• Türkiye’nin Yeni Sanat Buluşması BASE İstanbul

    BASE İstanbul, 21-24 Aralık 2017 - Galata Rum Okulu

    Tüm Türkiye’nin yeni nesil sanatçılarını ilk kez İstanbul’da Galata Rum Okulu’nda aynı çatı altında bir sergide buluşturacak olan BASE İstanbul, panel ve söyleşilerle de sanat dünyasının önemli isimlerini ağırlayacak. 20 ilde 31 üniversiteden 108 sanatçıya ait 116 eser ve 32 panelde 50’yi aşkın konuşmacı ile sanat dolu 4 gün sizi bekliyor!

    Türkiye’nin bu yıl mezun olan yeni nesil sanatçı adayları, 23 kişiden oluşan uluslararası bir seçici kurulun değerlendirmesiyle 21-24 Aralık’ta Galata Rum Okulu’nda gerçekleşecek BASE’de sanatseverlerle buluşacak. HP, Intel, Kale Grubu ve TEB Özel eş sponsorluğunda gerçekleşecek olan BASE İstanbul Türkiye’nin ilk kolektif Güzel Sanatlar yeni mezunlar platformu.

    Baskı, cam, enstalasyon, fotoğraf, görsel iletişim tasarımı, grafik tasarımı, heykel, resim, seramik, Türk el sanatları ve video kategorilerinde, 51 farklı üniversiteden 1000’e yakın başvuru alan BASE’te Türkiye’nin dört bir yanından 31 üniversiteden 108 sanatçı adayının toplam 116 yapıtı BASE’de sergilenecek.

    Can Özal

    Can Özal – BASE İstanbul

    Her biri farklı bir tecrübe ve göze sahip uluslararası isimlerin seçtiği yeni mezun sanatçı adaylarını tek bir çatı altında bir araya getiren BASE, mezuniyetten profesyonel sanat hayatına geçişlerinde onlara destek olmayı amaçlıyor; aynı zamanda galeri, koleksiyonerler, sanatseverler ve yaratıcı endüstrilerin de genç yetenekler keşfetmesine aracı olma misyonu taşıyor. BASE’in kürasyonu ise küratör, sanat yazarı, akademisyen Derya Yücel’e ait. Istanbul’dan ve Pegasus desteğiyle Istanbul dışından da gelecek olan tüm katılımcı sanatçılar, üretimlerini sergileme ve sanat dünyasının önde gelen isimleriyle birebir tanışma imkanı bulurken, koleksiyonerler ve sanatseverler de kariyerlerinin başında olan bu genç sanatçıları keşfetme ve aracısız olarak iletişim kurup yapıtlarını edinme imkanına sahip olacak.

    Rabia Ayaz

    Rabia Ayaz – BASE İstanbul

     

    75 Konuşmacıyla Dopdolu Bir Panel ve Söyleşi Programı

    BASE ziyaretçi ve katılımcılarını ayrıca “BASE Talks’’ ile dopdolu bir panel ve söyleşi programı bekliyor. 4 gün boyunca izleyicilerle buluşacak isimler Adnan Yerebakan, Agah Uğur, Ahmet Doğu İpek, Ahmet Elhan, Ahu Antmen, Alev Ebuzziya, Ali Kazma, Ali Kerem Bilge, Arda Yalkın, Aslı Öymen, Ayça Telgeren, Azade Köker, Banu Çarmıklı, Beyza Boynudelik, Burçak Bingöl, CANAN, Candaş Şişman, Cem Akar, Cem Sağbil,Coşar Kulaksız, Çelenk Bafra, Deniz Artun, Derya Bigalı, Derya Yücel, Ebru Yetişkin, Erdal İnci, Elvan Ekren, Emin Hitay, Erim Bayrı, Esra Yıldız, Evren Erol, Gamze Büyükkuşoğlu, Gökşen Buğra, Gönül Nuhoğlu, Gülay Semercioğlu, Gülgün Karamustafa, Hale Tenger, Hamit Hamutçu, Hande Şekerciler, Haro Cümbüşyan, Hera Büyüktaşçıyan, Hüma Kabakçı, İdil Deniz Türkmen, İnci Furni, İpek Duben, Karoly Aliotti, Kemal Özen, Kerem Ozan Bayraktar, Marcus Graf, Mehmet Ali Bakanay,Mehmet Güleryüz, Melih Görgün, Merve Akar, Merve Çağlar, Mine Kaplangı, Moiz Zilberman, Murat Morova, Mustafa Taviloğlu, Nancy Atakan, Naz Cuğuloğlu, Nevzat Sayın, Nur Koçak, Pemra Ataç Açıktan, Saruhan Doğan, Selin Söl, Selman Bilal, Sera Sade, Serhat Cacekli, Seyhan Musaoğlu, Taner Ceylan, Tomur Atagök, Tony Ventura, Volkan Kızıltunç, Yasemin Bay, Yunus Emre Erdoğan ve Yusuf Sevinçli yer alıyor. Programı base.ist adresinden takip edebilirsiniz.

    Sarp Sözdinler

    Sarp Sözdinler – BASE İstanbul

     

    Seçici Kurul

    BASE’in 23 kişilik seçici kurulunda Türkiye’den ve dünyadan değerli isimler bulunuyor. Delfina Foundation’ın kurucusu Aaron Cezar, Borusan CEO’su ve koleksiyoner Agah Uğur, sanat yazarı ve eleştirmeni, akademisyen Ahu Antmen, koleksiyoner Aslı Bilge, koleksiyoner&sanat yazarı Banu Çarmıklı,İstanbul Modern Sergiler ve Programlar Direktörü Çelenk Bafra, The Armory Show’un Direktörü Deborah Harris, Galerist yönetici direktörü Doris Benhalegua, sanatçı Ergin İnan, TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı, koleksiyoner Erol Bilecik, sanatçı Hera Büyüktaşçıyan, fotoğraf sanatçısı Murat Germen, ressam Neş’e Erdok,New York Academy of Art’ın dekanı Peter Drake, Galerie Voss direktörü Rudiger Voss, Daire Sanat kurucusu Selin Söl, grafik tasarım sanatçısı/art direktör Stephan Bundi, Spot Projects kurucusu/ koleksiyoner Tansa Mermerci Ekşioğlu, Piartworks kurucusu Yeşim Turanlı, grafik tasarımcı Yeşim Demir ve heykel sanatçısı Ziyatin Nuriev.

     

    Seçici Kurul Üyeleri BASE İçin Ne Dedi?

    Galerist Yönetici Direktörü Doris Benhalegua Karako: ‘BASE, ince düşünülmüş kurgusu ile Türkiye genelinde sanat öğrencileri için eşitsizlik anlamına gelebilecek mesafeleri kaldırarak sanat izleyicisi ve profesyonelleri için yeni bir keşif alanı sağlarken gençlere ilk adım için teşvik edici bir imkan sunuyor.’

    New York Academy of Art Dekanı Peter Drake: ‘Genç sanatçıların herhangi bir uluslararası platformda tanıtılmalarının harika bir fikir olduğunu düşünüyorum. BASE, Türkiye’deki sanat öğrencilerinin sofistike olduklarını ve ilerici fikirlerle meşgul olduklarını da açıkça gösteriyor. BASE’i ziyaret edeceklere, politik enstalasyonlardan, içsel motivasyonla yaratılan resimlere kadar pek çok çalışmayla karşılaşmaya, hem etkinlenmeye hem de düşünmeye hazır olmalarını söylemek isterim.’

    Seramik sanatçısı Alev Ebuzziya Siesbye: ‘Base sayesinde bir sürü okuldan bir sürü iş görebildiğim için çok memnunum. Hiç de kolay olmayan bir işi başardığınız için kutlarım. Başvurularda birbirinden çok değişik işler olması sevindirici. Benim için asıl ilginç olan, işlerin öğrencileri anlattığı kadar öğretmenleri de anlatması. Serginin yerli ve yabancı ziyaretçiler için önemli bir kaynak olacağını, ilginç karşılaştırmalara ve yorumlara yol açacağını düşünüyorum.’

    Fotoğraf sanatçısı Murat Germen: ‘BASE’in sanatın farklı ortam, platformlardaki paylaşımını ve farklı nesilleri bir araya getirmede önemli bir görev üstlendiğini düşünüyorum. Sürdürülebilir olmasını dilerim. BASE sergisini gezmekte fayda var, çünkü ülkedeki güzel sanatlar eğitiminin bir güncellemesini, istanbul’un en güzel sergi salonlarından birisinde görmek kaydadeğer bir tecrübe olacak.’

    Sanat tarihçisi Doç. Dr. Ahu Antmen: ‘BASE, Türkiye’de yeni mezun sanatçı/tasarımcı adayları aracılığıyla gençlerin görsel kültür oluşumuna olası katkılarını değerlendirebileceğimiz dikkate değer bir proje. Ülkemizde bireyin yaratıcılık serüveninin sınırlarına ve sınırsızlığına dair sorular sorabileceğimiz önemli bir platform haline gelebilir. Devam etmesini dilerim.’

