• contemporary istanbul

    Contemporary Istanbul’da Dikkat Çekenler

    Hazırlayan: Prof. Dr. Aylin Seçkin

    Ekonomilerin yavaşladığı dönemlerde genellikle insanlar eğitim ve kültür aktivitelerine daha çok vakit ayırırlar. İstanbullu sanatseverlerin merakla beklediği, bu yıl 13. kez düzenlenen Contemporary Istanbul yarından itibaren dört gün boyunca görülebilecek. Bu fuar ticari yönüyle birlikte bir sanat okulu görevi de görüyor. Yerli ve yabancı 80’in üzerinde galeride sergilenen çeşitli eserleri gören her yaştan öğrenciler ve yetişkinlerin zevk sermayesi birikimine hiç kuşkusuz büyük katkıları olan bu organizasyonu Art50.net için gezdim. Fuarda yapacağınız ilk turun daha kolay ve keyifli geçmesi için gözüme çarpan ve mutlaka görmeniz gereken bazı galeri ve sanatçılardan bahsetmek istiyorum.

    >>>

  • contemporary istanbul

    Contemporary Istanbul 2018

    Contemporary Istanbul: 20 - 23 Eylül 2018

    Türkiye’nin ve dünyanın önde gelen galerilerini, sanatçılarını, kurum ve kuruluşlarını geniş bir kitle ile İstanbul’da bir araya getiren 13. Contemporary Istanbul (CI) için geri sayım başladı. Türkiye ve dünya çağdaş sanatının en önemli eserlerini bir mekânda buluşturarak İstanbul’u sanatın odağına alan 13. Contemporary Istanbul’a bu yıl, 22 ülkeden 83 galeri, 400’ü yabancı 650 sanatçı ile katılıyor. Fuarda, çoğu Türkiye’den sanatseverle ilk kez buluşacak yaklaşık 2 bin eser sergilenecek. Sanatseverler, bölge galerilerinin yanı sıra Avrupa, Amerika ve Asya’nın en önemli galerilerini, sanatçılarını ve koleksiyoncularını bir arada görecekler.

    >>>

  • mardin

    Sizi Başka Dünyalara Götüren 4. Mardin Bienali

    Irmak Özer Mardin ve Mardin Bienali'ni Anlatıyor

    İnsanın kendine basit soruları tekrardan sorması iyidir. 10 yaşında kendine sorduğun soruyu 30 yaşında tekrar sorduğunda, bazen cevaplar aynı yalınlıktadır, bazen de hayatta aldığın yolu kendine hissettirir. “Sanatı neden seviyorum?” sorusu bana bu yolu hissettiren sorulardan. Evet estetik, evet yaratıcı, evet farklı pencereler açan bir araç sanat. Ama artık bana en çok dokunan tarafı, bana yaşattığı hissiyat. Küçükken çevreye ve hayata saf saf bakarken, büyüdükçe görmeyi öğreniyor insan. Aşk acısı çekiyorsun, arkadaşlar gelip geçiyor (ve bu seni ilk başta çok şaşırtıyor), artık zorunlu olarak yapmak durumunda olduğun bir çok şey karşına çıkıyor… Diğer yandan beklenmedik bir sürü güzel şeyler yaşıyorsun, hayatı tadıyorsun, farklı insanlar tanıyıp o seninkinden farklı güzel kafaların bakış açılarını yakalıyorsun, yepyeni özgürlük alanları keşfediyorsun büyüdükçe. Bütün bunları cebine ve kafana koyduğunda artık bir resme, bir heykele baktığında başka şeyler görüyorsun, sana bambaşka bir dünya ifade ediyor.

    >>>

  • bang

    bang. Art Innovation Prix 2018 Sergisi

    Bilim ve teknolojiyi odağına alan sanat programı

    ArtBizTech tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen bang. Art Innovation Prix’nin, 2018 yılı ana sergisi 3 – 18 Mayıs’ta 42 Maslak Art!SPACE Gallery’de gerçekleşiyor. “Dijital aura” temasıyla izleyiciyle buluşan sergide, dünyada son dönemde tartışılagelen teknolojik ve bilimsel unsurları sanatla buluşturan 20 adet eser bulunuyor. Bu eserler, yapay zeka ve insan ilişkisi, ütopik kent tipolojileri, biyomimetik yapılar gibi farklı kurgular kullanarak, günümüzün yeni estetik yargıları ve yeni kavramlarını teknoloji üzerinden sorguluyor.

    En yeni teknolojik ve bilimsel unsurlar sanatla buluşuyor

    Sergide, biyo-elektromekanik ve ses enstalasyonları, ütopik kent topolojileri, biyomimetikten yola çıkarak oluşturulmuş yapılar, yapay zeka ve insan arasındaki ilişkilere değinen işler, istatiksel verilere bağlı oluşturulan interaktif projeler gibi teknoloji ve sanatı buluşturan eserler yer alıyor.

    bang. Art Innovation Prix sergisinin temelinde izleyicinin sessiz bir anda esere dahil olarak yaşadığı deneyim, eser ile karşılıklı aktarım ve aralarında kurulan “organik bağ” ele alınıyor. Sergi, insan ve makine arasındaki bağı sanat, bilim ve teknoloji alanlarında ele alıyor. Böylece, yeni nesil estetik yargılardan oluşan günümüz dilinin ve kavramların teknoloji üzerinden sorgulanmasını ve bu sorgulamanın yeni tartışmalara yer açmasını hedefliyor.

