• Louvre_Abu_Dhabi

    Bir Müzenin Doğuşu: Louvre Abu Dabi

    Louvre Abu Dabi

    Louvre Abu Dabi bir müzeden fazlası; iki ülke arasında gerçekleştirilmiş işbirliği, ortaklık, etkileşim ve diyaloğun en önemli örneklerinden birisi. İsmini söylediğinizde bile içinde barındırdığı kültürel sentezi sezmeniz mümkün; bir yanda Avrupa medeniyetinin ve modern müzeciliğin mihenk taşı Louvre Müzesi ve Fransa, diğer yanda ise Orta Doğu coğrafyasının yükselen sanat şehri Abu Dabi ve Birleşik Arap Emirlikleri. Fransa ve Birleşik Arap Emirlikleri’ni aynı çatı altında bir araya getiren bu özel müzenin doğuşunu izlediğimiz 10 yılın sonuna geldik. Ortaya çıkışını, sıfırdan yaratılışını ve tamamlanışını adım adım takip ettiğimiz Louvre Abu Dabi kapılarını ziyarete açtı. Eserlerinden binasına, sergilerinden programlarına Louvre Abu Dabi dünyanın en önemli kurumlarından biri olmaya şimdiden aday.

    Louvre Abu Dhabi. Fotoğraf: Mohamed Somji

    Louvre Abu Dabi. Fotoğraf: Mohamed Somji

    Her şey, Fransa ve Abu Dabi hükümeti arasında kurulan işbirliğinin 2007 yılında duyurulmasıyla başladı. Abu Dabi’de sıfırdan kurulacak bir Louvre Müzesi olması fikri, kültür-sanat evrenselliğini gerçekleştirme hayali ve Orta Doğu coğrafyasını ön plana çıkarma açısından son yılların en heyecan veren gelişmelerinden biriydi. Anlaşma kapsamında Agence France-Museums adı verilen bir kurum kuruldu. Louvre Müzesi, Orsay Müzesi ve Pompidou Merkezi gibi Fransa’nın önde gelen 17 önemli kültür-sanat kuruluşu bu çatı altında bir araya geldi. Louvre Abu Dabi için iş başına geçen kuruluşlar, müzeyi yaratma sürecinde uzmanlık ve destek sağlamakla görevlendirildi. Günümüzde müzenin üst kademelerinde de bu kurumlardan birçok isim bulunuyor.

    Louvre Abu Dabi. Tasarım ve plan.

    Louvre Abu Dabi. Tasarım ve plan. Kaynak: 3oneseven.com

    Her projede olduğu gibi en önemli meselelerden biri müze binası ve yeriydi. 21. Yüzyıl müzesi olacak olan Louvre Abu Dabi’nin evrenselliğini simgeleyen, adıyla özdeşleşebilecek ikonik bir bina yaratmak için Pritzker Ödüllü Fransız mimar Jean Nouvel görevlendirildi. Saadiyat adasında bulunan Louvre Abu Dhabi, bir müze şehri olarak tasarlandı. Adanın üzerine konumlanan müze, bölgenin alçak katlı yalın dokusundan ilham alan beyaz bina serilerinden oluşuyor. 55 binadan oluşan müze şehrinde galeriler, çocuk müzesi, restoran, kafe ve mağazalar var.

    Louvre_Abu_Dhabi_building

    Kaynak: saadiyat.ae

    Müze Şehrinin en can alıcı noktası ise kubbesi. Müze binalarının neredeyse tamamını ve açık alanları kaplayan devasa kubbe, 180 metre açıklığında. Paslanmaz çelik ve alüminyum malzemeden yapılmış olan 8 katmanlı kubbeye gizlenmiş, 110 metre aralıklı 4 iskele bulunuyor. Başlı başına bir sanat eseri niteliğinde olan bu kubbenin katmanları üzerine çeşitli ebatlarda tekrarlanan 7.850 geometrik şekil görüyoruz. Şekillerin bir araya gelip oluşturduğu yıldızlar ve filtreler projenin en önemli noktası. Güneşin hareketini takip ederek sinematografik bir efekt yaratan kubbe, geceleri hem içeriden hem de dışarıdan görülebilen ’Işık yağmuru’ yaratıyor.

    louvre abu dabi lights

    Louvre Abu Dabi.

    Medeniyetler ve kültürler arasında köprü kurmak, insanlık tarihi ve geçmişine ışık tutmak ve evrensel bir müze olma amacıyla yola çıkan Louvre Abu Dabi Müzesi’nin koleksiyonu misyonunu yansıtır nitelikte. Müzenin direktörü Manuel Rabate müze için ‘’Louvre Abu Dabi, anlattığı global hikaye ve benimsediği evrensel bakış açısıyla sanat tarihini yenilikçi bir şekilde yansıtacak ve gelen ziyaretçilere kendi hikayelerini ve başka kültürleri sunacak. Müzenin ikonik binası, insanlık hazinelerinden biri haline gelirken uluslararası diyalog için yeni alanlar yaratacak’’ diyor.

