye

    Lynette Yioadam-Boakye

    Bu bağlamda 2017 aborijinal ve yerli sanatçıların dünya sanat piyasasında daha görünür oldukları bir yıl oldu. Venedik Bienali’nde Kananginak Pootoogook’un “Walrus Hunt” adlı işi dikkat çekiyordu. Art Basel’de de Avustralyalı Warlimpirrnga Tjapaltjarr, Kanadalı General Idea en çok talep gören yerli sanatçılara örnek teşkil ediyordu.

    Sonuç olarak Andy Warhol, Lucien Freud, Francis Bacon gibi global sanat piyasasının starları 2017’de yine üst sıralarda yer alırken fiyatlarının geçen senelere nazaran düştüğü gözlendi. Özellikle Amerikan ekonomisinin makro verilerinin sağlıklı büyüme ve fiyat istikrarının sürdüğü, borsadaki kazanımların servet artışını desteklediği düşünülürse bunun sanat piyasasına daha fazla likidite ve satış olarak döneceği tahmin ediliyor. Ancak, kanunlaşması halinde sanat satışlarından alınan vergi iadesinin kaldırılması önümüzdeki yıllarda Amerika Birleşik Devletlerinde borç, boşanma ve ölüm kaynaklı sanat satışlarında bir yavaşlama olabileceğini, bunun da fiyatları yukarı yönde etkileyeceğini söyleyebiliriz.

     

    Aylin Seçkin

  • Katja Novitskova, Pattern of Activation, 2014, in the Boros collection.

    En İyi 200 Koleksiyoner

    ARTnews'in, 2017'nin En İyi 200 Koleksiyoneri Listesi Yayınlandı

    Ünlü sanatçıların milyon dolar değerindeki eserlerinin nerede, kimde olduğu ve ne şekilde koleksiyonerlerle buluştuğu soruları sanat camiasını meşgul etmeye devam ediyor. ARTnews, geçtiğimiz günlerde 28. ARTnews En İyi 200 Koleksiyoner (Top 200 Collectors) listesini yayınladı.

    (Kapak Görseli: Katja Novitskova, Pattern of Activation, 2014, Boros Koleksiyonu.)

     

    2017 listesinde karşımıza çıkan tek Türk isim Empresyonist, Modern ve Çağdaş Sanat eserler toplayan Halit Çingillioğlu ve Kemal Has Çingillioğlu oldu. Listede geçen sene alımları ve yaptıklarıyla gündemde olan Danny Goldberg, Jochen Zeitz, Roman Abramovich ve Paul Allen gibi isimler de bulunuyor. 

     

    Listeye ek olarak ARTnews, koleksiyonerlere 2016 yılındaki alımları hakkında sorular sordu. Verilen cevaplar çağdaş sanat camiasında neler olup bittiğini gözler önüne sererken bienal ve sanat fuarlarının sanatçı-koleksiyoner buluşması açısından ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Örneğin; Anicka Yi’nin Whitney Bienali’nde yer alan video çalışması, Julia Stoschek tarafından satın alındı. Benzer bir şekilde, 2014 Whitney Bienali’ne katılan Laura Owens’ın işleri geçen yıl Salamés, Rosa de la Cruz ve Danny Goldberg’in koleksiyonlarına girdi. Bu yazın en önemli organizasyonları; Venedik Bienali, Documenta 14 ve Art Basel birçok ismi ön plana çıkardı. Koleksiyoner Estrellita Brodsky, Documenta’dan Vlassis Caniais’in heykelini ve Art Basel’dan Harvey Quaytman’nın çalışmasını aldı. Venedik Bienali’nin Estonya pavilyonunda yer alan Katja Novitskova’nın çalışmaları Sandretto Re Rebaudengo, Karen ve Christian Boros ve Goldberg koleksiyonlarına, Venedik Bienali’nin prestijli Golden Lion ödülünün sahibi, Anne Imhof’un çalışmaları ise Rubell Ailesi ve Walter Vanhaerents koleksiyonlarına girdi.

    Anicka Yi, The Flavor Genome, 2016. Photo: Fabian Frinzel

    Anicka Yi, The Flavor Genome, 2016. Photo: Fabian Frinzel

    Koleksiyonerlere yöneltilen bir diğer soru ise ilham aldıkları isimler oldu. Rebecca ve Martin Eisenberg, Mayıs ayında vefat eden Jack Tilton’un sanata bakış açıları üzerindeki etkisini anlatırken, diğer isimler Los Angeles’ta kişisel müzelerini açan Maurice Marciano ve Eli Broad’ın etkisinden bahsetti. İlham veren diğer isim ise bu sene 165 milyona sattığı Roy Lichenstein çalışması ile gündeme gelen Agnes Gund oldu.