    Ozan Atalan

    Ozan Atalan – Hala Oyunu Anlamaya Çalışıyorum / Video Projeksiyon, Taş, Ağaç, Kağıt Üzerine Dijital Baskı, Saat Mekanizması, 2018

    4 aylık süreçte iş, teknoloji, bilim ve sanat dünyasından isimler de destek verdi

    Türkiye’deki inovasyon alanına sanatla derinlik katmak hedefiyle hayata geçirilen bang. Art Innovation Prix için çalışmalar 2017 yılının Eylül ayında başladı. Programa, güzel sanatlar, mühendislik, tasarım, biyomedikal gibi farklı disiplinlerden kişiler, inovasyona ilham veren projeleriyle başvuruda bulundu. Alınan başvurular iş, teknoloji, bilim ve sanat dünyasının önde gelen isimlerinden oluşan jüri tarafından, estetik yargı, inovatif çıkarım, özgünlük ve sanatsal metin bütünlüğü gibi kriterlere göre değerlendirildi. Sergilenecek 20 eserin sahipleri, yine ilgili alanlarda uzman 50 kadar profesyonelden yorumlar ve fikir anlamında mentorluk aldı. 4 aya yakın bir süreç içerisinde geliştirilerek son haline getirilen eserleri, 3 Mayıs’taki serginin ardından, yıl içerisinde farklı mekan ve organizasyonlarda da, farklı seçkiler halinde görmek mümkün olacak.

    Selin Karcı

    Selin Karcı – Largo II / FM Radyo Alıcı Devreleri, 2018

    Projeleri bang. Art Innovation Prix 2018 programında sergilenecek eser sahiplerinin isimleri ise şu şekilde:

    Ayfer İdil Kemaloğlu, Ayşe Hilal Ateş, Damla Yücebaş, Elif Bozlak, Engin Kaya, Ersin Öztürk, Galip Argun, Gökhan Bağcılar, Hale Arslan, Hamza Kırbaş, Hazal Fırat, İlayda Yeşilova, İlker Çetin, Kıvanç Sert, Mert Bayraktar, Mustafa Yıldırım, Nezihe Karakaya, Ozan Atalan, Selin Karcı, Sinan Kolip, Umut Reyhanlı

    ArtBizTech hakkında

    İnovasyon danışmanlığı alanında hizmet veren ArtBizTech, workshop, seminer ve eğitimleriyle firmaların daha yenilikçi fikirler geliştirmelerine destek oluyor. Çalışmalarında Design Thinking (Tasarım Odaklı Düşünme) ve Artful Thinking (Sanatsal Düşünme) metodolojilerini temel alıyor. İş ve teknoloji, tasarım, psikoloji ve sanat gibi farklı alanlardaki profesyonellerden oluşan multidisipliner ekibin misyonu, sanatı iş ve ve teknoloji dünyasıyla bir araya getirerek, Türkiye’de “inovasyon” kavramına derinlik kazandırabilmek. ArtBizTech’in Amazon.com üzerinden Amerika, Fransa ve Japonya gibi ondan fazla ülkede okuyucularıyla buluşan “Design Thinking Methodology Book” ve “Artful Thinking” isimli iki kitabı bulunuyor.

    ArtBizTech ayrıca, hem iş ve teknoloji dünyasını yeni fikirlerle beslemek hem de Türkiye’de yapay zeka, büyük veri, robotlar ve genetik gibi inovatif ve bilimsel unsurları kullanarak sanatsal çalışmalar yapan gençleri görünür kılmak amacıyla, bang. Art Innovation Prix isimli bir program yürütüyor. Bu program dahilinde güzel sanatlar, mühendislik, tasarım, biyomedikal gibi farklı disiplinlerden herkesin inovasyona ilham veren projelerini destekliyor; farklı mekanlardaki sergileriyle, bu inovatif sanat evrenini daha çok kişiye ulaştırıyor.

  • Rehan Miskçi, Foto Yeraz, Dağ, Tuval bezi üzerine inkjet baskı, 288x120 cm

    8. Uluslararası Casa dell’Arte Konuk Sanatçı Programı

    Kapak Görseli: Rehan Miskçi, Foto Yeraz, Dağ, Tuval bezi üzerine inkjet baskı, 288x120 cm

    Uluslararası Casa dell’Arte Konuk Sanatçı Programı 30 Nisan 2018’de Başlıyor…

    Bu yıl sekizincisi düzenlenecek olan Uluslararası Casa dell’Arte Konuk Sanatçı Programı 30 Nisan – 4 Haziran tarihleri arasında 6 hafta boyunca farklı disiplinden 5 sanatçının katılımı ile gerçekleşecek. Programın bu seneki katılımcıları; Dilara Arısoy, Ahmet Can Boyan, Rehan Miskçi, Gizem Ünlü, Emnyu ve Arte Laguna Prize 2018 işbirliği ile katılmaya hak kazanan Macar sanatçı Zita David olacak.

    Gizem Ünlü

    Gizem Ünlü, Hatıra I, Tuval üzerine akrilik, 102×90 cm

    30 Nisan Pazartesi günü başlayacak ve alanlarında uzman sanatçı ve küratörlerin de katılımıyla gerçekleşecek program süresince, Bodrum ve çevresindeki tarihi ve kültürel noktalara yapılacak gezilerin yanında, sanatçıların ortaklaşa belirlediği temalar üzerine film gösterimleri ve okuma akşamları düzenlenecek. Belirlenen açık atölye günlerinde sanatçı atölyeleri, dışarıdan gelen sanatseverlerce ziyaret edilebilecek.

    Uluslararası Casa dell’Arte Konuk Sanatçı Programı; Türk ve uluslararası sanatçıların üretimlerine destek vermek, projelerinin gelişimine katkıda bulunmak ve onlara uluslararası sanat alanında alternatif bir platform sunmak amacıyla 2011 yılında kuruldu. Sanatçıların günlük hayatın karmaşasından uzakta, Bodrum/Torba’da bir araya gelip yaşayacakları, fikir alışverişinde bulunabilecekleri, mekan ve yerel yaşamı da göz önüne alarak yaratıcılıklarını ortaya koyabilecekleri bir çalışma ortamı sunmayı hedefleyen program, Bodrum’un bir çağdaş sanat üretim noktası olarak potansiyelini ortaya çıkarmayı ve davetli konuk küratör ve eleştirmenlerle sanatseverleri, katılımcı sanatçılarla bir araya getirerek sanatçıların üretim süreçlerini paylaşacakları bir diyalog oluşturmayı da amaçlamaktadır.