    Okuyan Genç Emir, Osman Hamdi Bey, Istanbul ?, 1878, tuval üzerine yağlıboya. Louvre Abu Dhabi, Abu Dhabi LAD 2012.017 © Louvre Abu Dhabi / Agence Photo F

    Okuyan Genç Emir, Osman Hamdi Bey, Istanbul ?, 1878, tuval üzerine yağlıboya. Abu Dabi LAD 2012.017 © Louvre Abu Dabi

    Tarih öncesi çağlardan başlayan, farklı dönem, coğrafya ve medeniyetlere dokunan koleksiyon, Modern ve Çağdaş sanata kadar uzanıyor. Müze koleksiyonuna ait olan 600 obje ve 13 partner organizasyondan ödünç alınan 200 eser, ziyaretçilerle 23 farklı sergi salonunda buluşuyor. Antik Mısır’dan Sarcophagi, Osmanlı Türban Başlığı, Paul Gauguin’in Children Westling Tablosu, Mondrian’ın Composition with Blue, Red, Yellow and Black’i müzenin kendi koleksiyonunda bulunan yıldız parçalardan sadece birkaçı. Bu özel eserler arasında Osman Hamdi Bey’in Okuyan Genç Emir Tablosu (A Young Emir Studying) de bulunuyor.

    cezanne ve van gogh

     Sol: Self-Portrait, Vincent Van Gogh, France, 1887. Tuval üzeri yağlıboya, Musée d’Orsay © Musée d’Orsay, dist. RMN-Grand Palais / Patrice Schmidt. Sağ: The Red Rock, Paul Cézanne, France, c. 1895, Yağlı boya, Paris, Musée de l’Orangerie © RMN-Grand Palais (Musée de l’Orangerie) / Hervé Lewandowski.

    Fransa’nın önde gelen kültür-sanat kurumundan ödünç alınan ve 10 yıllık süreliğine Louvre Abu Dabi’ye getirilen yaklaşık 200 eser arasında birçok şaheser karşınıza çıkıyor; Van Gogh’un Otoportresi, Da Vinci’nin La Belle Ferronniere’si, Giacometti’nin Standing Woman II heykeli, Cezanne’ın The Red Rock’u ve fazlası artık Louvre Abu Dabi’de.

    Sol: Guiseppe Penone, Leaves of Light, (2016) Modeli, by Ateliers Jean Nouvel, the Louvre Abu Dabi, ©Giuseppe Penone. Sağ: Jenny Colzer, Engraved stone Cuneiform wall, Louvre Abu Dabi, ©2015 Jenny Holzer.

    Müzenin ev sahipliği yaptığı eserler bunlarla sınırlı değil. Louvre Abu Dabi’nin bir diğer özelliği ise çağdaş sanatı desteklemesi ve sipariş üzerine sanatçılara özel işler yaptırması. Bu bağlamda 2 sanatçı iş başına geçti. Müze için özel olarak yaratılan ilk eser, Jenny Holzer’ın For Louvre Abu Dhabi (2017) adlı çalışması. Oyulmuş 3 taş duvardan oluşan çalışmanın üzerinde tarihi metinlerden parçalar yer alıyor. İtalyan sanatçı Giuiseppe Penone’un Leaves of Light (2017) adlı çalışması ise etrafındaki aynalarla etkileşime geçen bir görsel şölen sunuyor. Çalışmasıyla karşımıza çıkan bir başka önemli isim ise Ai Wei Wei. Çalışmalarıyla bu sene gündemden düşmeyen sanatçının Fountain of Light (2017) adlı çalışması, evrensellik kavramını ve globalleşmeyi sorguluyor.

    Louvre Abu Dhabi. Fotoğraf: Mohamed Somji

    Louvre Abu Dabi. Fotoğraf: Mohamed Somji

    Müzenin ilk sergisi ‘’From One Louvre to Another: Opening Museum for Everyone’’ 27 Aralık’ta açılacak. Sergi programları Fransız kurumlar tarafından hazırlanan ve gerçekleştirilen Louvre Abu Dabi’nin ilk sergisi, Paris Louvre Müzesi’nin tarihine odaklanıyor. Bu sergi, Louvre ve Château Versailles koleksiyonundan yaklaşık 145 tablo, heykel ve eşyayı Abu Dabi’ye getirecek.