    Koleksiyoner, sanat yazarı Banu Çarmıklı: ‘ Yelpazenin geniş olması benim sevindirdi. Her mecradan, farklı okullarda farklı sanat üretimlerinin devam ettiğini görmek heyecan vericiydi. BASE, yenilikçi ve motive edici bir girişim. Bu tür projelere Türkiye çağdaş sanat ortamımızın daha çok ihtiyacı var, sürekliliğini diliyorum. BASE, Türkiye’deki sanat üretiminin geleceğine dair bilgi sahibi olmak açısından, genç sanatçı adaylarının eğilimlerini ve pratiklerini takip edebilmek için mutlaka görülmeli.’

    Heykeltraş Ziyatin Nuriev: ‘Başvurular arasında gelecek vaat eden çalışmalar var. Bu gençler daha yolun başında.BASE’nın de amacı, bu genç insanlara yalnız olmadıklarını, birilerin onları önemsediğini ve onlarla ilgilendiğini ve inandığını hissetirmek. Tanınmış, populer sanatçının sergisini gezmek keyiflidir ama genç, daha yolun başında olan ve kimsenin tanımadığı gençlerin sergisini gezmek daha ilginç ve heyecanlıdır çünkü karşına ne çıkacağını bilemezsin.’

    Daire Galeri kurucusu Selin Söl: ‘Bu sene mezun olan sanatçı adaylarının başvurularını ilgiyle inceledim. İçlerinde beni çok heyecanlandıran çalışmalar ve sanatçı adayları oldu. Bunlardan bazıları özgünlükleriyle, bazıları içerikleriyle bazıları da yapım teknikleriyle ön plana çıkıyordu. Sadece İstanbul, İzmir ve Ankara gibi sanat alanında geniş olanaklar barındıran şehirlerden değil, Türkiye’nin her köşesinden oldukça başarılı başvuruların gelmesi beni ayrıca çok memnun etti. Bazı yeni mezunların şimdiden sanatsal tarzlarını ve çizgilerini oturtmuş olduğunu görmek de beni sevindiren noktalardan biri oldu. BASE Türkiye’de gerçekten eksikliği duyulan bir yeri dolduracak. Bildiğim kadarıyla yurt genelinde böyle geniş kapsamlı bir yeni mezun sergisi daha önce yapılmadı. Üç büyük şehrimiz dışında kalan Güzel Sanat Fakültelerinden öğrencilerin eserlerinin sanatın merkezi haline gelmiş İstanbul’da sergilenme imkanı bulması ve aynı zamanda sanat izleyicisinin de bu mezunların çalışmalarını görebilme imkanını yakalayacak olması iki taraf için de bulunmaz bir fırsat. Ziyaretçiler Türkiye’nin her köşesinden gelen genç yeteneklerin çalışmalarını görme fırsatı elde edecek. Bu sergiyi gezerek sanatsal anlamda Türkiye’nin çeşitliliğine ve zenginliğine de şahitlik etmiş olacaklar.’

    İstanbul Modern sergiler ve programlar direktörü Çelenk Bafra: ‘BASE seçici kuruluna davet edildiğimde ilk kez görsel kültür ve sanat eğitimi veren okulların yeni mezunlarını bu ölçüde ciddiye alan, Türkiye’nin sanatçı adaylarına çalışmalarını uluslararası sanat profesyonellerine tanıtma ve küratörlü bir sergiyle izleyiciye sunma fırsatı veren bu girişimi desteklemek istedim.
    Uzman bir ekibin farklı deneyim ve bilgi alanlarına sahip geniş bir seçici kurulla ve doğru ortaklıklarla yürüttüğü bu projenin en önemli başarısı Türkiye’nin tüm kentlerine ulaşabilmiş olması. Seçim sürecinde Türkiye’nin dört bir yanından gelen başvuruları görmek, özellikle de enstalasyon, grafik ve video alanındaki üretimdeki artışı fark etmek beni sevindirdi. BASE gibi ciddiyetle planlanan bir organizasyon ve sergi genç bir sanatçının hayatını değiştirebilir. Kariyerine kısa vadede etkisi olmasa bile genç bir sanatçı için Galata Rum Okulu gibi karakteristik bir binada sergi yapmak ve kendi kuşağından diğer sanatçıların sergideki çalışmalarını görüp onlarla tanışmak azımsanacak bir şey olmasa gerek. Seçici kurul üyesi olarak BASE’in sunduğu imkanlardan yararlanması ileriki çalışmaları için özellikle fark yaratacak sanatçıları seçmeye dikkat ettim, Aralık’taki sergide seçilen sanatçılarla bizzat tanışmayı ise heyecanla bekliyorum.’

    Galerie Voss kurucusu Rüdiger Voss: ‘BASE’nin dünyada eşsiz olduğunu düşünüyorum. Karşılaştırabileceğimiz başka bir platform yok. Evet, Almanya’da genç sanatçılara sanat ödülleri veriliyor ama genelde sanatçıların çalışacağı bir tema oluyor. Son olarak, ortaya çıkan eser, sanatçının tam aynası olmuyor. Buna karşılık BASE, sanatçılara bir tema sunmuyor ve onlara her türlü özgürlüğü sağlayıp herşeye izin veriyor. BASE, ziyaretçilere günümüz sanatı hakkında çok güzel fikir sunuyor. Ziyaretçiler, genç sanat akademileri mezunlarının ilgilendiği, uğraştığı konuları ve neyin yanında ya da neye karşı olduklarını görme fırsatı elde ediyor. Fotoğraftan geleneksel Türk sanatlarına kadar herşey yer alıyor. Bence en olumlu olan, başvuruların uluslararası sanat dünyasının çeşitli konularında aktif olan 20 kişilik bir jüri tarafından incelenmesi. Çok sayıda etkileyici çalışma var, öyle ki seçmek oldukça zor oldu. Sosyal etkilenimli, çarpıcı ve çok pozitif çalışmalar yer alıyor. Özellikle grafik tasarım ve video kategorisinde. BASE’yi, sanat akademilerinin yeni mezunları için önemli bir sıçrama tahtası olarak görüyorum. Mezunlar BASE sayesinde küratörler, kurumlar ve ilgili kişilerle bir araya gelme ve daha büyük kitlelere açılma imkanı şansı bulacaklar. Bu da genç sanatçıların geleceği için çok önemli olabilir.


    Küratör Derya Yücel ve Base’in kurucu ortağı Ali Kerem Bilge ile söyleşimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Tsang Kin-Wah

    15. İstanbul Bienali’nde Mutlaka Görülmesi Gereken 7 Eser

    15. İstanbul Bienali Top 7

    15. İstanbul Bienali’nde tüm eserler görülmeye değer; ancak bazıları kesinlikle kaçırılmamalı. Bienalin mutlaka görülmesi gereken 7 eserini sizler için seçtik.

     

    Candeğer Furtun, İstanbul Modern

    Usta sanatçının 1994-96 yılları arasına tarihlenen İsimsiz adlı yerleştirmesi, dokuz çift erkek bacağı ve bir elden oluşuyor. İçerdiği beden uzuvlarını işlevlerinden ve ait oldukları bütünden soyutlayan yapıt, akla eril enerjinin hüküm sürdüğü alanları ve erkek egemen ritüelleri getiriyor.

    Candeğer Furtun, İsimsiz.

    Candeğer Furtun, İsimsiz / iksvphoto.com

     

    Latifa Echakhch, İstanbul Modern

    Fas kökenli sanatçının mekana özgü fresk çalışması Silinen Kalabalık (2017), toplumsal başkaldırıların sonuçsuz kaldığında yarattığı hayal kırıklığını temsil ediyor. İzleyici iki karşılıklı duvar ve duvardan dökülen parçaların oluşturduğu moloz şeritleri arasında, dar bir koridorda yürümeye davet ediliyor.

    Latifa Echakhch, Silinen Kalabalık.

    Latifa Echakhch, Silinen Kalabalık / iksvphoto.com

     

    Volkan Aslan, İstanbul Modern

    Üç kanallı video yerleştirmesi Evim Evim Güzel Evim (2017) ile Volkan Aslan, yerleşik ya da göçebe, içeride ya dışarıda, güvende ya da tehlikede olma halleri arasındaki sınırları sorgularken, bu düzlemde her birimizin güncel durumunun kırılganlığına işaret ediyor.

     

    Leander Schönweger, Galata Özel Rum İlköğretim Okulu

    Genç sanatçının Ailemiz Kaybetti/Kayboldu (2017) adlı yapıtı, içinde ilerlendikçe sürekli küçülen odalardan oluşan bir labirent. İzleyiciye yön duygusunu kaybettiren bu düşsel yerleştirme, aynı zamanda toplumsal dayanışmanın yitirilmesi ve soyutlanma kavramlarına da atıfta bulunuyor.

    Leander Schönweger, Ailemiz Kaybetti/Kayboldu.

    Leander Schönweger, Ailemiz Kaybetti/Kayboldu / iksvphoto.com

     

    Erkan Özgen, Galata Özel Rum İlköğretim Okulu

    Mardin’de doğan ve Diyarbakır’da yaşayan sanatçının Harikalar Diyarı (2016) adlı videosunda, işitme ve konuşma engelli Muhammed adlı bir çocuk tüm Ortadoğu’yu etkileyen göç dalgası bağlamında yaşadığı travmayı işaretlerle anlatmaya çalışıyor.

    Erkan Özgen, Harikalar Diyarı.