     

  • mardin

    Mardin Bienali 2018: Sözden Öte

    4. Uluslararası Mardin Bienali | 4 Mayıs – 4 Haziran 2018

    Uluslararası Mardin Bienali “Sözden Öte” temasıyla 4 Mayıs 2018’de açılıyor. İlk kez gerçekleştirildiği 2010 yılından bu yana hem gerçekleştiği coğrafyada hem de küresel ölçekte önemli etkinlikler arasına giren Uluslararası Mardin Bienali’nin 4. edisyonunun küratörlüğünü Fırat Arapoğlu, Nazlı Gürlek ve Derya Yücel’den oluşan ekip üstleniyor.

    Döne Otyam’ın direktörlüğü ve Mardin Sinema Derneği’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek 4. Uluslararası Mardin Bienali’nde, “Sözden Öte” teması altında bakış, beden ve mekan kavramlarını ele alan çalışmalar yer alacak. Birbirleriyle etkileşimli üç tematik bölümden oluşan etkinlikte, “SÖZDEN ÖTE” üstbaşlığının altında Fırat Arapoğlu’nun “Sonsuz Bakış”, Nazlı Gürlek’in “Beden Dili” ve Derya Yücel’in “Sınırlar ve Eşikler” başlıklarını taşıyan bölümlerinin her biri, sözün ötesindeki anlam üretme ve ifade biçimlerine odaklanıyor. Bu üç tema üzerinden ortak mekanlarda bir araya gelen sanatçılara ait üretimlerin izleneceği etkinlikte, sözün ötesinde bakışın, bedenin ve mekanın diliyle yaratılan çeşitli ifade biçimlerinin bir araya getirilmesi amaçlanıyor. Dilin, kelimelerin, sözün ötesinde vuku bulan bu üç ifade biçimi, sanatın temel malzemesi olan görsel, bedensel ve mekânsal yaratım hallerini merkezine alıyor. 4. Uluslararası Mardin Bienali, farklı tarihsel mekanları ve kamusal alanı da kapsayan sergi dışında konuşmalar, gösterimler ve atölyelerle bir aylık sürece yayılarak etkin bir program sunuyor.

    Mardin

    Mardin

    Bienalin 4. edisyonu da, tıpkı öncekiler gibi, Mardin kentinin tarihi mekanlarını, müşterek bir alanın ve ortak bir dilin üretimini araştıran platformlara dönüştürmeyi amaçlıyor. Bu açıdan Alman Karargahı, Mor Efrem Manastırı, Yıldız Hamamı, Mardin Müzesi taş evleri, Revaklı Çarşı Dükkanları, Meryem Ana Kilisesi ve Marangozlar Kahvesi bienal mekanları olarak ortaya çıkıyor.

    4. Uluslararası Mardin Bienali Sanatçıları

    Albena Baeva / Ali Emir Tapan / Ana Mendieta / Aslı Bostancı / Aydın Teker / Bilge Alkor / CANAN / Cengiz Tekin / Ceren Oran&Burcu Yılmaz / Chaw Ei Thein / Chris Burden / Çağrı Saray / Didem Erbaş / Eda Aslan / Emre Zeytinoğlu / Fırat Bingöl / Gizem Aksu / Guy Ben-Ner / Hasan Pehlevan / Huo Rf / İhsan Oturmak / İnsel İnal / İpek Duben / Janis Rafa / John Gerrard / Julian Stallabrass / Ken Friedman / Lewis Hine / Leyla Postalcıoğlu / Iliko Zautashvili / Magali Duzant / Mahmut Celayir / Maria Papadimitrou / MERKEZKAÇ / Metin Çelik / Mustafa Avcı / Mürsel Argunağa / Nasan Tur / Özlem Altın / Parastou Forouhar / PELESİYER / Ramize Erer / Romina Meriç / Sara Kostic / Senem Gökçe Oğultekin / Serkan Taycan / Seyhun Topuz / Simon Faithfull / Taner Ceylan / Youssef Nabil

  • armory-show

    Armory Week 2018’e Hızlı Bakış

    Armory Week 2018

    Her sene New York’u sanat şehrine çeviren, modern ve çağdaş sanat alanındaki en önemli gelişmeleri ve en yeni trendleri şehre getiren sanat haftası Armory Week 2018 başlıyor. Adını Armory Art Show’dan alan Armory Week, hepsi New York’ta düzenlenen ve bir hafta boyunca birbirini takip eden fuar ve etkinliklere verilen isim. Gelin açılışını ADAA Art Show ile yapan Armory Week boyunca düzenlenen fuar ve etkinliklere birlikte göz atalım.

     

    ADAA Art Show
    27 Şubat-4 Mart 2018

    Fotoğraf: Timothy Lee Photography, 2014

    Fotoğraf: Timothy Lee Photography, 2014

    Amerika Çağdaş Sanatı’na yön veren ADAA Art Show, 30. yılını her zamanki mekanında- Park Avenue Armory’de kutluyor. Sunumları ve işleriyle Amerika ve çevresi modern ve çağdaş sanatının en güzel örneklerini sunan ADAA Art Show’da yer alan 72 galerinin çoğu bu sene standını belli sanatçıların eserlerine ayırdı. Michael Werner standında Peter Saul, Alexander Grey standında Harmony Hammond ve Lock Gallery standında Thomas Chimes dikkat çeken isimlerden.

     

    The Armory Show
    8-11 Mart

    Jennifer Calais, Kaynak: thearmoryshow.com

    Jennifer Calais, Kaynak: thearmoryshow.com

    Bu yıl 24 yaşına giren Armory Show, başladığı zamandan günümüze kadar 20 ve 21. yüzyılın en önemli sanat eserlerini keşfetme ve satın alma fırsatı sundu. Armory Week’e adını veren önemli etkinliğe bu sene dünyanın önde gelen 200 galerisi katılıyor. Pier 92-94’te kapılarını açacak olan Armory Show, Küratoryel Liderlik Oturumu ve Minneapolis Institute of Art küratörü Gabriel Ritter tarafından düzenlenen ‘’Focus’’ Bölümü’yle dikkat çekiyor. Focus kapsamında bu sene teknolojinin yaşamımızdaki yeri ve sanatla etkileşimi gözler önüne serilecek.