     

    Rakamlarla Louvre Abu Dabi

    • Louvre isim hakkı Fransız Hükümetinden 30.5 yıllığına alındı.
    • Süreli eserler 13 kurumdan 10 yıllığına ödünç alındı.
    • Müzenin kuruluşu 10 yılda, inşaatı 7 yılda tamamlandı.
    • Müze şehri yaklaşık 64.000 metrekare alan kaplıyor.
    • Müzenin zemini için 50.000 metrekare kum taşındı.
    • Müzenin kubbesi tüm alanın 3’te ikisini kaplıyor.
    • Kubbe 7.500 ton ağırlığında- neredeyse Eiffel Kulesi kadar ağır.
    • Müze kubbesinde 7.850 yıldız figürü bulunuyor.
    • İç alan toplam 8.600 metre kare.
    • Müzenin maliyeti neredeyse 600 milyon euro tuttu.

     

    Simge Erdoğan

  • Katja Novitskova, Pattern of Activation, 2014, in the Boros collection.

    En İyi 200 Koleksiyoner

    ARTnews'in, 2017'nin En İyi 200 Koleksiyoneri Listesi Yayınlandı

    Ünlü sanatçıların milyon dolar değerindeki eserlerinin nerede, kimde olduğu ve ne şekilde koleksiyonerlerle buluştuğu soruları sanat camiasını meşgul etmeye devam ediyor. ARTnews, geçtiğimiz günlerde 28. ARTnews En İyi 200 Koleksiyoner (Top 200 Collectors) listesini yayınladı.

    (Kapak Görseli: Katja Novitskova, Pattern of Activation, 2014, Boros Koleksiyonu.)

     

    2017 listesinde karşımıza çıkan tek Türk isim Empresyonist, Modern ve Çağdaş Sanat eserler toplayan Halit Çingillioğlu ve Kemal Has Çingillioğlu oldu. Listede geçen sene alımları ve yaptıklarıyla gündemde olan Danny Goldberg, Jochen Zeitz, Roman Abramovich ve Paul Allen gibi isimler de bulunuyor. 

     

    Listeye ek olarak ARTnews, koleksiyonerlere 2016 yılındaki alımları hakkında sorular sordu. Verilen cevaplar çağdaş sanat camiasında neler olup bittiğini gözler önüne sererken bienal ve sanat fuarlarının sanatçı-koleksiyoner buluşması açısından ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Örneğin; Anicka Yi’nin Whitney Bienali’nde yer alan video çalışması, Julia Stoschek tarafından satın alındı. Benzer bir şekilde, 2014 Whitney Bienali’ne katılan Laura Owens’ın işleri geçen yıl Salamés, Rosa de la Cruz ve Danny Goldberg’in koleksiyonlarına girdi. Bu yazın en önemli organizasyonları; Venedik Bienali, Documenta 14 ve Art Basel birçok ismi ön plana çıkardı. Koleksiyoner Estrellita Brodsky, Documenta’dan Vlassis Caniais’in heykelini ve Art Basel’dan Harvey Quaytman’nın çalışmasını aldı. Venedik Bienali’nin Estonya pavilyonunda yer alan Katja Novitskova’nın çalışmaları Sandretto Re Rebaudengo, Karen ve Christian Boros ve Goldberg koleksiyonlarına, Venedik Bienali’nin prestijli Golden Lion ödülünün sahibi, Anne Imhof’un çalışmaları ise Rubell Ailesi ve Walter Vanhaerents koleksiyonlarına girdi.

    Anicka Yi, The Flavor Genome, 2016. Photo: Fabian Frinzel

    Anicka Yi, The Flavor Genome, 2016. Photo: Fabian Frinzel

    Koleksiyonerlere yöneltilen bir diğer soru ise ilham aldıkları isimler oldu. Rebecca ve Martin Eisenberg, Mayıs ayında vefat eden Jack Tilton’un sanata bakış açıları üzerindeki etkisini anlatırken, diğer isimler Los Angeles’ta kişisel müzelerini açan Maurice Marciano ve Eli Broad’ın etkisinden bahsetti. İlham veren diğer isim ise bu sene 165 milyona sattığı Roy Lichenstein çalışması ile gündeme gelen Agnes Gund oldu.

    Jeff Koons, Balloon Rabbit (Red), 2005-2013, in the Minskoff collection

    Jeff Koons, Balloon Rabbit (Red), 2005-2013, Minskoff Koleksiyonu

    Adı Top 200 araştırmasında birçok kez anılan kişi ise ünlü sanatçı Jeff Koons. Koleksiyoner Tiqui Atencio Demirdijan, David Geffen ve Anita Zabludowicz 2016 alımlarında Koons’un işlerini kaçırmaktan duydukları pişmanlığı belirtirken, koleksiyonunda Pollock’un Wounded Animal ve Picasso’nun 19 bronz heykeli bulunan Edward Minskoff, sahip olduğu, 51 Astor Place New York binasının lobisinde duran Koons, Balloon Rabbit (Red), 2005-10 çalışmasının koleksiyonun en önemli parçası olduğunu söyledi. Minskoff’un bu sene kaçırmaktan pişmanlık duyduğu eser ise Andy Warhol’un The Wild One’ı.

    Artnews’in Top 200 Collectors listesine artnews.com adresinden ulaşabilirsiniz.