    Jeff Koons, Balloon Rabbit (Red), 2005-2013, in the Minskoff collection

    Jeff Koons, Balloon Rabbit (Red), 2005-2013, Minskoff Koleksiyonu

    Adı Top 200 araştırmasında birçok kez anılan kişi ise ünlü sanatçı Jeff Koons. Koleksiyoner Tiqui Atencio Demirdijan, David Geffen ve Anita Zabludowicz 2016 alımlarında Koons’un işlerini kaçırmaktan duydukları pişmanlığı belirtirken, koleksiyonunda Pollock’un Wounded Animal ve Picasso’nun 19 bronz heykeli bulunan Edward Minskoff, sahip olduğu, 51 Astor Place New York binasının lobisinde duran Koons, Balloon Rabbit (Red), 2005-10 çalışmasının koleksiyonun en önemli parçası olduğunu söyledi. Minskoff’un bu sene kaçırmaktan pişmanlık duyduğu eser ise Andy Warhol’un The Wild One’ı.

    Artnews’in Top 200 Collectors listesine artnews.com adresinden ulaşabilirsiniz.

     

    Simge Erdoğan

  • Sanat Fuarı Gezme Kılavuzu

    Banu Çarmıklı'dan Uzman Öneriler

    Contemporary İstanbul fuarının ardından sanatın kalbi Ekim ayında Frieze coşkusuyla birlikte Londra’da, Aralık ayında ise Art Basel ve çevresindeki alternatif fuarlar eşliğinde Miami’de atacak. Türkiye’den koleksiyonerler ve sanatseverler artık dünyanın belli başlı sanat fuarlarını düzenli olarak ziyaret ediyor; bu eğilim, çok daha küresel bir bağlamdan beslenen çağdaş sanat ortamımıza birbirinden nitelikli sergiler ve koleksiyonlar olarak geri dönüyor.

    Öte yandan sanat fuarı gezmek başlı başına bir sanat. Kısa bir süre içinde görülecek o kadar çok eser, dinlenecek o kadar çok panel ve tanışılacak o kadar çok sanatçı var ki! Giriş, vestiyer ve restoran kuyruklarının metrelerce uzadığı, çarpışmadan gezebilmenin ancak bale yaparak mümkün olduğu yoğun gün ve saatlerde herkes için artan stres ve yorgunluk düzeyi de cabası. Peki fuar deneyimine hazır olmak ve bu sınırlı süreyi en verimli ve keyifli şekilde kullanmak için neler yapmalı? Tanıdığımız en profesyonel fuar izleyicilerinden Banu Çarmıklı‘ya uzmanlığının püf noktalarını sizler için sorduk ve ortaya harika bir “sanat fuarı gezme kılavuzu” çıktı. Keyifli okumalar!

     

    Fuar ziyaretine hazırlanırken neler yapmalıyız? Neler okumalıyız? Nasıl giyinmeliyiz? Yanımızda getirmemiz ve getirmememiz gerekenler?

    B.Ç. : Fuar ziyareti öncesi, fuarda öne çıkan galeri ve sanatçıların isimleriyle eserleri online yayınlarda görülmeye başlar. Bu isimlerin yanı sıra keşfedilecek sanatçılar ve proje bazlı standların da isimlerini not etmek işinize yarayacaktır. Böylece o karmaşanın içinde onları hatırlamakla uğraşmamış ve direkt hedefe yönelmiş olursunuz. Tabii ki uzun saatler geçirileceği için rahat ayakkabı ve mevsime göre kıyafet seçimi en doğrusu. Fuar alanlarının havalandırması güçlü olmakla birlikte, yetersiz kaldığı zamanlara çokça rastladım. Kalabalığın da etkisiyle içerinin sıcak olabileceğini unutmamak gerek. Yiyecek, içecekle giriş yapılamadığını hatırlatalım; ancak su, olmazsa olmaz.

     

    Fuar alanına hangi gün ve saatlerde, nasıl, ne kadar önceden gitmeliyiz?

    B.Ç. : Fuarların VIP günlerine giriş sağlayabilecek olanlar için elbette en rahatı erken saatlerde ön izleme yapmak. Ayrıca hafta sonları tüm fuarların en kalabalık günleri olduğundan verimli bir izleme yapılması çok zor. Benim tavsiyem, hangi gün olursa olsun öğleden önce giriş yapmak.

     

    Fuarın tümünü kısıtlı bir süre içinde gezmek oldukça zor olabiliyor. Fuarda en az yorgunlukla en çok eseri görebilmek ve bizim için önemli kısımları kaçırmamak için rotamızı nasıl belirlemeliyiz? Mola zamanlarımızı nasıl planlamalıyız?

    B.Ç. : Fuara gitmeden mutlaka görmek istediğiniz galeri ve standların yeri hakkında küçük bir keşif yapmalısınız. Girişten itibaren fazlasıyla görsel uyarana maruz kalınacağından, asıl görülmek istenen kısımlar atlanabiliyor. Bu noktaları not defterinizden ya da üzerine işaretlediğiniz krokiden takip etmek işinizi kolaylaştırır. Ana bölümler arasında genellikle bistrolar bulunduğu için molayı o sıralarda vermek iyi bir fikir olabilir.

    İpek Yeğinsü

    Fuarlarda belli başlı ziyaretçi arketipleri var. Bu arketipleri daha yakından tanıyabilir miyiz? Her birinin karakteristik özellikleri?