     

    NADA
    8-11 Mart

    Batı SoHo’daki yeni mekanında, Skylight Clarkson Square’de sanatseverlerle buluşacak olan NADA, 2018 edisyonu kapsamında 17 ülkeden 100 galeriyi ağırlamaya hazırlanıyor. 60.000 metrekarelik yeni binası, Milano, New York ve Michigan’dan gelen yeni katılımcıları ve Bronx Müzesi kalıcı koleksiyonu için kurulan özel ödeği NADA 2018’in dikkat çekici olmasını sağlıyor.

     

    Volta NY
    8-11 Mart

    Meryl McMaster, Kaynak: ny.voltashow.com

    Meryl McMaster, Kaynak: ny.voltashow.com

    Armory Show’un hemen yanı başında, Pier 90’da düzenlenen Volta NY 48 şehirden 85 galeriyi ağırlıyor. Fuarın ‘’Curated’’ bölümü kapsamında sanatçı Mickalene Thomas ve koleksiyoner Racquel Chevremont’un organize ettiği ‘’The Aesthetics of Manner’’ başlıklı bir çalışma görüyoruz. Bu özel proje, 8 sanatçının kolaj çalışmalarını görücüye çıkaracak.

     

    Independent New York
    9-11 Mart

    Fotoğraf: Dan Finsel, Kaynak: Nytimes.com

    Fotoğraf: Dan Finsel, Kaynak: Nytimes.com

    New York ve Brüksel olmak üzere iki önemli şehirde düzenlenen Independent, 2018 New York edisyonunda birçok solo ve mekan projesine ev sahipliği yapacak. Bu sene dokuz yaşına giren fuarın Tribeca Spring Studio’daki mekanında 19’u yeni olmak üzere toplam 50 galeri ve birçok uluslararası sanatçının işini görmek mümkün.

     

    Scope
    9-11 Mart

    Chelsea, Metropolitan Pavilyon’da sanatseverle buluşan Scope 2018, 9-11 Mart tarihleri arasında düzenleniyor. 18. edisyonuna katılan 60 galeri ile çağdaş sanattaki en son gelişmeleri ve en yeni isimleri görücüye çıkaracak. Fuarda bu sene dikkat çeken unsurlardan biri ise VIP Programming kapsamında göz dolduran etkinlik, gösterim ve konuşma programı.

     

    Art on Paper
    8-11 Mart

    Kaynak: thepaperfair.com

    Kaynak: thepaperfair.com

    Ziyaretçilerini Pier 36’da karşılamaya hazırlanan Art on Paper, kağıt çalışmalarına odaklanan bir fuar. 2018 edisyonuna katılan 85 galeri, kağıt malzemesiyle harikalar yaratan sanatçıları ve Modern ve Çağdaş Sanat’taki son gelişmeleri şehre taşıyacak.

     

    Clio Art Fair
    8-11 Mart 2018

    ‘’Bağımsız Sanatçılar için Anti-fuar’’ cümlesiyle tanınan Clio Art Fair, bağımsız ve alternatif bir fuar deneyimi isteyenler için doğru adres. Bağımsız sanatçıların desteklenmesi ve tanınması amacıyla düzenlenen, girişin ücretsiz olduğu sıradışı fuar bu sene 35. Cadde’de ziyaret edilebilir.

    Simge Erdoğan

  • Everard Read Blessing Ngobeni Uninvited Guest , 2016, Mixed Media on Canvas 163 x 356 cm

    Afrika Çağdaş Sanatı Bir Çatı Altında: INVESTEC Cape TOWN Art Fair 2018

    16 -18 Şubat 2018, Cape Town International Convention Centre (CTICC)

    Afrika’nın en önemli sanat etkinliği Investec Cape Town Art Fair, 16-18 Şubat 2018 tarihleri arasında Cape Town International Convention Centre (CTICC)’da düzenleniyor.

    Dünyanın dört bir yanından ve Afrika ve diasporasından en önemli isimleri, genç ve yeni galerileri ve Afrika Çağdaş Sanatının en güzel örneklerini dünya sanat sahnesine taşıyan fuar bu sene yine oldukça iddialı. Şehrin renkleri ve enerjisiyle bütünleşen başarılı fuar bu sene şehri yine dünyanın kültür sanat merkezine dönüştürecek.

    Lhola Amira, Narrative LAGOM-Breaking Bread with The Self-Righteous II, 2017. Fotoğraf: Rag Baryta

    Lhola Amira, Narrative LAGOM-Breaking Bread with The Self-Righteous II, 2017. Fotoğraf: Rag Baryta

    İlki 6 yıl önce düzenlenen Investec Cape Town Art Fair, Güney Afrika ve diasporasından sanatçıların ve galerilerin dünyaya tanıtılması, sanatsal ve kültürel diyalogun gelişmesi açısından büyük bir önem taşıyor. Düzenlenmeye başladığı günden itibaren gerek şehirde gerekse Afrika kıtası ve çevresinde kurduğu ekonomik platform, Güney Afrika sanat piyasasının alım-satım ve katılım hacminin dikkat çekici bir biçimde büyümesini sağladı. Güney Afrika sanat endüstrisinin gelişmesini, bilgi ve uzmanlık kazanmasını ve en önemlisi dünya sahnesine çıkmasını sağlayan fuar, her sene önemini arttırarak büyümeye devam ediyor. Fuar direktörü Laura Vincenti fuar için ‘’Afrika ve diasporasından genç ve büyük sanatçıları yerel ve uluslararası izleyiciye tanıtarak kıtadaki sanat pazarının sürdürülebilirliğini ve önemini arttırmaya devam ediyoruz’’ diyor.

    Eddy Kamuanga Ilunga, Feeling of Abandonment, 2017 - October Gallery, London

    Eddy Kamuanga Ilunga, Feeling of Abandonment, 2017 – October Gallery, London

    Afrika kıtasının en önemli şehri olan Cape Town, coğrafi konumu ve kültür-sanat mirası açısından gerek koleksiyonerler gerekse sanat profesyonelleri için özel bir şehir. Fuar saatleri boyunca düzenlenecek olan zengin konuşma programları, özel enstalasyonlar, sergiler ve fuar saatleri dışında yapılacak olan film gösterimleriyle süphesiz ki şehirde başımızı nereye çevirsek sanat göreceğiz.