     

    Simge Erdoğan

  • sanat bizi seviyor

    Sanat Bizi Seviyor

    Sanat Bizi Seviyor - Ali Akay, Doğu-Batı Yayınları, Eylül 2017

    Biz sanatı seviyorsak sanat da bizi sevebilir mi?

    Bu düşünceden yola çıkan Ali Akay, Eylül ayında Doğu-Batı Yayınları’nın yayınladığı son kitabında sanat üzerine düşündüğü ve yazdığı uzun yılların birikimini yansıtıyor. Okuyucuyu sergilerden bienallere, müzelerden çağdaş sanat akımlarına dolu dolu kavramsal ve felsefi bir yolculuğa çıkaran kitap Paul Cézanne, Marcel Duchamp, Jean Miró, Jean-Luc Moulène, Anish Kapoor gibi yaratıcı ve alanında öncü isimlere yer veriyor. Sanatı hem sanat açısından hem de sosyolojik ve toplumsal açıdan ele alan Atay’ın Sanat Bizi Seviyor, Sosyal bir Siyaset olarak Sanat ve Sanat Bir Rekleksiyondur olmak üzere 3 bölümden oluşan bu kapsamlı çalışması, sanatı seven, sanat üzerine düşünen ve okumak isteyen herkesin kütüphanesinde olması gerekenlerden.

    Bu kitabı tüm kitapçılarda bulabilirsiniz.

  • From Here to Infinity

    Yayoi Kusama: From Here to Infinity

    Yayoi Kusama: From Here to Infinity, Sarah Suzuki, MoMa Yayınları

    Sarah Suzuki’den Yayoi Kusama: From Here to Infinity

    Tokyo’da açtığı yeni müzesiyle gündemde olan, Japonya’nın en önemli sanatçılarından Yayoi Kusama yepyeni bir çocuk kitabıyla karşımıza çıktı. Metropolitan Müzesi küratörü Sarah Suzuki’nin kaleme aldığı Yayoi Kusama: From Here to Infinity adlı çocuk kitabı, sanatçının 88 yıllık yaşam hikayesi ve sanat kariyerini rengarenk çizimlerle anlatıyor. Kusama’nın stüdyosunda yapılan çalışmalar sonucu hazırlanan bu özel çocuk kitabı, çocuklara sanatçının hayalleri ve başarısını gösteriyor. Kusama’nın Matsumotoi Japonya’da geçirdiği çocukluk yıllarından başlayan kitap, sanatçının kendi tarzını bulabilmek için evde ve sanat okulunda yaşadığı çatışmayı, New York’a taşınmasıyla beraber adıyla özdeşleşen puantiyeli resimler ve devasa heykeller üretmeye başlaması ve 1977 yılında Japonya’ya dönmesini anlatıyor.

    Yayoi Kusama: From Here to Infinity kitabından bir sayfa. Kaynak: dezeen.com

    Yayoi Kusama: From Here to Infinity kitabından bir sayfa. Kaynak: dezeen.com

    Bu renkli kitabı, Amazon (amazon.com) ve MoMa Store (store.moma.org) adreslerinde bulabilirsiniz.

  • paris

    Paris: Işığın, Aşkın ve Sanatın Şehri

    Paris'ten Sanat Dolu Mekanlar

    Sen Nehri üzerindeki köprüleri, şehrin kalbinde tüm ihtişamıyla duran Eiffel Kulesi, krem-bej renkli küçük balkonlu binalar.. Işığın ve aşıkların şehri Paris’te yürürken kendinizi evinizde hissetmeniz çok kolay çünkü Paris Sera Toujours Paris yani ‘’Paris her zaman Paris olacak’’. Fonda çalan Edith Piaf şarkısı, her köşe başında karşınıza çıkan şirin kafeler, içinize dolan sanat. Gelin Mona Lisa’nın evi olan Louvre’a, Monet’in nilüferler bahçesine, Van Gogh’un renklerine ve ihtişamlı Opera ve Bale dünyasına doğru eşsiz bir sanat yolculuğuna çıkalım.

     

    1. Louvre Müzesi

    Louvre Müzesi’nin 3 kanatlı görkemli binasını, binanın tam kalbinde duran, üç küçük piramitle çevrelenmiş büyük metal-cam piramitini ve önündeki kalabalığı gördüğünüz an bu müzenin neden 2016 yılının en fazla ziyaret edilen müzesi olduğunu anlıyorsunuz. Modern müzeciliğin doğduğu yer, 730.000 metrekarelik alana yayılan yüksek tavanlı galerilerinde yaklaşık 38.000 eseri ziyaretçilerle buluşturuyor.