    Erkan Özgen, Harikalar Diyarı / iksvphoto.com

     

    Mark Dion, Galata Özel Rum İlköğretim Okulu

    Ekosistemler ve insanın doğayı sınıflandırma biçimleriyle ilgilenen sanatçı, İstanbul’un İnatçı Otları (2017) ve İstanbul’un Dirençli Deniz Yaşamı (2017) adlı iki nadire kabinesi kurguluyor. İlkinde İstanbul’da yoğun kentleşmeye karşın hayatta kalmayı başaran bitki, ikincide ise Boğaz’da yaşama tutunan canlı türlerini ele alıyor.

    Mark Dion, İstanbul’un İnatçı Otları.

    Mark Dion, İstanbul’un İnatçı Otları / iksvphoto.com

     

    Tsang Kin-Wah, Pera Müzesi

    Hong Kong’da yaşayan sanatçının Yedi Mühür serisinden Dördüncü Mühür – O Gayesiz ve O İkinci Defa Ölmek İstiyor (2010), sonsuz bir döngü içinde akan sözcüklerden oluşan çok kanallı bir video yerleştirmesi. Dünyanın sonuna dair varoluşsal bir sorgulamanın kapılarını aralayan sanatçı, yapıtlarında dini ve felsefi metinlerden yararlanıyor.

    Tsang Kin-Wah

    Tsang Kin-Wah, Yedi Mühür serisinden Dördüncü Mühür – O Gayesiz ve O İkinci Defa Ölmek İstiyor / tsangkinwah.com

     

    Bienalle ilgili tüm detayları derlediğimiz 15. İstanbul Bienali içeriğimize gitmek için tıklayın.

  • frieze

    Londra’da Sonbahara Frieze 2017 ile Merhaba

    5-8 Ekim 2017, Regent’s Park

    Her yıl olduğu gibi Frieze haftasında Londra’da olacak sanatseverleri dopdolu bir program bekliyor. Frieze London özellikle son beş yıldır en önemli uluslararası çağdaş sanat fuarlarından biri olarak kabul ediliyor. Dünyanın en önemli galerilerinin yer aldığı Galleries bölümünde bu yıl Marianne Boesky, Tanya Bonakdar, Chantal Crousel, Massimo de Carlo, Eigen + Art, Gagosian, Hauser & Wirth, Lisson, Nordenhake, Pace, Esther Schipper, White Cube ve David Zwirner gibi katılımcılar dikkat çekiyor.

    Spencer Finch, Nordenhake.

    Spencer Finch, Nordenhake.

     

    Kar amacı gütmeyen ve genç sanatçılara mekâna özgü iş üretme olanağı sunan Frieze Projects’te ise, fuar alanının önünde sergileyeceği şifalı bitkiler ile ziyaretçileri empatiye dayalı katılımcı bir performansa çağıran Güney Afrikalı sanatçı Donna Kukama; Antarctica adlı projeleriyle alternatif bir arada yaşama modellerini tartışmaya açan sanatçı ikilisi Lucy & Jorge Orta ve bir heykel-mekânın içinde gerçekleştireceği Androgynous Egg performansıyla Georgina Starr ön plana çıkıyor.

    Lucy ve Jorge Orta, Antarctica. Fotograf sanatcilarin web sayfasindan alinmistir.

    Lucy ve Jorge Orta, Antarctica. (Fotoğraf, sanatçıların web sayfasından alınmıştır.)

     

    Georgina Starr. Fotoğraf: Justin Westover, Cargocollective.

    Georgina Starr. Fotoğraf: Justin Westover, Cargocollective.

     

    Fuarın Focus bölümü sanatseverleri heyecanlandıracak Londralı Arcadia Missa, Viyanalı Emmanuel Layr  ve Artinternational İstanbul katılımcılarından Los Angeleslı Night Gallery gibi birçok genç galeriyi ağırlıyor.

    Hannah Black, Arcadia Missa. Kaynak-Frieze.com

    Hannah Black, Arcadia Missa. Kaynak: Frieze.com

     

    Lili Reynaud-Dewar. Emmanuel Layr. kaynak-frieze.com

    Lili Reynaud-Dewar. Emmanuel Layr. Kaynak: Frieze.com

     

    Derek Boshier, Night Gallery. Kaynak-frieze.com

    Derek Boshier, Night Gallery. Kaynak: Frieze.com

     

    Bu yılki edisyonunda Feminizm’e özel bir önem veren fuarda, küratörlüğünü Alison Gingeras’ın üstlendiği ve Air de Paris, Salon 94 ve Regen Projects gibi galerilerin katıldığı özel proje sergisi Sexwork ise en merakla beklenen bölümler arasında.

    Birgit Jürgenssen, Galerie Hupert Winter. Kaynak: Frieze.com

    Birgit Jürgenssen, Galerie Hupert Winter. Kaynak: Frieze.com

     

    Frieze Masters’da ise Antik Çağ’dan 20. yüzyıl sonlarına kadarki dönemde üretilen eserleri görebilirsiniz. Bu yıl 130’dan fazla galerinin katıldığı Frieze Masters’da özellikle küratörlüğünü Sir Norman Rosenthal’ın yaptığı Collections bölümü, gündeme getirdiği birbirinden özgün eser ile görülmeye değer.

    Sanatın keyfine dışarıda, doğayla iç içe varmak isteyenler için ise Frieze Sculpture ideal bir seçim. Urs Fischer, KAWS, Michael Craig-Martin ve Ugo Rondinone, burada işlerini görebileceğiniz 25 sanatçıdan yalnızca birkaçı.

    KAWS, FINAL DAYS (2013), Galerie Perrotin

    KAWS, FINAL DAYS (2013), Galerie Perrotin- Fotoğraf: Stephen White

     

    Frieze haftası süresince Londra, görülmeye değer birçok diğer sanat etkinliğine de ev sahipliği yapıyor.

    Bunlardan 5-8 Ekim tarihleri arasında düzenlenen 1:54 Contemporary African Art Fair  kesinlikle kaçırılmamalı. 2017’de beşinci edisyonuyla Somerset House’ta karşımızda olacak fuarda The Conversationists temalı FORUM bölümü, eğitim programlarının sürdürülebilir bir bilgi ekonomisi yaratmadaki rolünü tartışmaya açıyor. Fuarın Special Projects kısmındaysa Capetown ve Johannesburg’da etkinlik gösteren Goodman Gallery’nin sunacağı History is Not Mine film programı oldukça merak uyandırıcı. Filmler 6-8 Ekim tarihlerinde, 12.00-13.00 saatleri arasında izlenebilecek.

    Mohau Modisakeng, WHATIFTHEWORLD Gallery.

    Mohau Modisakeng, Passage, WHATIFTHEWORLD Gallery.

     

    The Barbican Center’da 21 Eylül’de açılan Jean-Michel Basquiat: Boom for Real sergisi de sanatçının dünyanın dört bir yanındaki müze ve koleksiyonlarda bulunan yüzden fazla eserini bir araya getiriyor ve mutlaka görülmesi gerekenlerden.

    Jean-Michel Basquiat, Glenn, 1985 Courtesy Private Collection

    Jean-Michel Basquiat, Glenn, 1985. Courtesy Private Collection

     

    Bir diğer heyecan verici etkinlik ise 5 Ekim’de başlayacak: Lisson Gallery ve Vinyl Factory’nin 180 The Strand’de ortaklaşa düzenlediği grup sergisi Everything at Once, aralarında Ai Weiwei, Anish Kapoor, Marina Abramoviç, Cory Arcangel, Dan Graham, Susan Hiller ve Tatsuo Miyajima’nın da bulunduğu olağanüstü bir sanatçı listesine sahip.

    Susan Hiller, Channels, 2013. Kaynak-Sothebys.com

    Susan Hiller, Channels, 2013. Kaynak: Sothebys.com

     

    Katharina Grosse’nin mekana özgü duvar resimlerinin görülebileceği This Drove my Mother up the Wall, South London Gallery’de.

    Katharina Grosse, South London Gallery.

    Katharina Grosse, South London Gallery.

     

    Fotoğrafa özel ilgi duyanlar için ise Whitechapel Gallery zorunlu duraklardan. Thomas Ruff: Photographs 1979 – 2017 usta sanatçının kırk yıllık üretimine ışık tutan muhteşem bir retrospektif.

    Thomas Ruff-Substrat31III, Whitechapel Gallery.

    Thomas Ruff-Substrat31III, Whitechapel Gallery.

     

    Art50.net ile dünyadaki sanat etkinliklerinden haberdar olmak için Yıllık Fuar Takvimi‘mize mutlaka göz atın.

  • Banu Çarmıklı’dan Contemporary İstanbul’un En İyi 5 Yabancı Sanatçısı

    Contemporary İstanbul 2017

    Contemporary İstanbul’da bu yıl oldukça fazla yabancı sanatçı temsil ediliyor. Koleksiyoner ve sanat yazarı Banu Çarmıklı Contemporary İstanbul 2017’de yer alan en iyi 5 yabancı sanatçıyı Art50.net için seçti.

     

    1. Michelangelo Pistoletto- Galeri Continua
    2. Idris Khan- Victoria Miro Gallery
    3. Elmgreen & Dragset- Victoria Miro Gallery
    4. Roman Uranjek- Krank Art Gallery
    5. Reza Aramesh- Leila Heller Gallery

    Contemporary İstanbul 2017 içeriğine gitmek için tıklayın.