    Peki, fuarda bu sene neler var? Investec sponsorluğunda düzenlenen fuarın 2018 edisyonuna dünyanın dört bir yanından yaklaşık 85 galeri ve 75 sanatçı katılıyor. Güney Afrika, Zimbabwe, Kenya, İtalya ve İngiltere gibi ülkelerden gelen galeriler geleneksel sanatlardan resimlere, çizimlerden heykellere görsel sanatın her alanına dokunan geniş bir eser yelpazesi sergileyecek. MAIN Section’da October Gallery London, Worldart Cape Town, ArtCO GALLERY ve Art FIRST gibi farklı ülkelerden büyük ve önemli toplam 37 galerinin standları ve işleri var. TOMORROWS/TODAY de ise bugünün genç ve dinamik, geleceğin ise önemli isimleri olacak olan yeni sanatçıları ve galerileri görüyoruz. Fuarın küratörü Tumelo Mosaka tarafından düzenlenen bu alanda 10 galeri var.

    Keyezua FORTIA, MOVART

    Keyezua FORTIA, MOVART

    Fuarın yeni ve en can alıcı kısımlarından ilki SOLO. Nontobeko Ntombela küratörlüğünde ilk kez bu sene düzenlenen SOLO’da sergilenen tüm çalışmalar kadınlara adandı. Kadın sanatçıların kişisel çalışmalarını gözler önüne seren, kadınların yaşadığı sosyal ve politik sorunlara dikkat çeken SOLO’da yer alan galeri ve eserler, bir yandan da kadınların sanat camiasına yaptığı önemli katkıları anlatacak.

    Fuarın merakla beklenen ve ilk kezdüzenlenecek olan ikinci etkinliği ise AFTER HOUR HUB projesi. Proje kapsamında düzenlenen ‘Harboured’ adlı gösterim programı, Cape Town’un kültür-sanat merkezi Silo Bölgesi’ndeki 3 farklı mekanda video sanatının en güzel örnekleri izleyiciyle buluşacak. Brent Meistre küratörlüğünde hazırlanan program, video sanatı alanında çalışan birçok sanatçının çalışmasını fuar alanının dışına çıkarıyor. Fuar kapıları kapandıktan sonra gece 11’e kadar devam eden video gösterimleri sanatı 24 saate yayacak.

    WHATIFTHEWORLD Buhlebezwe Siwani - Qunusa Buhle! 1-3 (Triptych)

    Buhlebezwe Siwani, Qunusa Buhle! 1-3, WHATIFTHEWORLD

    TALKS kapsamında ise yine zengin bir panel programı görüyoruz. Sanat koleksiyonerliği, özel müze ve kurumların kurulması/yönetilmesi, yeni galeri ve sanatçıların desteklenmesi gibi önemli konuların ele alınacağı TALKS, alım-satım ve koleksiyon yapmanın kültürel değerler açısından önemini masaya yatırıyor. Fuar boyunca her gün düzenlecek olan TALKS panel programıyla Dünya sanat camiasından önemli isimler koleksiyoner, sanatsever, sanatçı ve izlecilerle bir araya gelecek.

    Fuar için yapılan özel işlere baktığımızda ise karşımıza üç önemli isim; Lungiswa Gqunta, Turiya Magadlela ve Sethembile Msezane çıkıyor. Üç sanatçı, kadınları ve onların günlük yaşamlarını anlatmak amacıyla özel enstalasyonlar hazırladı. Ev yaşamında bulunan objelerin yeniden yerleştirilmesi ve yorumlanmasıyla oluşturulan eserler, UNFRAMED kısmında bir araya geliyor ve geleneksel fuar standı anlayışının ötesine geçen unutulmaz bir tecrübe sunuyor.

    Cape Town sanat rotasını derlediğimiz Cape Town Top 10 içeriğimize buradan ulaşabilirsiniz.

    Simge Erdoğan

  • Türkiye’nin Yeni Sanat Buluşması BASE İstanbul

    BASE İstanbul, 21-24 Aralık 2017 - Galata Rum Okulu

    Tüm Türkiye’nin yeni nesil sanatçılarını ilk kez İstanbul’da Galata Rum Okulu’nda aynı çatı altında bir sergide buluşturacak olan BASE İstanbul, panel ve söyleşilerle de sanat dünyasının önemli isimlerini ağırlayacak. 20 ilde 31 üniversiteden 108 sanatçıya ait 116 eser ve 32 panelde 50’yi aşkın konuşmacı ile sanat dolu 4 gün sizi bekliyor!

    Türkiye’nin bu yıl mezun olan yeni nesil sanatçı adayları, 23 kişiden oluşan uluslararası bir seçici kurulun değerlendirmesiyle 21-24 Aralık’ta Galata Rum Okulu’nda gerçekleşecek BASE’de sanatseverlerle buluşacak. HP, Intel, Kale Grubu ve TEB Özel eş sponsorluğunda gerçekleşecek olan BASE İstanbul Türkiye’nin ilk kolektif Güzel Sanatlar yeni mezunlar platformu.

    Baskı, cam, enstalasyon, fotoğraf, görsel iletişim tasarımı, grafik tasarımı, heykel, resim, seramik, Türk el sanatları ve video kategorilerinde, 51 farklı üniversiteden 1000’e yakın başvuru alan BASE’te Türkiye’nin dört bir yanından 31 üniversiteden 108 sanatçı adayının toplam 116 yapıtı BASE’de sergilenecek.