    Louvre 12. Yüzyılda kraliyet koleksiyonunu muhafaza etmek için inşa edildi. Yüzyıllar boyunca geçirdiği genişleme ve alımlarla Leonardo da Vinci’nin Mona Lisa’sı başta olmak üzere Avrupa sanat tarihinin en önemli tablolarını, Antik Roma ve Mısır döneminin eserlerini, Afrika ve Asya‘dan en özel objeleri görebileceğimiz kültür – sanat tapınağı haline geldi.

    Louvre Müzesi

    Louvre Müzesi

    Louvre Müzesi’nin altında bir alışveriş merkezi olduğunu biliyor muydunuz? Le Carrousel de Louvre Alışveriş Merkezi’nin içinde yemek alanı, birçok ünlü markanın mağazaları ve Fransa’nın ilk Apple Store’u bulunuyor. İçinden müzeye giriş kapısının olduğu merkezin en can alıcı noktası tam ortasında duran doğal ışık altında parlayan içe dönük cam piramit.

    İçe Dönük Piramit. Louvre Alışveriş Merkezi.

    İçe Dönük Piramit. Louvre Alışveriş Merkezi.

     

    2. FIAC Çağdaş Sanat Fuarı

    Işığın şehri Paris, aynı zamanda Çağdaş Sanatın kalbinin attığı yer. Birçok fuarın ve etkinliğin düzenlendiği Paris’in ve dünyanın her yıl dört gözle beklenen etkinliklerinden biri olan FIAC Paris, başkenti her sene sanat şehrine dönüştürüyor. Bu sene 19-22 Ekim 2017 tarihleri arasında Grand Palais’te düzenlenen FIAC Paris Çağdaş Sanat Fuarı, 25 ülkeden 180 galerinin katılımı ve şehrin çeşitli yerlerine koyulan sanat eserleri ile çağdaş sanattaki en son gelişmeleri Paris’e taşımaya devam ediyor.

    Grand Palais

    Grand Palais

     

    3. Orsay Müzesi

    Louvre’un karşı kıyısında, Sen nehrinin sol tarafında bulunan Orsay Müzesi, 1898 yılında inşa edilmiş Beaux-Arts mimari uslubuyla inşa edilmiş eski bir tren garında bulunuyor. Louvre Müzesi ve Pompidou Merkezi koleksiyonları arasında kronolojik ve sanatsal geçiş oluşturma amacıyla kurulan Orsay Müzesi, açıldığı 1986 yılından itibaren dünyanın en önemli sanat müzelerinden biri haline geldi.

    Orsay Müzesi

    Orsay Müzesi/ fromtexastobeyond.com

    Dünyanın en geniş empresyonist koleksiyonuna ve zengin Van Gogh tabloları seçkisine sahip olan Orsay, bir müzeden beklediğinizden fazlasını sunuyor. Uzun dikdörtgen formdaki binada baktığınız her köşede Rodin heykelleri, Monet bahçeleri, Manet’in şehir hayatı resimleri, Degas’ın balerinleri gibi 19.- 20.yüzyıla ait bir şahaser olduğunu söylemek mümkün. Muhteşem eserlerle dolu olan müzede tanıdık bir isim de karşımıza çıkıyor; Oryantalizm Bölümü’nde yağlıboya tablosu sergilenen Osman Hamdi Bey.

     

    4. Kabareler

    Paris’in akşamları da en az gündüzleri kadar büyüleyici. Paris yaşamıyla özdeşleşmiş olan Kabareler sanatseverlere ve turistlere tarihi ve modern olan birçok gösteri sunuyor. 1889 yılında inşa edilen, tepesindeki kırmızı yel değirmeni ve cancan dansıyla dünyaca ünlü Moulin Rouge, kırmızı renkli geniş salonu, özel sahnesi ve ışıkları ile keyifli bir akşam geçirmek için ideal bir yer. Burada isterseniz gösteriden önce yemek yiyebilir ya da şampanyanızı içerek gösterinin keyfini çıkarabilirsiniz.

    Moulin Rouge Dış Görünüm.

    Moulin Rouge dış görünüm. Fotoğraf: Façade Moulin Rouge © Francis TheBlueRoom

    Daha farklı bir sahne performansı ve alternatif bir akşam tercih edenler için başka kabare seçenekleri de var. 12. Bölgede Hausmann stili bir binada yer alan Crazy Horse Paris Kabaresi nü gösteriler ve Şanzelize’de bulunan Lido Kabaresi, modern ve yenilikçi bir kabare gösterisi sunuyor.

     

    5. Orangerie Müzesi

    Paris Müzeleri arasında adeta keşfedilmeyi bekleyen bir hazine, Orangerie Müzesi. Yemyeşil Tuileres bahçesinin içinde bulunan iki katlı küçük müzede Cezanne, Matisse, Modigliani, Picasso, Renoir ve birçok ustanın eserleri karşınıza çıkacak.

    Orangerie Müzesi.

    Orangerie Müzesi.