  • Contemporary Istanbul 2017

    14-17 Eylül 2017

    Contemporary Istanbul 2017’nin  yeniliklerle dolu etkinlik detayları ve katılımcı listesi

    Her yıl İstanbul’u uluslararası sanat merkezlerinden biri haline getiren Contemporary Istanbul (CI) çağdaş sanat fuarı, Eylül 2017’de Akbank’ın desteğiyle gerçekleştirilecek olan 12. edisyonu için katılımcı listesini açıkladı. CI, 11 yıldır Türkiye’nin ve dünyanın önde gelen galerilerinin, sanatçılarının, kurum ve kuruluşlarının yanı sıra, koleksiyonerleri ve sanatseverleri İstanbul’da bir araya getiriyor. Çağdaş sanatı odak noktasına alarak Türk sanatını dünya sanatıyla buluşturan Contemporary Istanbul, bu yıl geçtiğimiz senelerden farklı olarak Kasım ayı yerine 15. İstanbul Bienali ile birçok sanat kurumunun ve galerisinin sergileriyle eş zamanlı olarak 14-17 Eylül 2017 tarihleri arasında gerçekleştiriliyor. Akbank desteği ve Ferko Ortak Sponsorluğunda İstanbul Kongre Merkezi ve İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenecek olan fuar, pek çok yenilikle yerli ve yabancı sanatseverlerin karşısına çıkmaya hazırlanıyor.

     

     

    Türkiye’de güncel sanat piyasasının gelişmesinde önemli bir aktör olan CI, uluslararası bir sanat platformu olmanın ötesinde artık İstanbul’a ait bir değer. İstanbul’u ve Türk sanatını dünya piyasasıyla buluşturan CI, 12. edisyonunda bölgedeki önde gelen genç ve köklü galerilerin yanı sıra birçok yeni galeri ve temsilci ülkeyi ağırlıyor. 12. edisyonunda sanatsal içerik, estetik tavrı, VIP Programı ve ziyaretçi memnuniyetine yönelik üst seviyede hizmet farkı ile CI kendini diğer fuarlardan ayırıyor.

     

    CI 2017 Seçici Kurul Üyeleri:

    Kamiar Maleki (CI Fuar Direktörü), Marc Oliver Wahler (Michigan Eyalet Üniversitesi Eli ve Edythe Broad Sanat Müzesi Müdürü), Nathalie Mamane Cohen (Koleksiyoner), Haldun Dostoğlu (Galeri Nev İstanbul’un Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı), Yeşim Turanlı (Pi Artworks İstanbul & Londra’nın Kurucusu), Alexander Heller (Leila Heller Gallery New York ve Dubai’nin Kurucu Ortağı) ve Kemal Has Cıngıllıoğlu (Koleksiyoner) ve Simon de Pury (Koleksiyoner ve Küratör).

     

    CI 2017 Katılımcı Galeriler:

    44A Sanat Galerisi, İstanbul/ 55Bellechasse, Paris & Miami/ Ab Anbar, Tahran/ Ab Gallery, Seul/ Acaf, Şangay/ Alan Istanbul, İstanbul/ Andakulova, Dubai/ Anna Laudel Gallery, İstanbul/ Archeus Post-modern, Londra/ Aria Art Gallery, Floransa/ Art On Istanbul, İstanbul/ Bernheimer Contemporary, Berlin/ Bozlu Art Project, İstanbul/ C.A.M, İstanbul/ C24, New York/ Cep Gallery, İstanbul/ Dastan’s Basement, Tahran/ Dix 9, Paris/ Dirimart, İstanbul/ Eastwards Prospectus, Bükreş/ Flowers Gallery, Londra/ Gaia Gallery, İstanbul/ Galeri Miz, İstanbul/ Galeri Nev, İstanbul/ Galerist, İstanbul/ Galeri 77, İstanbul/ Galeri Baraz, İstanbul/ Galeri Binyıl, İstanbul/ Galeri Siyah Beyaz, İstanbul/ Galeria Continua, San Gimignano & Beijing/ Gallery 1957, Gana/ Gama Gallery, İstanbul/ Gazelli Art House, Londra & Bakü/ Heavenlymade, İzmir/ Inda Gallery, Budapeşte/ Isabel Croxatto, Santiago/ Joan Gaspar, Barselona/ Karavil Contemporary, Londra/ Krank Art Gallery, İstanbul/ Kristen Hjellegjerde, Londra/ Leila Heller, New York & Dubai/ Licht Feld, Basel/ Liquid Art, Capri/ Magic Beans, Berlin/ Mark Hachem, Paris & Beyrut/ Marlborough, New York/ Maximilian William, Londra/ Merkur, İstanbul/ Mixer Gallery, İstanbul/ N2 Gallery, Barselona/ Nicodim Gallery, Bükreş & Los Angeles/ Olcay Art, İstanbul/ Öktem & Aykut, İstanbul/ Parasite Gallery, Tel Aviv/ Pg Art Gallery, İstanbul/ Pi Artworks, İstanbul & Londra/ Pilevneli Gallery, İstanbul/ Piramid Sanat, İstanbul/ Plan B, Cluj, Berlin/ Project Artbeat, Ti̇blis/ Red Art Galeri, İstanbul/ Sanatorium, stanbul/ Shirin Gallery, Tahran & New York/ Smac Gallery, Cape Town/ Sophia Contemporary, Londra/ Triangle Gallery, Tel Aviv/ Victor Lope, Barselona/ Victoria Miro, Londra/ Vigo Gallery, Londra/ Villa Del Arte, Barcelona/ X-ist, İstanbul/ Zilberman Gallery, İstanbul & Berlin.

     

    Sahand Hesamiyan – Nahankhane (maquette), 2017. Courtesy of Dastan’s Basement

    Sahand Hesamiyan – Nahankhane (maquette), 2017/ Dastan’s Basement

     

    CI 2017 İçerik ve Projeleri:

    CI Dialogues

    Contemporary Istanbul 10 yıldır sanatın iletişimi, aracılığı ve eğitimi için uluslararası bir platform olarak sürdürülüyor. 10 yıldır düzenlenen CI Dialogues bu yıl “MOVEMENT” / ”HAREKET” ana temasıyla yola çıkıyor. “Hareket”e sanatsal bir bakış açısıyla yaklaşan CI Dialogues programı, günlük hayatın temelinde yer alan Teknoloji, Mimari, Mekân, Tasarım konularını işliyor. “Movement in Space”, “The Interconnected Art of Taste”, “Human Estetics in Future Technologies” ekseninde gerçekleşecek paneller ile; program boyunca, uluslararası alanda önde gelen mimar, tasarımcı, akademisyen, teorisyen, sanat profesyoneli, sanatçı ve koleksiyonerleri bir araya getiriyor. CI Dialogues 2017 program detayları için tıklayın.

     
    Collectors’ Stories Kitabı

    2016 yılında 11. yaşını Collectors’ Stories isimli heyecan verici projeyle karşılamış olan CI, bu yıl 12. yaşını ise CI Yayınları’nın ilk kitabı olan Collectors’ Stories ile kutluyor. Türkiye’nin önde gelen 60 çağdaş sanat koleksiyonundan 120 eseri CI sırasında ilk kez bir araya getiren Collectors’ Stories projesi kapsamında Türkiye’nin önde gelen koleksiyonerlerinin kendi koleksiyonlarından seçtiği eserler geçen yıl fuar alanında 1.500 m2’yi aşan bir alanda sergilenmiş ve büyük ilgi görmüştü. Barbaros Reserve Bodrum Projesi’nin desteğiyle hayata geçen olan Collectors’ Stories kitabının ön lansmanı, Barbaros Reserve Bodrum’da düzenlenen bir yaz etkinliği ile kutlandı. Kitabın lansmanı ise fuar ile eş zamanlı olarak Eylül ayında fuar alanında gerçekleşecek. Türkiye’de koleksiyonerlerin kişisel estetik anlayışlarını sunmalarına olanak sağlayan ve sanat koleksiyonerliğinin geçirdiği dönemsel değişimleri ve bugününü de sunan Collectors’ Stories projesinin kitabının uluslararası öncü sanat kurum ve kuruluşlarına dağıtımı gerçekleştirilecek.

     

    Collector's Stories 2016

    Collector’s Stories 2016

     
    Plugin Yeni Medya Bölümü

    Bilim ve teknolojinin kesişim noktasında yer alan güncel sanat eserlerini sergilemeye adanmış Plugin, beşinci senesinde yeni medya sanatının dikkat çeken eserlerine ev sahipliği yapıyor. Ceren ve Irmak Arkman’ın üçüncü kez küratörlüğünü üstlendiği Plugin, Siemens Ev Aletleri sponsorluğunda Contemporary Istanbul’un geleceği kucaklayan bir uzantısını oluşturuyor.