    B.Ç. : Gerek tecrübeli, gerek genç koleksiyoncuları eserin önünde geçirdikleri süreden ve sordukları sorulardan anlamak çoğu zaman mümkün. Alım yapmayı planladıkları için düşünceli ve sakin davranışları gözlemlenebilir. Sanat profesyonelleri ve öğrencileri, galericiyle pek fazla iletişime geçmese de inceleyici bakışlarından anlaşılabilir. Genellikle hafta sonu görebileceğiniz sanatseverler ise daha hızlı, dışa dönük ve değişken bir ilgiyle dolaşıyorlar bana göre.

     

    Fuarların bir diğer boyutu da ev sahibi galeriler ve sanatçılar… Onlarla nasıl iletişim kurmalı, standlarını ziyaret edip eserleri incelerken nelere dikkat etmeliyiz?

    B.Ç. : Belli etmeseler bile yorgunlukları hesaba katılmalı; onların uyarılarına ya da gereksiz açıklamalar yapmalarına mahal verecek soru ve davranışlardan kaçınılmalı.

     

    Fuarda nasıl fotoğraf ve video çekmeli, sosyal medyada nasıl kullanmalıyız?

    B.Ç. : Sanat eserleri ile selfie çekmek yerine eseri uygun bir açıdan fotoğraflayıp paylaşmak bence daha uygun. Ayrıca sanatçı ve galeri ismini yazmadan yapılan paylaşımları da pek doğru bulmuyorum. Burada öne çıkan her zaman “sanat” olmalı.

     

    “Siz siz olun, fuarda asla yapmayın” dediğiniz üç şey?

    B.Ç. : Eserlere tabii ki dokunulmamalı. Sosyal medya paylaşım çılgınlığı içinde fuarı ve eserleri telefon ekranından izlememeli. Yine sosyal medyada sanatçısını zor durumda bırakacak, tepki çekmesine neden olacak paylaşım ve ifşalardan kaçınılmalı. 

     

    Şehirlerde ilgili fuarlarla eş zamanlı olarak sergi, açılışlar, müzelerde özel sergiler vb birçok yan etkinlik gerçekleşiyor. Çok kısıtlı bir zaman ve enerji stoğumuz olduğunu göz önünde bulundurursak hepsine katılmamız neredeyse imkânsız. Siz hangilerine katılacağınıza nasıl karar veriyorsunuz?

    B.Ç. : Hangi sanatçının sergisi olduğu benim için ilk sıradaki kriterdir diyebilirim. Kişisel tanışıklığım olan galerilerin açılışlarında da bulunmaya çalışıyorum. Onun dışında açılışlar pek rahat sergi izlenebilen yerler değil.

     

    Fuardan eve dönerken mutlaka yanımızda götürmemiz gereken üç şey?

    B.Ç. : Görülen eserleri sindirebilmek ve hakkında bilgi alabilmek için fuar kataloğu. Takibe almak istediğiniz galeri ve sanatçılar hakkında broşür. Fuara özel yayın hazırlamış olan dergilerden ilginizi çeken bir tanesi.

     

    Röportaj ve çizimler: İpek Yeğinsü

    Dünyadaki sanat etkinliklerini listelediğimiz Yıllık Fuar Takvimi’ne buradan ulaşabilirsiniz.

  • Türkiye’den iki koleksiyoner en iyi koleksiyonerler listesinde.

    Halit Cıngıllıoğlu zirvedeki dördüncü isim

    ArtNews dergisi bu yılın en iyi koleksiyoner listesini açıkladı. Charles Saatchi’nin isminin en üstlerde olacağını düşünebilirsiniz. Fakat ondan önce 50 diğer isim yer alıyor. Aralarında çağdaş sanat, fosil ve çizgi roman koleksiyonuyla öne geçen Leonardo diCaprio’nun da olduğu bu isimlerin içinde iki tane de Türk var:  Monaco’dan Halit Cıngıllıoğlu ve Londra’dan Kemal Has Cıngıllıoğlu. Baba-oğul empresyonizm, modern, postwar ve çağdaş sanat kategorilerinde ilk 50’nin içinde yer alıyorlar.

    Halit Cıngıllıoğlu 2011’de sanata en fazla yatırım yapan isimlerden biri oldu. Cıngıllıoğlu’nun ismi 1999’da satın aldığı öne sürülen Modigliani’nin “La belle Romaine”i ile gündeme geldi.

    Zirvedeki 10 isim ise şöyle: Hélène ve Bernard Arnault, Debra ve Leon Black, Edythe L. ve Eli Broad, Halit Cıngıllıoğlu, Alexandra ve Steven A. Cohen, Laurence Graff, Philip S. Niarchos, François Pinault, Emily ve Mitchell Rales, Saud bin Mohammad bin Ali Al-Thani

  • Adım Adım Koleksiyonerlik

    “Koleksiyonerlik çaresiz bir hastalıktır.” Simon de Pury

    Bazıları iflah olmaz bir bağımlılık olduğu düşünse de, koleksiyonerlik hayatınıza hayal edemeyeceğiniz boyutlar kazandırabilecek çok zevkli bir uğraş, arayıştır. Aşağıdaki listede sizlere koleksiyonerliğe dair genel bir bakış sunuyoruz.
    >>>