    Can Özal

    Can Özal – BASE İstanbul

    Her biri farklı bir tecrübe ve göze sahip uluslararası isimlerin seçtiği yeni mezun sanatçı adaylarını tek bir çatı altında bir araya getiren BASE, mezuniyetten profesyonel sanat hayatına geçişlerinde onlara destek olmayı amaçlıyor; aynı zamanda galeri, koleksiyonerler, sanatseverler ve yaratıcı endüstrilerin de genç yetenekler keşfetmesine aracı olma misyonu taşıyor. BASE’in kürasyonu ise küratör, sanat yazarı, akademisyen Derya Yücel’e ait. Istanbul’dan ve Pegasus desteğiyle Istanbul dışından da gelecek olan tüm katılımcı sanatçılar, üretimlerini sergileme ve sanat dünyasının önde gelen isimleriyle birebir tanışma imkanı bulurken, koleksiyonerler ve sanatseverler de kariyerlerinin başında olan bu genç sanatçıları keşfetme ve aracısız olarak iletişim kurup yapıtlarını edinme imkanına sahip olacak.

    Rabia Ayaz

    Rabia Ayaz – BASE İstanbul

     

    75 Konuşmacıyla Dopdolu Bir Panel ve Söyleşi Programı

    BASE ziyaretçi ve katılımcılarını ayrıca “BASE Talks’’ ile dopdolu bir panel ve söyleşi programı bekliyor. 4 gün boyunca izleyicilerle buluşacak isimler Adnan Yerebakan, Agah Uğur, Ahmet Doğu İpek, Ahmet Elhan, Ahu Antmen, Alev Ebuzziya, Ali Kazma, Ali Kerem Bilge, Arda Yalkın, Aslı Öymen, Ayça Telgeren, Azade Köker, Banu Çarmıklı, Beyza Boynudelik, Burçak Bingöl, CANAN, Candaş Şişman, Cem Akar, Cem Sağbil,Coşar Kulaksız, Çelenk Bafra, Deniz Artun, Derya Bigalı, Derya Yücel, Ebru Yetişkin, Erdal İnci, Elvan Ekren, Emin Hitay, Erim Bayrı, Esra Yıldız, Evren Erol, Gamze Büyükkuşoğlu, Gökşen Buğra, Gönül Nuhoğlu, Gülay Semercioğlu, Gülgün Karamustafa, Hale Tenger, Hamit Hamutçu, Hande Şekerciler, Haro Cümbüşyan, Hera Büyüktaşçıyan, Hüma Kabakçı, İdil Deniz Türkmen, İnci Furni, İpek Duben, Karoly Aliotti, Kemal Özen, Kerem Ozan Bayraktar, Marcus Graf, Mehmet Ali Bakanay,Mehmet Güleryüz, Melih Görgün, Merve Akar, Merve Çağlar, Mine Kaplangı, Moiz Zilberman, Murat Morova, Mustafa Taviloğlu, Nancy Atakan, Naz Cuğuloğlu, Nevzat Sayın, Nur Koçak, Pemra Ataç Açıktan, Saruhan Doğan, Selin Söl, Selman Bilal, Sera Sade, Serhat Cacekli, Seyhan Musaoğlu, Taner Ceylan, Tomur Atagök, Tony Ventura, Volkan Kızıltunç, Yasemin Bay, Yunus Emre Erdoğan ve Yusuf Sevinçli yer alıyor. Programı base.ist adresinden takip edebilirsiniz.

    Sarp Sözdinler

    Sarp Sözdinler – BASE İstanbul

     

    Seçici Kurul

    BASE’in 23 kişilik seçici kurulunda Türkiye’den ve dünyadan değerli isimler bulunuyor. Delfina Foundation’ın kurucusu Aaron Cezar, Borusan CEO’su ve koleksiyoner Agah Uğur, sanat yazarı ve eleştirmeni, akademisyen Ahu Antmen, koleksiyoner Aslı Bilge, koleksiyoner&sanat yazarı Banu Çarmıklı,İstanbul Modern Sergiler ve Programlar Direktörü Çelenk Bafra, The Armory Show’un Direktörü Deborah Harris, Galerist yönetici direktörü Doris Benhalegua, sanatçı Ergin İnan, TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı, koleksiyoner Erol Bilecik, sanatçı Hera Büyüktaşçıyan, fotoğraf sanatçısı Murat Germen, ressam Neş’e Erdok,New York Academy of Art’ın dekanı Peter Drake, Galerie Voss direktörü Rudiger Voss, Daire Sanat kurucusu Selin Söl, grafik tasarım sanatçısı/art direktör Stephan Bundi, Spot Projects kurucusu/ koleksiyoner Tansa Mermerci Ekşioğlu, Piartworks kurucusu Yeşim Turanlı, grafik tasarımcı Yeşim Demir ve heykel sanatçısı Ziyatin Nuriev.

     

    Seçici Kurul Üyeleri BASE İçin Ne Dedi?

    Galerist Yönetici Direktörü Doris Benhalegua Karako: ‘BASE, ince düşünülmüş kurgusu ile Türkiye genelinde sanat öğrencileri için eşitsizlik anlamına gelebilecek mesafeleri kaldırarak sanat izleyicisi ve profesyonelleri için yeni bir keşif alanı sağlarken gençlere ilk adım için teşvik edici bir imkan sunuyor.’

    New York Academy of Art Dekanı Peter Drake: ‘Genç sanatçıların herhangi bir uluslararası platformda tanıtılmalarının harika bir fikir olduğunu düşünüyorum. BASE, Türkiye’deki sanat öğrencilerinin sofistike olduklarını ve ilerici fikirlerle meşgul olduklarını da açıkça gösteriyor. BASE’i ziyaret edeceklere, politik enstalasyonlardan, içsel motivasyonla yaratılan resimlere kadar pek çok çalışmayla karşılaşmaya, hem etkinlenmeye hem de düşünmeye hazır olmalarını söylemek isterim.’

    Seramik sanatçısı Alev Ebuzziya Siesbye: ‘Base sayesinde bir sürü okuldan bir sürü iş görebildiğim için çok memnunum. Hiç de kolay olmayan bir işi başardığınız için kutlarım. Başvurularda birbirinden çok değişik işler olması sevindirici. Benim için asıl ilginç olan, işlerin öğrencileri anlattığı kadar öğretmenleri de anlatması. Serginin yerli ve yabancı ziyaretçiler için önemli bir kaynak olacağını, ilginç karşılaştırmalara ve yorumlara yol açacağını düşünüyorum.’