     

    Ceren ve Irmak Arkman

    Ceren ve Irmak Arkman

     
    Kavramsal Mimari

    Fuarın mimari konsept tasarımı, dünya çapında başarılı projelere imza atmış, ödüllü mimarlık firması Tabanlıoğlu Mimarlık tarafından kurgulanıyor. Contemporary Istanbul’un iç mekan tasarımı, -özellikle açık havada yer alan- kamusal alanlara yapılan vurguyla, bir kent parkı çeşitlemesi olarak özgün bir anlayışla gerçekleştiriliyor. CI Mimari Konsept Sponsoru Tabanlıoğlu Mimarlık, galerilerin yer aldığı sergi mekânının ‘tasarı bir topoğrafya’ya dönüştürülmesi ile aynı zamanda yerel kaynakları ve ihtiyaçları vurgulamayı amaçlıyor. Yapay olarak düzenlenmiş fuar iç mekanı, aynı zamanda, etkinlik sırasında açık havada heykellerin sergileneceği fuar alanına bitişik Sanatçılar Parkı’nın bir uzantısı olarak da ele alınıyor ve İstanbul’un nadide ve değerli yeşil mekânlarından biri olan Maçka Parkı’na bağlanıyor.

     
    Beşinci Element Sergisi

    ‘Beşinci Element toprağa, havaya, suya, ateşe ve insana, çağlar ötesinden gelen ve madde ve zaman ötesine geçen, devam eden serüvenle bir yüzleşme: bir hesaplaşma! Ve hepsinin ötesinde: madde ve düş gücü!’ – Prof.Hasan Bülent Kahraman

    Tabanlıoğlu Mimarlık’ın CI 2017 mimari konsept tasarımından hareketle Sanatçılar Parkı’nda gerçekleştirilecek olan Beşinci Element heykel sergisinin küratörlüğünü Prof. Hasan Bülent Kahraman üstleniyor. Şişli Belediyesi ile birlikle İstanbul’da bir park alanında ilk defa gerçekleşecek olan çağdaş heykel sergisinin katılımcı sanatçı listesinde ise Erdağ Aksel, Fabian Marcaccio, Genco Gülan, Günnür Özsoy, Jan Fabre, Jannis Kounellis, Johan Tahon, Magdelena Abakanowicz, Osman Dinç , Tony Cragg, Wim Delovoie ve Yaşam Şaşmazer bulunuyor.

     
    Yeme-İçme

    CI İstanbul’un gastronomik tatlarını da sunuyor. Bugün yeme-içme sektöründe Türkiye’de ve uluslararası platformda, yönetiminde olduğu işletme adedi ve çeşidi ile benzersiz bir konumda olan d.ream fuar süresince yeni VIP salonunda ve yemek alanlarında ziyaretçilere keyifli bir fuar tecrübesi yaşatıyor. 

     

  • 15. İstanbul Bienali

    16 Eylül - 12 Kasım 2017

    12 Eylül 2017 tarihinde düzenlenen 15. İstanbul Bienali basın toplantısından notlar:

    15. İstanbul Bienali 16 Eylül’de kapılarını tüm sanatseverlere ücretsiz olarak açacak. Aynı zamanda 30. yılını kutlayan bienale katılan 56 sanatçıdan 30’u, İKSV’nin sağladığı fon desteği sayesinde yeni eserler üretti. Bienali “sanatçıların ve sanatseverlerin nefes alabileceği, özgür bir üretim platformu” olarak nitelendiren İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, “kültürler arası diyaloğun kurularak kültürlerin serbestçe etkileşime girebilmeleri için gerekli koşulları yaratmak adına çaba sarfettiklerini” belirtti.

    2007’den bu yana bienalin ana sponsorluğunu üstlenen Koç Holding adına açıklama yapan Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer M. Koç ise bienalin izleyici kitlesinde yıllar içinde izlenen büyümeye dikkat çekerek “sponsorluğa başladığımız yıllarda bienalin izleyici sayısı on binler seviyesindeyken, 2013 yılından itibaren daha da artırdığımız destek sayesinde dört yüz elli binlere ulaştı” dedi. Ayrıca Koç Topluluğu olarak kültür ve sanatı, toplumsal gelişimin en önemli unsurlarından biri olarak gördüklerini belirten ve bienalin “İyi bir Komşu” temasına da değinen Koç, “sınırların her geçen gün daha fazla sorgulandığı bir dünyayla, savaş ve gerginliklerin giderek arttığı zor bir dönemle karşı karşıyayız. Bu dönemde en büyük ihtiyacımız, gücünü kültürden ve evrensel değerlerden alan sanatın diline daha çok kulak vermektir” dedi.

    ib press

    15. İstanbul Bienali basın toplantısından, 12.09.2017

    Bienalin küratörleri Elmgreen ve Dragset de etkinliğin bu yılki teması hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Küratör ikilisi, insanların bir arada yaşama biçimlerinin onları temsil eden hükümetler ve politikacılar arasındaki ilişkilerden farklı ve çok daha zengin olduğunun altını çizdi. Trump’ın Meksika sınırına duvar örme projesini örnek göstererek gerek dünyanın, gerek Türkiye’nin komşuluk kavramı adına zor bir dönemden geçtiğini de sözlerine ekledi. Bienale özel iş üreten sanatçıların İstanbul’u birçok kez ziyaret ettikten sonra kentin mimari ve sosyokültürel dokusuna cevap niteliğinde çalışmalar ortaya koyduğunu belirten küratörler, iyi bir komşunun kim olduğu sorusu karşısında insanların birçoğunun çocukluk anılarına gittiğini, huzuru ve güveni orada bulduklarını gözlemlemiş ve yapıtlarda makro ölçekli konular yerine sanatçıların bireysel yaşam deneyimlerine dair söylemler ağırlık kazanmış.

    Kamusal Program Koordinatörü Zeyno Pekünlü ise temayı ele alırken yalnızca insanları değil, kentsel ekolojik komşuluk kavramını da irdelemiş. İstanbul’u çevreleyen denizdeki yaşamı, sokak hayvanlarını ve ağaçları dikkate almış. Pekünlü bu yılki programda yalnızca seminerlerin değil, izleyicilerin etkileşim kurmasına olanak veren yemek pişirme oturumları ve müzik atölyeleri gibi etkinlikler de hazırladıklarının müjdesini verdi.


    15. İstanbul Bienali

    Güz döneminde en heyecanla beklediğimiz sanat etkinliği, 16 Eylül-12 Kasım tarihleri arasında ‘İyi Bir Komşu’ temasıyla gerçekleşecek ve küratörlüğünü ünlü sanatçı ikilisi Elgreem & Dragset’in üstlendiği 15. İstanbul Bienali kuşkusuz. Koç Holding sponsorluğunda ücretsiz olarak düzenlenen etkinlik, Newsweek tarafından ‘2017’de uğruna seyahate çıkmaya değer 5 sergiden biri’ ve NY Observer tarafından ‘2017’de dünya çapında gerçekleşecek 10 sanat etkinliğinden biri’ olarak gösteriliyor.

    İskandinav kökenli küratörler Michael Elmgreen ve Ingar Dragset, farklı kimliklerin ve yaşam biçimlerinin aidiyet ve özel alan anlayışlarını iyi bir komşu ve ev kavramları üzerinden incelemeyi, bu bağlamda kadın ve feminizm konularına özel bir vurgu yapmayı amaçlıyor. Bienalin grafik tasarımcısı Rupert Smyth’in sanatçılarla işbirliği içinde tasarladığı uluslararası açık hava tanıtım kampanyası da dikkat çekici. Birçok farklı ülkeden kültür kurumlarının billboardlarında iyi bir komşunun ne olduğuna dair 40 farklı soru eşliğinde sergilenen işler, ev ve mahalle kavramlarının dünyanın dört bir yanında zaman içinde nasıl bir değişime uğradığını irdeliyor. Bienalin danışma kurulu ise daha önce İstanbul Bienali Eş Küratörü olan Adriano Pedrosa, Küratör Başak Şenova, Sanatçı İnci Eviner, Whitechapel Gallery Direktörü Iwona Blazwick ile Küratör Ute Meta Bauer’den oluşuyor.

    Elmgreen & Dragset. Fotoğraf: Ariel Reichman

    Elmgreen & Dragset. Fotoğraf: Ariel Reichman

    Bienal İstanbul Modern, Pera Müzesi, Galata Rum İlkokulu, Ark Kültür, Küçük Mustafa Paşa Hamamı ve Artist’s Collective Studio (yeniden düzenlenen bir sanatçı stüdyosu) olmak üzere 6 farklı alana yayılıyor. Etkinliğin 32 ülkeden 55 sanatçıyı içeren katılımcı listesi de oldukça heyecan verici. Türkiye’den usta isim Candeğer Furtun’dan Burçak Bingöl, Volkan Arslan, Ali Taptık gibi uluslararası çevrelerce tanınan sanatçılara; Gözde İlkin, Alper Aydın gibi genç ve yükselen isimlerden dans ve performans odaklı çalışan Tuğçe Tuna’ya; Yoğunluk atölye kolektifinden Erkan Özgen ve Bilal Yılmaz gibi İstanbul dışında konuşlanan alternatif kimlikli sanatçılara uzanan çok çeşitli bir katılımcı profili göze çarpıyor.

    Candeğer Furtun, Suskunlar, 1987. Fotoğraf: Kikas World

    Candeğer Furtun, Suskunlar, 1987. Fotoğraf: Kikas World

    Yoğunluk-Axis Mundi, Adahan. Fotoğraf: Cemal Emden

    Yoğunluk-Axis Mundi, Adahan. Fotoğraf: Cemal Emden

    Erkan Özgen, First Untitled, 2012.

    Erkan Özgen, First Untitled, 2012.