    Müzenin en can alıcı noktası ise Monet’in ‘’Nympheas’’ adlı tablo serisi. 8 panaromik nilüfer tablosundan oluşan bu özel sergi, birbirini takip eden iki oval odada sergileniyor. Sanatçının ölümünden iki ay sonra sergilenmeye başlanan tablolar da odalar gibi birbirini tekrar ederek panoramik bir görüntü oluşturuyor. Resimlerin uzunluğu ve büyüklüğü kesinlikle görmeye değer.

    Orangerie Müzesi, Claude Monet ‘’Nypheas’’

    Orangerie Müzesi, Claude Monet ‘’Nypheas’’

     

    6. Georges Pompidou Merkezi

    Kapılarını 1977 yılında açan Pompidou Kültür Merkezi, 4. Bölgedeki ikonik binası ile 20. Yüzyıl Postmodern mimarinin en önemli örneklerinden biri. Gelişen bir diagram olarak tasarlanan binanın mavi, kırmızı, sarı ve yeşil renklerinden oluşan renkli yapısı, Pompidou’yu eşşiz kılıyor. Dünyanın en geniş modern sanat koleksiyonuna ev sahipliği yapan merkez aynı zamanda büyük bir kütüphane ve Müzik ve Akustik Çalışmalar Merkezine de ev sahipliği yaparak edebiyat, resim ve müzik gibi sanatın her alanına dokunuyor.

    Pompidou Kültür Merkezi

    Pompidou Kültür Merkezi

     

    7. Paris Opera ve Balesi

    Opera ve bale Paris şehir kültürünün ayrılmaz bir parçası. Dünyanın en güzel opera ve bale gösterileri, biri tarihi (Palais Garner) biri modern (Opera Bastille) olmak üzere iki opera binasında izleyenlerle buluşuyor.

    Opera Binası, Opera Garnier.

    Opera Binası, Opera Garnier.

    Palais Garnier, diğer adıyla Opera Garnier, Charles Garnier tarafından 1875 yılında inşa edilen tarihi bir bina. Phantom of the Opera’ya ilham kaynağı olan muhteşem bina, Eklektik mimarinin en güzel örneklerinden biri olarak gösteriliyor. 1.979 kişilik bu tarihi binaya adım attığınız an, duvar resimleriyle bezenmiş yaldızlı odalardan, büyük altın avizelerden, uzun mermer merdivenler ve tavandan sarkan kristal avizelerden oluşan büyülü bir dünyaya giriyorsunuz.

    Opera Garnier giriş ve fuaye salonu.

    Opera Garnier giriş ve fuaye salonu.

    Diğer opera Binası Opera Bastille ise, 1989 yılında modern ve popüler bir opera binası inşa etmek amacıyla Uruguaylı mimar Carlos Ott tarafından yaratıldı. 11. Bölgede bulunan, dışı mavi granit ve ışığı yansıtan cam bloklardan oluşan 2.723 kişi kapasiteli bina, dünyanın en iyi opera ve bale gösterilerini Parislilerle buluşturuyor.

    Opera Bastille, Ana Salon.

    Opera Bastille, Ana Salon.

     

    8. Şehre Has Caféler

    Küçük bağımsız kafeler 17. Yüzyıldan beri Paris şehir kültürünün ayrılmaz parçası. Hem restoran ve bar olan hem de kahve ve tatlı servisi yapan kafelerin Paris’e has özelliği ise geniş brandaların altında duran, kafenin dışına konulmuş yuvarlak masa ve sandalyeleri. Günün her saatinde bu kafelerde kahve içenleri, masanın aynı tarafında yan yana oturan sevgilileri, gelip geçenleri izleyenleri görmeniz mümkün. Kafe deneyiminin en güzel noktası ise bir kadeh rose şarap veya bir Cafe Creme eşliğinde acele etmeden istediğiniz kadar oturabilmeniz.

    Cafe des 2 Moulins.

    Cafe des 2 Moulins.

    Paris’teyken şehrin en ünlü kaferini ziyaret fırsatını kaçırmayın. Fransız sinemasının kült filmi, Amélie‘de Amélie Poulin’in çalıştığı küçük, şirin kırmızı kafeyi kim unutabilir? Café des 2 Moulins, Paris’in Montmarte bölgesinde en çok turist çeken yerlerden biri.

    Bir diğer muhteşem yer ise Café de la Paix. Paris’in en eski ve en önemli kafelerinden, yazar Emile Zola’nın ve birçok ünlü ismin uğrak yeri olan kafe 1862 yılında açıldı. Le gRAND hotel’e dahil olan kafe Palais Garnier’in köşesinde bulunuyor. Altın renkli dekorasyona, kırmızı sandalye ve koltuklara ve rölyefli yüksek tavana sahip olan kafede içtiğiniz bir kadeh serin rosenin ve yediğiniz baget sandviçin keyfini unutamayacaksınız.