    Fotoğraf sanatçısı Murat Germen: ‘BASE’in sanatın farklı ortam, platformlardaki paylaşımını ve farklı nesilleri bir araya getirmede önemli bir görev üstlendiğini düşünüyorum. Sürdürülebilir olmasını dilerim. BASE sergisini gezmekte fayda var, çünkü ülkedeki güzel sanatlar eğitiminin bir güncellemesini, istanbul’un en güzel sergi salonlarından birisinde görmek kaydadeğer bir tecrübe olacak.’

    Sanat tarihçisi Doç. Dr. Ahu Antmen: ‘BASE, Türkiye’de yeni mezun sanatçı/tasarımcı adayları aracılığıyla gençlerin görsel kültür oluşumuna olası katkılarını değerlendirebileceğimiz dikkate değer bir proje. Ülkemizde bireyin yaratıcılık serüveninin sınırlarına ve sınırsızlığına dair sorular sorabileceğimiz önemli bir platform haline gelebilir. Devam etmesini dilerim.’

    Koleksiyoner, sanat yazarı Banu Çarmıklı: ‘ Yelpazenin geniş olması benim sevindirdi. Her mecradan, farklı okullarda farklı sanat üretimlerinin devam ettiğini görmek heyecan vericiydi. BASE, yenilikçi ve motive edici bir girişim. Bu tür projelere Türkiye çağdaş sanat ortamımızın daha çok ihtiyacı var, sürekliliğini diliyorum. BASE, Türkiye’deki sanat üretiminin geleceğine dair bilgi sahibi olmak açısından, genç sanatçı adaylarının eğilimlerini ve pratiklerini takip edebilmek için mutlaka görülmeli.’

    Heykeltraş Ziyatin Nuriev: ‘Başvurular arasında gelecek vaat eden çalışmalar var. Bu gençler daha yolun başında.BASE’nın de amacı, bu genç insanlara yalnız olmadıklarını, birilerin onları önemsediğini ve onlarla ilgilendiğini ve inandığını hissetirmek. Tanınmış, populer sanatçının sergisini gezmek keyiflidir ama genç, daha yolun başında olan ve kimsenin tanımadığı gençlerin sergisini gezmek daha ilginç ve heyecanlıdır çünkü karşına ne çıkacağını bilemezsin.’

    Daire Galeri kurucusu Selin Söl: ‘Bu sene mezun olan sanatçı adaylarının başvurularını ilgiyle inceledim. İçlerinde beni çok heyecanlandıran çalışmalar ve sanatçı adayları oldu. Bunlardan bazıları özgünlükleriyle, bazıları içerikleriyle bazıları da yapım teknikleriyle ön plana çıkıyordu. Sadece İstanbul, İzmir ve Ankara gibi sanat alanında geniş olanaklar barındıran şehirlerden değil, Türkiye’nin her köşesinden oldukça başarılı başvuruların gelmesi beni ayrıca çok memnun etti. Bazı yeni mezunların şimdiden sanatsal tarzlarını ve çizgilerini oturtmuş olduğunu görmek de beni sevindiren noktalardan biri oldu. BASE Türkiye’de gerçekten eksikliği duyulan bir yeri dolduracak. Bildiğim kadarıyla yurt genelinde böyle geniş kapsamlı bir yeni mezun sergisi daha önce yapılmadı. Üç büyük şehrimiz dışında kalan Güzel Sanat Fakültelerinden öğrencilerin eserlerinin sanatın merkezi haline gelmiş İstanbul’da sergilenme imkanı bulması ve aynı zamanda sanat izleyicisinin de bu mezunların çalışmalarını görebilme imkanını yakalayacak olması iki taraf için de bulunmaz bir fırsat. Ziyaretçiler Türkiye’nin her köşesinden gelen genç yeteneklerin çalışmalarını görme fırsatı elde edecek. Bu sergiyi gezerek sanatsal anlamda Türkiye’nin çeşitliliğine ve zenginliğine de şahitlik etmiş olacaklar.’

    İstanbul Modern sergiler ve programlar direktörü Çelenk Bafra: ‘BASE seçici kuruluna davet edildiğimde ilk kez görsel kültür ve sanat eğitimi veren okulların yeni mezunlarını bu ölçüde ciddiye alan, Türkiye’nin sanatçı adaylarına çalışmalarını uluslararası sanat profesyonellerine tanıtma ve küratörlü bir sergiyle izleyiciye sunma fırsatı veren bu girişimi desteklemek istedim.
    Uzman bir ekibin farklı deneyim ve bilgi alanlarına sahip geniş bir seçici kurulla ve doğru ortaklıklarla yürüttüğü bu projenin en önemli başarısı Türkiye’nin tüm kentlerine ulaşabilmiş olması. Seçim sürecinde Türkiye’nin dört bir yanından gelen başvuruları görmek, özellikle de enstalasyon, grafik ve video alanındaki üretimdeki artışı fark etmek beni sevindirdi. BASE gibi ciddiyetle planlanan bir organizasyon ve sergi genç bir sanatçının hayatını değiştirebilir. Kariyerine kısa vadede etkisi olmasa bile genç bir sanatçı için Galata Rum Okulu gibi karakteristik bir binada sergi yapmak ve kendi kuşağından diğer sanatçıların sergideki çalışmalarını görüp onlarla tanışmak azımsanacak bir şey olmasa gerek. Seçici kurul üyesi olarak BASE’in sunduğu imkanlardan yararlanması ileriki çalışmaları için özellikle fark yaratacak sanatçıları seçmeye dikkat ettim, Aralık’taki sergide seçilen sanatçılarla bizzat tanışmayı ise heyecanla bekliyorum.’