    Uluslararası katılımcılardan kamusal alanla ilgili heykel ve enstalasyonlarıyla bilinen Olaf Metzel; gözetlenme, güç ilişkileri, cinsiyet gibi alanlarda çok yönlü çalışmalar üreten, İstanbul Modern’in 8. İstanbul Bienali’nde sergilenen zincirli merdivenlerinin yaratıcısı ve son yirmi yılın en iyi çıkış yapan sanatçıları arasında gösterilen Monica Bonvicini; Anne heykeliyle feminist sanat tarihine damgasını vuran Louise Bourgeois; insan bedeninin yaşamı ve acılarına dair heykelleriyle ses getiren Berlinde De Bruyckere; şiddet, terör, devlet gibi kavramları karışık teknik ve gündelik nesneler üzerinden kurguladığı eylemleriyle sorgulayan Adel Abdessemed ve Asya çağdaş sanatının en önemli isimlerinden Xiao Yu dikkat çekiyor.

    Olaf Metzel, Neues Museum Nuremberg sergisinden görünüm, 2015. Fotoğraf: Wentrup Gallery

    Olaf Metzel, Neues Museum Nuremberg sergisinden görünüm, 2015. Fotoğraf: Wentrup Gallery.

    Berlinde De Bruyckere, S.M.A.K. sergisinden, 2014. Fotoğraf: Dirk Pauwels.

    Berlinde De Bruyckere, S.M.A.K. sergisinden, 2014. Fotoğraf: Dirk Pauwels.

    Adel Abdessemed, One Life One Love One God, 2008. Fotoğraf David Zwirner Gallery.

    Adel Abdessemed, One Life One Love One God, 2008. Fotoğraf David Zwirner Gallery.

    Xiao Yu, Cement Floor sergisinden. Fotoğraf: MutualArt.

    Xiao Yu, Cement Floor sergisinden. Fotoğraf: MutualArt.

    Zeyno Pekünlü’nün koordinatörlüğünde hazırlanan etkinlik programında ise sanatseverler, bienalin ortak teması çerçevesinde söyleşilere ve çalıştaylara katılma olanağı bulacaklar.

  • 15. İstanbul Bienali Üzerine Görüşler

    İpek Yeğinsu

    Sanat ortamımızın önemli isimlerinden Anna Zizlsperger, Huma Kabakcı, Mine Küçük ve Ömer Özyürek’e sizin için bienalden neler beklediklerini sorduk.

    Anna Zizlsperger (Exhibist, Kurucu)

    Anna Zizlsperger

    Anna Zizlsperger

    15. İstanbul Bienali için çok heyecanlıyım. Yerel sanat ortamı bienalin getireceği enerjiye gereksinim duyuyor. İnsanların geçtiğimiz yılın bütün o korkunç olaylarının ardından bienalin Türkiye sanat ortamını dünyanın geri kalanıyla yeniden buluşturacağı umuduyla ve motivasyonuyla dolu olduklarını hissedebiliyorum. Bence küratörler, tam da şimdi Türkiye’ye gelmenin ve eleştirel, sanatsal söylem üretmenin her zamankinden daha önemli olduğunun altını çizerek harika bir iş yaptılar.

     

    Huma Kabakcı (Koleksiyoner, Küratör)

    Huma Kabakcı

    Huma Kabakcı

    Bu yılki İstanbul Bienali’nin küratörlerinin Elmgreen ve Dragset olduğunu duyduğumda çok heyecanlandım; çünkü aklıma 53. Venedik Bienali’nde görmüş olduğum İskandinavya ve Danimarka Pavyonu’nda işbirliği içinde yaptıkları ‘The Collectors’ adlı sergileri geldi. Bu sanatçı ikilisinin ‘iyi bir komşu’ teması ile izleyicileri espiri anlayışlarıyla ve sanatçı seçimleriyle etkileyeceklerinden eminim.

     

    Mine Küçük (Eğitmen, Müzeolog)

    Mine Küçük

    Mine Küçük

    Bienalde rehberlerin eğitiminden sorumlu olduğum için şimdiden sanat eserleri hakkında okumalar yapmaya başladık. Bence küratörler hem günümüz için anlamlı bir kavramsal çerçeve oluşturmuşlar, hem de eserleri özenle seçmişler. İzleyicilerin kolayca gezecekleri ve zevk alacakları bir bienal süreci olacağını düşünüyorum.

     

    Ömer Özyürek (Koleksiyoner)

    Ömer Özyürek

    Ömer Özyürek

    15. İstanbul Bienali’nin ‘iyi bir komşu’ temasıyla insan, yaşam ve mekan ilişkilerini irdeleyen, günlük yaşamımızda karşılaştığımız sorunları, bireysel, ortak ve kamusal alan özgürlüklerini, karşılıklı hoşgörü ya da hoşgörüsüzlükleri sorgulayan bir çerçevede şekillenmesini ve izleyiciye bu kavramlar üzerinden eserler sunmasını bekliyorum. Son bienalden beri oldukça durgun seyreden sanat piyasasının ve sanata azalan ilginin, bu bienal ve etrafında organize olan diğer sanat etkinlikleriyle birlikte tekrar canlanacağını düşünüyorum.

    15. İstanbul Bienali ile ilgili detaylara buradan ulaşabilirsiniz.

  • Art Basel 2017

    15-18 Haziran 2017

    Haziran ayının vazgeçilmezi, sanat dünyasının buluşma noktası,  Art Basel’in 48. Edisyonu için geri sayım başladı. Fuar bu sene dünyanın her bir köşesinden 200’den fazla galeriyi ve 4.000 sanatçıyı ağırlayacak.  Modern ve Çağdaş Sanatın en önemli örneklerini göreceğimiz Art Basel kapsamında hazırlanan etkinlikler, konuşmalar ve şovlarla fuar boyunca başımızı çevirdiğimiz her yerde sanat, attığımız her adımda sanat, konuştuğumuz her şeyde sanat olacak! Sanatın kalbinin Basel’de atacağı 3 gün boyunca fuarın ön plana çıkan ve bizde heyecan yaratan etkinlik ve programlarını sizler için derledik.

    indir

    ChertLüdde’s booth, Art Basel 2017. Fotoğraf: Benjamin Westoby/ artsy.net

    Art Basel’de bu sene yine sınırları zorlayan, yenilikçi ve nefes kesen çalışmaları görüyoruz. Herzamanki gibi fuarın kalbi, 4000 den fazla sanatçının eserlerinin sergilendiği Galleries bölümü. Feature Bölümünde tanınan ve ünlü sanatçıların çalışmaları bizi karşılarken, Statements Bölümünde genç ve yeni sanatçıların çalışmaları yer alıyor. Art Basel’in merakla beklenen ve sınırları zorlayan en önemli bölümlerinden biri, Unlimited’de ise yine göz dolduran çalışmalar yer alacak. Küratörlüğünü Gianni Jetzer’in yaptığı Unlimited bölümünde bu yıl 76 tane geniş kapsamlı sanat projesine yer veriliyor. Klasik fuar stantlarının ötesine geçen Unlimited, devasa heykeller ve tablolar, video çalışmaları, yerleştirme ve performanslarla sınırları zorlamaya devam edecek. Suboth Gupta’nın ‘’Cooking the World’’ (2017) ve Danna Huanca’nın ‘’Bliss’’ (Reality Check) (2017) adlı çalışmaları Unlimited kapsamında izleyiciyle buluşacak olan heyecan verici projelerden sadece birkaçı.

    gupta-cooking-the-world

     

    Parkur, 12-18 Haziran 2017

    Parkur, Basel’in Münsterplatz alanına yerleştirilen 22 özel sanat eserinden oluşuyor. Bu sene 8. Yaşına giren Parkur, Basel’in tarihi merkezinde 21 sanatçının sanatı şehir ve tarihle harmanladığı, sanatçıların günlük yaşam endişelerini konu edinen eserleri sunuyor. Samuel Leuenberger küratörlüğündeki Parkur’da göreceğimiz çalışmalar arasında Amanda Ross-Ho’nın ‘’Unlimited Finding’’ (2017) ve Markus Selg’in ‘’Arcadia’’ (2017) çalışması bulunmakta. Parkur kapsamında ayrıca Doğal Tarih Müzesi özel bir şova ev sahipliği yapacak. GCC tarafından hazırlanan ‘’Belief in the Power of Believe’’ (2017) adlı çalışma, Youtube görüntüleriyle tarihi kalıntıları bir araya getirerek alternatif ve çağdaş bir kültürel miras yaratıyor.

    ab17_46_pl_g-g-meret

    Galerie Greta Meert, Brussels | Parcours, Sophie Nys, 100 female scientists, 2017/ artnews.com

     

    Claudia Comte ‘’Now I Won’’,  13-18 Haziran

    İsveçli sanatçı Claudia Comte tarafından hazırlanan ‘’Now I Won’’ adlı devasa açık alan yerleştirmesi, Messeplatz’ın tam ortasına yerleştirildi. Sergi alanının hemen yanında duran bu çalışma, ziyaretçiye çalışmayı yakından inceleme ve eğlence panayırında vakit geçirme imkanı sunuyor. Yerleştirme içinde bulunan Toplam 7 adet etkinlik pavyonunda ziyaretçiler bowling, bilek güreşi, mini golf gibi oyunlar oynayacak ve çeşitli yarışlara katılacak.  Kazananlara ise sanatçı tarafından hazırlanan bir çalışma ödül olarak verilecek.

    adsiz

     

    Art Basel Film Programı

    Art Basel bu seneki film programı ve özel gösterimleri kapsamında 34 çalışmayı biraraya getirdi. Bu seneki film programının konusu ise çeşitli uluslararası temaları konu edinen deneysel ve sanatsal filmler. Günümüz politik olaylarına referans yapan ve çağımıza ayna tutan dolu dolu bu film programı, Eric Baudelaire’in ‘’Also Known as Jahidi’’ (2017) adlı son çalışmasıyla 12 Haziran’da açılacak. Program kapsamında dikkat çeken etkinliklerden biri de Stanley Tucci’nin ‘’Final Portrait’’ (2017) adlı filminin özel gösterimi.  

    ab17_43_film_jenkins-johnson

    Carlos Javier Ortiz, We All We Got, 2017, Jenkins Johnson Gallery, San Francisco and New York/ artnews.com

     

    Ayrıca Art Basel boyunca hazırlanan toplu bir stantta, dünyanın dört bir yanında çıkan sanat yayınları ve dergiler sunuluyor. Magazin standı ve editör ve yayıncıların davet edildiği ve katılım göstereceği konuşma ve sunumlarla birlikte, sanat dünyasındaki güncel diyalog ve paylaşım ön plana çıkacak.