    Café de la Paix kapalı salonu

    Café de la Paix kapalı salonu

     

    9. Maison Souquet Hotel

    Kabareleriyle ünlü Montmartre bölgesinde 19. Yüzyıldan kalma bir konakta bulunan, Belle Époque temalı butik otel Hôtel Maison Souquet, Fransız tasarımcı Jacques Garcia tarafından dekore edildi. Mobilya, sanat eseri ve resimlerle donatılan otel, Paris bohem kültürünü yaşayabileceğiniz sayılı mekanlardan.

    Hôtel Maison Souquet

    Hôtel Maison Souquet / janprerovsky.com

    Keyifli bir akşam geçirmek isteyenler için Paris’in en iyi barlarından biri olarak gösterilen, gizli bar konseptiyle hazırlanan Bar Maison Souquet, Mille et une Nuits tarzındaki Lounge’u, Fas esintileri taşıyan kırmızı salonu ve Napoleon III stili kadife koltuklarıyla eklektik dekorasyonun en güzel örneklerinden biri. Barın en can alıcı özelliği ise içinde bulunan ahşap panellerle kaplı tavana kadar uzanan kitaplık. Burada bir yandan bir şeyler içerken bir yandan da kitap okuyup rahatlayabilirsiniz.

    Hôtel Maison Souquet / janprerovsky.com

    Hôtel Maison Souquet / janprerovsky.com

     

    10. Parklar ve Bahçeler

    Yeşilin her tonu, rengarenk çiçekler, özenle düzenlenmiş ağaç kümeleri, muhteşem heykeller, bankta oturan sevgililer ve sohbet eden arkadaşlar. Bahçeler Paris şehir kültürünün olmazsa olmazı. 1. Bölgede, Louvre’un batısında bulunan 22.4 hektarlık alana yayılan Tuileries Bahçeleri, 1667 yılında ziyarete açıldı. Paris bahçe düzenlemesinin en güzel örneği olarak gösterilen bahçeyi her yıl yaklaşık 14 milyon ziyaretçi geziyor. Rodin ve Giacometti heykelleri, 2 adet gölet ve birçok kafesiyle şehirlilere büyülü bir yaşam alanı sunuyor.

    Tuileries Bahçesi Yukarıdan Görünüm.

    Tuileries Bahçesi yukarıdan görünüm.

    6. Bölgede Saint Germain’de bulunan Lüksemburg Bahçeleri, 1612 yılında Kraliçe Marie de Medici tarafından Lüksemburg Sarayının bahçesi olarak yaratıldı. Floransa’daki Boboli Bahçeleri’nden ilham alarak yaratılan 25 hektarlık muhteşem bahçeler, İngiliz ve Fransız bahçeleri olarak iki kısma ayrılıyor. İki bahçenin arasında geometrik bir orman, büyük bir göl, 106 heykel ve Medici Çeşmesi bizi karşılıyor.

    Lüksemburg Bahçeleri.

    Lüksemburg Bahçeleri.

     

    11. Versay Sarayı

    Tarihi, mimarisi ve bahçeleriyle beş yüzyıllık ihtişama, politika ve yaşama ev sahipliği yapan Versay, 2.300 odası ve 63.154 metrekarelik alanıyla Avrupa’nın en büyük sarayı. Yapımına 1661 yılında başlanan, önceleri av köşkü sonrasında kraliyet sarayı, 1837’den itibaren ise müze olarak kullanılmaya başlanan saray, Barok ve klasik Fransız mimarisinin en güzel örneklerinden biri.

    Versay Sarayı Dış Görünüm.

    Versay Sarayı dış görünüm.

    6 hektardan fazla bir alana yayılan saray bahçeleri bahçe düzenlemesi ve peyzaj mimarisi ile görenleri büyülüyor. Birçok tarihi filme ilham kaynağı olan yemyeşil bahçeler, görenleri hayran bırakan ağaç kümeleri, yolların perspektifi, teraslar ve çeşmeler bir araya gelip muhteşem bir geometrik bir düzen oluşturuyor.

    Versay Bahçeleri.

    Versay Bahçeleri.

    Fransız İhtilali sonrasında Kral Louis XVI’nın sarayı terk etmesinden sonra müzeye dönüşen binanın içi de en az dışı kadar görkemli. Altın yaldız kaplı geniş salonların tavanından sarkan kristal şamdanlar, duvar resimleri ve rölyefler… Sarayın en ünlü bölümü, 73 metrelik Aynalar Galerisi, daha önce var olan ve Louis Le Vau tarafından inşa edilen terasın yerine yapıldı. Tüm salonu kaplayan aynalar ve Le Brun’un eseri olan tavan resimleri nefes kesici.

    Aynalar Galerisi.

    Aynalar Galerisi.