    Galerie Voss kurucusu Rüdiger Voss: ‘BASE’nin dünyada eşsiz olduğunu düşünüyorum. Karşılaştırabileceğimiz başka bir platform yok. Evet, Almanya’da genç sanatçılara sanat ödülleri veriliyor ama genelde sanatçıların çalışacağı bir tema oluyor. Son olarak, ortaya çıkan eser, sanatçının tam aynası olmuyor. Buna karşılık BASE, sanatçılara bir tema sunmuyor ve onlara her türlü özgürlüğü sağlayıp herşeye izin veriyor. BASE, ziyaretçilere günümüz sanatı hakkında çok güzel fikir sunuyor. Ziyaretçiler, genç sanat akademileri mezunlarının ilgilendiği, uğraştığı konuları ve neyin yanında ya da neye karşı olduklarını görme fırsatı elde ediyor. Fotoğraftan geleneksel Türk sanatlarına kadar herşey yer alıyor. Bence en olumlu olan, başvuruların uluslararası sanat dünyasının çeşitli konularında aktif olan 20 kişilik bir jüri tarafından incelenmesi. Çok sayıda etkileyici çalışma var, öyle ki seçmek oldukça zor oldu. Sosyal etkilenimli, çarpıcı ve çok pozitif çalışmalar yer alıyor. Özellikle grafik tasarım ve video kategorisinde. BASE’yi, sanat akademilerinin yeni mezunları için önemli bir sıçrama tahtası olarak görüyorum. Mezunlar BASE sayesinde küratörler, kurumlar ve ilgili kişilerle bir araya gelme ve daha büyük kitlelere açılma imkanı şansı bulacaklar. Bu da genç sanatçıların geleceği için çok önemli olabilir.


    Küratör Derya Yücel ve Base’in kurucu ortağı Ali Kerem Bilge ile söyleşimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Tsang Kin-Wah

    15. İstanbul Bienali’nde Mutlaka Görülmesi Gereken 7 Eser

    15. İstanbul Bienali Top 7

    15. İstanbul Bienali’nde tüm eserler görülmeye değer; ancak bazıları kesinlikle kaçırılmamalı. Bienalin mutlaka görülmesi gereken 7 eserini sizler için seçtik.

     

    Candeğer Furtun, İstanbul Modern

    Usta sanatçının 1994-96 yılları arasına tarihlenen İsimsiz adlı yerleştirmesi, dokuz çift erkek bacağı ve bir elden oluşuyor. İçerdiği beden uzuvlarını işlevlerinden ve ait oldukları bütünden soyutlayan yapıt, akla eril enerjinin hüküm sürdüğü alanları ve erkek egemen ritüelleri getiriyor.

    Candeğer Furtun, İsimsiz.

    Candeğer Furtun, İsimsiz / iksvphoto.com

     

    Latifa Echakhch, İstanbul Modern

    Fas kökenli sanatçının mekana özgü fresk çalışması Silinen Kalabalık (2017), toplumsal başkaldırıların sonuçsuz kaldığında yarattığı hayal kırıklığını temsil ediyor. İzleyici iki karşılıklı duvar ve duvardan dökülen parçaların oluşturduğu moloz şeritleri arasında, dar bir koridorda yürümeye davet ediliyor.

    Latifa Echakhch, Silinen Kalabalık.

    Latifa Echakhch, Silinen Kalabalık / iksvphoto.com

     

    Volkan Aslan, İstanbul Modern

    Üç kanallı video yerleştirmesi Evim Evim Güzel Evim (2017) ile Volkan Aslan, yerleşik ya da göçebe, içeride ya dışarıda, güvende ya da tehlikede olma halleri arasındaki sınırları sorgularken, bu düzlemde her birimizin güncel durumunun kırılganlığına işaret ediyor.

     

    Leander Schönweger, Galata Özel Rum İlköğretim Okulu

    Genç sanatçının Ailemiz Kaybetti/Kayboldu (2017) adlı yapıtı, içinde ilerlendikçe sürekli küçülen odalardan oluşan bir labirent. İzleyiciye yön duygusunu kaybettiren bu düşsel yerleştirme, aynı zamanda toplumsal dayanışmanın yitirilmesi ve soyutlanma kavramlarına da atıfta bulunuyor.

    Leander Schönweger, Ailemiz Kaybetti/Kayboldu.

    Leander Schönweger, Ailemiz Kaybetti/Kayboldu / iksvphoto.com

     

    Erkan Özgen, Galata Özel Rum İlköğretim Okulu

    Mardin’de doğan ve Diyarbakır’da yaşayan sanatçının Harikalar Diyarı (2016) adlı videosunda, işitme ve konuşma engelli Muhammed adlı bir çocuk tüm Ortadoğu’yu etkileyen göç dalgası bağlamında yaşadığı travmayı işaretlerle anlatmaya çalışıyor.

    Erkan Özgen, Harikalar Diyarı.

    Erkan Özgen, Harikalar Diyarı / iksvphoto.com

     

    Mark Dion, Galata Özel Rum İlköğretim Okulu

    Ekosistemler ve insanın doğayı sınıflandırma biçimleriyle ilgilenen sanatçı, İstanbul’un İnatçı Otları (2017) ve İstanbul’un Dirençli Deniz Yaşamı (2017) adlı iki nadire kabinesi kurguluyor. İlkinde İstanbul’da yoğun kentleşmeye karşın hayatta kalmayı başaran bitki, ikincide ise Boğaz’da yaşama tutunan canlı türlerini ele alıyor.

    Mark Dion, İstanbul’un İnatçı Otları.

    Mark Dion, İstanbul’un İnatçı Otları / iksvphoto.com

     

    Tsang Kin-Wah, Pera Müzesi

    Hong Kong’da yaşayan sanatçının Yedi Mühür serisinden Dördüncü Mühür – O Gayesiz ve O İkinci Defa Ölmek İstiyor (2010), sonsuz bir döngü içinde akan sözcüklerden oluşan çok kanallı bir video yerleştirmesi. Dünyanın sonuna dair varoluşsal bir sorgulamanın kapılarını aralayan sanatçı, yapıtlarında dini ve felsefi metinlerden yararlanıyor.

    Tsang Kin-Wah

    Tsang Kin-Wah, Yedi Mühür serisinden Dördüncü Mühür – O Gayesiz ve O İkinci Defa Ölmek İstiyor / tsangkinwah.com

     

    Bienalle ilgili tüm detayları derlediğimiz 15. İstanbul Bienali içeriğimize gitmek için tıklayın.

Toplam 7 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12345...Son »