     

    Koleksiyoner ve Sanat Yazarı Banu Çarmıklı Art Basel 2017′ den Sizin İçin Seçti

    Unlimited Bölümü

    • Bethanhuws/Forest
    • Barbara Kruger /Our People Better Than Your People
    • Phyllida Barlow/ 100 Banners
    • Jenny Holzer / Light Enstalasyonu
    • Stan VanderBeek/ Movie Mural, Video

    untitled-1

     

    adsizl

    Stan VanderBeek, Movie Mural/ news.artnet.com

     

    Fuarın Diğer Kısımlarından

    • Nam June Paik/ Venus

    7

     

    • Magdalena Abakanowicz
    • Kerry James Marshall
    • Hans Op de Beeck/ Mountain View
    • Marcel Duchamp/ Reproduction of Mona Lisa

    untitled-2

     

    • Tom Sachs/ The Great Seal

    12

     

    SCOPE Basel, 13-18 Haziran

    SCOPE Basel bu sene 11. Edisyonuyla Messeplatz’ın 3 blok ötesindeki eski yerine dönüyor. SCOPE fuarında 52 şehir ve 27 ülkeden toplam 70 adet uluslararası sergiyi görüyoruz. Çağdaş Sanatın başka hiçbir yerde görülemeyecek çeşitlilik ve zenginliğini sunacak olan SCOPE,  sergileriyle zengin şehir kültürü ve mirasını ve sanatın Basel’deki önemini vurgulayacak.

    svvvv

    Rómulo Celdrán, Hi-Res Voxel 2 & Hi-Res Solid I, Arthobler Galeri /artsy.net

     

    LISTE Basel, 13-18 Haziran

    1996 yılından itibaren dünyanın her yanındaki genç ve orta yaştaki galeriyi ağırlayan LISTE, önemli olmuş her sanatçı ve her galerinin yolunun en az bir kez geçtiği bir fuar. Yeni galerileri ve genç sanatçıları uluslararası sanat ortamına tanıtmayı amaçlayan LISTE 2017’ye bu sene toplam 250 başvuru yapıldı. Bunlar içinden 34 ülke ve 79 galeri seçildi. Seçilen galerilerden 14 tanesi ise LISTE’ye bu sene ilk defa katılacak. LISTE kapsamında verilen Helvetia Sanat Ödülü’nün bu seneki kazananı ise 1993 doğumlu, figüratif çalışmalarıyla göz dolduran genç sanatçı, Andriu Deplazes.

    ab10

     

    ho_1_2

    Anna Uddenberg, Disconnect, 2017, House of Gaga.

     

     

  • Venedik Bienali 2017

    13 Mayıs - 26 Kasım 2017

    Dünya’nın en önemli ve prestijli organizasyonlarından biri olan 57. Venedik Bienali, bu yıl 13 Mayıs-26 Kasım tarihleri arasında düzenleniyor. İlki 1895 yılında düzenlenen Bienal, tarih boyunca Gustav Klimt, Salvador Dali, Henri Matisse gibi çağının en önemli sanatçılarına yer verdi. Bu sene Christine Macel küratörlüğünde VIVA ARTE VIVA başlığıyla düzenlenecek olan sergide, 120 sanatçı ve 85 pavyon yer alacak. Daha fazla kadın sanatçı ve Orta Doğu, Latin Amerika ve Doğu Avrupa’dan daha fazla sanatçının katıldığı 57. Bienal’de, bu sene ilk defa Antigua & Barbuda, Nijerya ve  Kiribati ülkelerini ve uzun zaman sonra Bienal’e dönen Tunus and Malta ülkelerini göreceğiz.

    original

    Giardini ve Arsenale adlı iki ana mekana ve Merkez Pavilyon, İtalya Pavilyonu ve Ulusal Pavilyonlara yayılan Bienal, sanat ve sanatçıları konu ediniyor. 2000 yılından itibaren Centre Pompidou’nun şef küratörü olarak görev yapan Marcel, sanatın insanlığın en temel ifade ve düşünme aracı olmasına dikkat çekiyor. Sanat tutkusu kavramı etrafında şekillenen sergi, sanatçıların sorduğu soruların, verdikleri cevapların, geliştirdikleri yöntemlerin ve yaşam biçimlerinin zenginliğini gözler önüne serecek.

    dsc_0383

    Sheila Hicks, Fotoğraf: ARTNEWS.

     

    The US Pavillion on May 10, 2017 the first preview day of the Venice Biennale in Venice, Italy. Photograph by Casey Kelbaugh

    Mark Bradford, Tomorrow is Another Day, U.S. Pavilion, Fotoğraf: Casey Kelbaugh.

     

    The Tunisian Pavillion in the Arsenale on May 10, 2017 the first preview day of the Venice Biennale in Venice, Italy. Photograph by Casey Kelbaugh

    Mohau Modisakeng, Passage, South African Pavilion, Fotoğraf: Casey Kelbaugh.

     

    indir

    Peju Alatise, Nation Interrupted, 2013-2015, Nijerya.

    Bienal sanatçıları arasında Türkiye doğumlu olan ve Berlin’de yaşayan sanatçı Nevin Aladağ ve İstanbullu sanatçı Hale Tenger yer alıyor. Bu sene Türkiye Pavilyonu’nda ise Cevdet Erek’in ‘’ÇIN’’ adlı projesi Türkiye’yi temsil edecek. İKSV’nin temsilciliğini üstlendiği proje, Bienal’in ana mekanlarından olan Arsenale’deki Sale D’Armi’de sanatseverlere sunuluyor. Sanatçının Bienal için hazırladığı ‘’ÇIN’’ başlıklı işi, 2000’li yılların sonundan itibaren ürettiği ritim ve mekan çalışmaları, ses süslemeleri ve cetveller işlerinden izler taşıyacak.  Mekanla bütünleşen bu çalışma, mekanla birlikte şekillenerek süreç içerisinde gelişecek.

    cevdet-erek

    Cevdet Erek, ÇIN, Pavilion of Turkey, Fotoğraf: RMphotostudio.

    Bienal’in bir diğer dikkat çeken özelliği ise her hafta düzenlenecek olan ‘’Tavole Aperto’’ (Açık Masa) etkinliği. Her hafta bir sanatçının katılacağı bu etkinlikte ziyaretçiler sanatçılarla bir araya geliyor. Bir yandan yemek yiyip bir yandan sanatçının işleri hakkında konuşma fırsatı elde eden ziyaretçiler, sanatın ve sanatçının dünyasını yakından keşfedecek. Bienal kapsamında yer alan ‘’Unpacking My Library’’ (Toplanan Kütüphanem) adlı projede ise Bienal sanatçıları en sevdikleri kitaplardan bir liste oluşturacak ve listelerini ziyaretçilerle paylaşacak.

    Bienalin yanısıra şehirdeki çok önemli sergiler arasında,  Damien Hirst’in sergisi geliyor.  Sanatçının kariyerinin en kapsamlı ve en önemli sergisi olarak gösterilen sergi, Venedik şehrinde iki farklı alanda, Palazzo Grossi ve Punto della Dogana’da sanatseverlerle buluşuyor. Hazırlıkları 10 yıl süren bu sergide Hirst ‘‘The Unbelievable’’ adlı geminin harabelerinden çıkan buluntuları yorumlayarak izleyicileri sualtının fantastik dünyasına davet ediyor. Sergi, 3 Aralık’a kadar gezilebilir. 

    1491917804-44cc2

    Damien Hirst, Demon with Bowl, Fotoğraf: PRUDENCE CUMING ASSOCIATES.

     

    1491918051-9ed0d

    Damien Hirst, Hydra and Kali Discovered by Four Divers, Fotoğraf: Christoph Gerigk.

     

    1491917720-24371

    Damien Hirst, Skull of a Cyclops, Skull of a Cyclops Examined by a Diver, Fotoğraf: Christoph Gerigk.