    Aynalar Galerisi’nin güney ucuna gittiğimizde ise, 1678 yılında inşa edilmeye başlanan Savaş Odası’na ulaşıyoruz. Askeri zaferleri kutlamak için oluşturulan, mermer panellerle dekore edilmiş muhteşem odanın dikkat çeken özelliği ise altın kaplamalı bronz ganimet ve silah figürleri. Savaş Odasına simetrik olan Barış Odası ise, benzer mermer panellere sahip. Savaş odasından farklı olarak buradaki kubbe ve kemerler Avrupa’ya Fransa tarafından getirilen barışı simgeleyen temalarla bezenmiş.

    Savaş Salonu

    Savaş Salonu

    Barış Salonu

    Barış Salonu

     

    12. Shakespeare and Co. Kitapevi

    Richard Linklater’ın Before Sunset filmi, Woody Allen’ın Paris’te Geceyarısı, Nora Ephron’un Julie ve Julia filmlerinde gördüğümüz Shakespeare and Co., Paris’in 5. Bölgesinde Notre-Dame katedralinin hemen karşı kıyısında bulunuyor. Bohem Paris kütüphane kültürünü yansıtan 63 yaşındaki kitapevi açıldığı günden bu yana James Baldwin, Anaïs Nin, Max Ernest gibi unutulmaz yazarları ağırladı.

    Bu kitapevinin dar koridorlarında kitapların arasında gezinmek adeta tarihe yolculuk yapmak gibi. Geçmişte yazarlara bedava kalma imkanı sunan Shakespeare&Co.’da hala rafların arasına gizlenmiş yatakları görüyorsunuz. Aradığınız kitabı aldıktan sonra kitapevinin hemen yanında bulunan, aynı adı taşıyan şirin kafesinde oturup kitabınızı bir kahve eşliğinde okuma fırsatını kaçırmayın.

    Shakespeare and Co. iç görünüm.

    Shakespeare and Co. iç görünüm.

     

    13. Claude Monet’in Bahçesi

    Empresyonist resmin ustası Claude Monet’in bahçe ve nilüfer tablolarında karşımıza çıkan Giverny’deki evinin bahçesinde gezerken kendinizi Monet tablosunda hissedeceksiniz. Yeşil merdivenli sarmaşık kaplı 2 katlı evde yaşadığı 1889-1926 yılları boyunca sanatçı, evinin bahçesinden aldığı ilhamla adıyla özdeşleşen en önemli sanat eserlerine imza attı.

    Claude Monet’in Giverny’deki Evi

    Claude Monet’in Giverny’deki Evi

    Yeşilin her tonunu görebileceğiniz, rengarenk çiçeklerle dolu olan sanat tarihinin en ikonik bahçesi, Paris’ten 1 saat uzaklıkta bulunuyor. Bahçenin en can alıcı noktası ise Monet tablolarından aşina olduğumuz Japon köprüsü ve köprüyü çevreleyen eflatun-mor renkli çiçek kümeleri.

    Japon Stili Köprü

    Japon Stili Köprü

    Claude Monet Vakfı tarafından işletilen ev, seyahat listenizin tepesine yerleşmeyi fazlasıyla hak ediyor. Bahçenin büyüleyici renkleri ve atmosferiyle bütünleşen, evin içindeki renk renk döşenmiş odalar evin içini en az dışı kadar benzersiz kılıyor.

    Evin içinden görünüm.

    Evin içinden görünüm.

     

    14. Louis Vuitton Müzesi

    2014 yılında açılan, Frank Gehry tarafından tasarlanan Louis Vuitton Müzesi, açıldığı günden bu yana binası, koleksiyonu ve eserleriyle göz dolduruyor. Sanat müzesi ve kültür merkezi olarak hizmet veren bina, camlı güçlü yapısı ve büyük bir gemiyi andıran modern tasarımıyla Paris’in en önemli binalarından biri.

    Louis Vuitton Müzesi dış görünüm

    Louis Vuitton Müzesi dış görünüm

    LVMH’nin kültür ve sanatı desteklemek amacıyla açtığı müze 4 kısımdan oluşuyor. Düşündüren, Pop, Dışavurumcu ve Müzik ve Ses olarak 4 kategoride düzenlenmiş 87 sanatçının 217 eseri, her geçen gün yeni alımlarla çoğalıyor ve çeşitleniyor.

    Louis Vuitton Müzesi iç görünüm.

    Louis Vuitton Müzesi iç görünüm.

    126.000 metre karelik alana yayılan müzedeki eserler arasında Jean-Mihel Basquiat, Gilbert and George ve Jeff Koons dünyaca ünlü uluslararası sanatçıların çalışmaları yer alıyor. Müze, aynı zamanda çeşitli sanatçılara özel işler yaptırıyor. Bunlardan biri Elisworth Kelly’nin müzenin fuaye alanı için özel olarak yaptığı ‘’Spectrum VIII’’ (2014) adlı 12 renkli perde çalışması.

    Spectrum VIII, 2014 ©Elisworth Kelly

    Spectrum VIII, 2014 ©Elisworth Kelly

     

    Simge Erdoğan