  • New York’ta Sanat Haftası – 2017

    1 – 7 Mayıs 2017 haftasında dünya sanat piyasasının kalbi New York’ ta atıyor. Odağında Frieze New York Art Fair olan fuarlar arasında, Context & New York Art Fair, Tefaf NY Spring, 1:54 African Art Fair, Collective Design bulunurken, şehirdeki bir çok müze ve galeride özel  etkinlikler var. Bu arada şehirdeki sanatseverler 11 Haziran’a kadar süren Whitney Bienali’ni görmeyi de ihmal etmemeli.

    Art50.net olarak size bu önemli sanat haftasının en kayda değer etkinliklerini, Prof. Aylin Seçkin’in* izlenimleri ile sunacağız.

     

    Art New York ve Context

    Fuarda tanınmış sanatçıların bilinen sevilen eserleriyle birlikte dikkat çekici sanatçılar ve farklı işler de vardı. Art New York’a bu sene Türkiye’den sadece Galeri Selvin var. Art New York’ta en çok beğendiğim New York’taki yegane art temsilcimiz Galeri C24 standı oldu. Seçkin Pirim’in mavi heykeli ve kağıtlarla yaptığı diğer heykel çalışmaları ile Christain Vincent’ın yağlı boya iki tablosu , İsviçreli sanatçı Katia Loher’in ilginç video yerleştirmeleri ve Carole Feuerman’ın svarowski taşlı şapkalı yüzücü kızı ve İrfan Önürmen’in muhteşem üç boyutlu tül tabloları C24’ün işlerini oluşturuyordu.

    seckin-pirimin-art-new-york-c24-galerideki-eseri

    Seckin Pirim, C24 Gallery – Art New York.

     

    Art New York’ta Espace Meyer Zafra Gallery’den Venezuelalı sanatçı Manuel Merida’nın  turuncu (Cercle orange signalisation) adlı kinetik kum saati ve Bernice Steinbaum Gallery’nin sanatçısı Enrique Gomez de Molina’nın böcek kabuklarından yaptığı 90 bin dolara satışa sunulan dev fil kafası en çok akılda kalan eserlerdendi.

     

    aa-art-new-york

    Manuel Merida, Circle Orange Signalisation, Espace Meyer Zafra Gallery – Context.

     

    enrique-gomez-de-molina-art-new-york

    Enrique Gomez de Molina – Art New York.

     

    Context’te ise birbirine benzer işler veya çok ilgi çekmeyen irili ufaklı galeriler de vardı. Context’te benim gözüme çarpan iş Connect Gallery sanatçısı  Craig Alan’ın Bandeau Blanco adlı kağıt ve kristal taşlarla süslü elbisesi ve Castle Fitz Johns Gallery’den Whlsbe’nin Vandal Gummy adlı dev pleksiglas ayıcık şeker heykelleri oldu.

     

    craig-alan-bandeau-blancocontext

    Craig Alan, Bandeau Blanco – Context.

     

    WhisBe Wandal Gummy, Castle Fitzjohns Gallery-Context

    WhisBe Wandal Gummy, Castle Fitzjohns Gallery – Context.

     

    jeff-robbmirror-seriesequivalent-2017photograph-art-new-york

    Jeff Robb, Mirror Series, Equivalent, Art New York.

     

    Elbette bilinen sanatçıların bazı işlerini sunan galeriler de vardı. Jeff Koons, Banksy, Roy Lichtenstein eserleri akılda kalan klasiklerdendi.

     

    Frieze Art Fair

    Bu sene Frieze geçen seneki kadar koleksiyonere ev sahipliği yapamadı. Bunun en önemli iki sebebi 7 Mayıs’ta Fransa’da yapılacak genel seçimler ve Venedik Bienali’nin gelecek hafta başlayacak olmasıydı. Dikkat çeken işler arasında Anish Kapoor’un eserleri geliyordu. 

    anish-kapoor

    Anish Kapoor, Void, Lisson Gallery- Frieze.

     

    Ayrıca George Baselitz’in bir tablosu 850.000 dolara, Obama’nın konu olduğu çalışma ise 500 000 dolara alıcı buldu.

     

    obama-leaving-by-robert-longo-galerie-thaddaeus-ropac

    Robert Longo, Obama Leaving, Galerie Thaddaeus Ropac – Frieze.

     

    Fuarda yeni emerging Avrupa galerileri dikkat çekiyordu. P3 kısımın 3D bilgisayar oyunları, teknolojinin ve tekno müziğin ağırlıkta olduğu erişkin erotik çizgi filmi fuarın en akılda kalan video işlerinden biriydi.

     

    p3-ron-hafman-dream-journal-3-d-erotica-cizgi-film-frieze-projects

    P3 Ron Hafman Dream Journal, 3-D erotica çizgi film – Frieze Projects.

     

    Türkiye’den Rampa Galeri’nin İlbar Güreş, Nevin Karadağ ve Vahap Avşar’ın işleri ilgimi çekti.

     

    Olafur Eliasson, Your Hope Diagram, Tanya Bonaldar Gallery - Frieze

    Olafur Eliasson, Your Hope Diagram, Tanya Bonaldar Gallery – Frieze.

     

    Nancy Spero, Sheela-Na-Gig at Home, Galeri Lelong - Frieze.

    Nancy Spero, Sheela-Na-Gig at Home, Galeri Lelong – Frieze.

     

    keith-sonnier-pace-gallery-frieze

    Keith Sonnier, Pace Gallery, Frieze.

     

    1:54 Contemporary African Art Fair

    1:54 Contemporary African Art Fair.

    1:54 Contemporary African Art Fair.

    1:54 Contemporary African Art Fair çok güçlü bir şekilde gelen Afrika Sanatı’nın New York’ta hissedilen ayak sesleri gibi. İşler çok güçlü, derin ve hikayesi var. Yokluk içinde bir kıtanın geridönüşümle hayata tutunması, yaratıcılığın temelindeki kuvvet. Afrika diyasporası özellikle Londra’da Nijeryalı sanatçıların eserlerini toplaması, Londra sanat piyasasının dikkatini çeken Afrika yaratıcılığı, doğru zaman ve finans ve sanat piyasasının kalbi olan Londra’dan başka yerde gelişemezdi. New Yorklu koleksiyonerler Afrika sanatına mesafeli. Zako Ve daha çok bilindiği için fiyatları yüksek, 70 bin dolar civarı. Parisli (S)ITOR Gallery Senghor’un sanatçısı Nu Barreto’ nun Desunited States of Africa eseri fuarın en dikkat çeken ve hafızalara kazınan işi. Bir diğer galeri Londra piyasasının öncü galerilerinden Jack Bell, Ed Cross Fine Art ve Vigo Gallery. Demografi ve sanat piyasası arasında bir dinamik var ve bunu Afrika için çok gözlemlemek mümkün. Fuardaki işlerin çoğu hala makul fiyatlarda ama 10 yıl sonra bu eserlerin fiyatları çok yükselecek. Gezmesi çok zevkli bir fuar.

    desunited-states-of-africa-2010-by-nu-barreto-by-sitor-gallery-paris-154-fair

    Nu Barreto, Desunited States of Africa (2010), (S)ITOR Gallery – 1:54 Contemporary African Art Fair.

     

    Whitney Bienali

    Bu sene ilk kez Meatpacking bölgesindeki yeni binasında 63 sanatçı, ikili ve sanat kolektiflerinin katıldığı fuar politik mesajlarla doluydu. Özellikle Dana Schutz ‘un 1955’te beyaz bir kızla çıktığı dedikodusu üzerine linç edilerek öldürülen (Open Casket)  Dana Schutz’s painting Open Casket Afro Amerikalı Emmett Till’in yarı soyut işi ile Henry Taylor’ın 2016 yazında rutin trafik kontrolü sırasında polis tarafından vurulan  Philando Castile isimli Afro Amerikalı genci konu alan  The Times They Aint a Changing Fast Enough! adlı çalışması oldu.

    whitney-2017-biennial-henry-taylor-times-720x535

    Henry Taylor Times, The Times They Aint a Changing Fast Enough! – Whitney Biennial 2017.

    Siyasi sanatçılar Dana Schutz’un işini eleştirirken bu işe daha sempatiyle baktılar. Fuarda dikkat çeken diğer iki iş ise Samara Golden’in aynalarla yaptığı yerleştirmeydi. “The Meat Grinder’s Iron Clothes” adlı çalışma distopik ayna kombinasyonlarından oluşan sekiz katlı bir binanın farklı odalarını gösteriyor. Bir kat bir hastane odasını, bir diğeri modern bir salonu, bir başka kat ise pis tuvaletlerin olduğu bir hapishaneyi, bir diğeri de modern bir ofisin içini bize gösteriyor. Seyirciyi dikizleme zevkinin doruklarına çıkaran, gerçeklerin pis yüzüne vurgu yapıyor.

    samara-golden-whitney

    Samara Golden, The Meat Grinder’s Iron Clothes – Whitney Biennial

    Son olarak da John Kessler’in Exodus ve Evolution adlı yerleştirmeleri; Evolution selfie takıntılı, arkalarından yükselen dalgaların bile farkına varamayan çifte hicivle yaklaşıyor.

    evoution-john-lessler-whitney

    Evoution, John Lessler – Whitney Biennial.

     

    *Sanat piyasası üzerine önemli çalışmaları bulunan ekonomi profesörü Aylin Seçkin, bu yıl çeşitli konulardaki araştırmalarını San Francisco ve Ottawa’ da yürütmektedir.

Toplam 6 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12345...Son »