• Aylin Seçkin: Don Thompson – The Orange Balloon Dog Kitabı Üzerine

    Kanadalı, Emekli  Ekonomi Profesörü Don Thompson’ın son kitabı yine harika ve dopdolu. Sizi sanat piyasasının içine, müzayede evlerinin üst düzey yönetici hikayelerine, borsaya, koleksiyonerlerin dünyasına hızlıca götürüyor. Çünkü hem sanat piyasasını çok yakından takip ediyor hem de mesafeli ekonomist bakış açısıyla yaptığı analizler özellikle Christie’s ve Sotheby’s rekabetini, bir anda yükselen sanatçı piyasalarının gerisindeki ekonomik dinamikleri harika bir şekilde açıklıyor. Mesela sanatçı Oscar Murillo bunlardan biri. Jet set yüz global koleksiyonerin etrafında dönen 40-50 milyar dolarlık bir sanat piyasasından bahsediyor, yılda yüz milyon dolar eser bütçesi olan koleksiyonerleri, onların satın alma ve sanat piyasasıyla iş yapma biçimlerini, başarı hikayelerinin arkasındaki derin ilişki ağlarını gözler önüne seriyor. Bu piyasada iş yapmak isteyen sanat danışmanına da piyasaya girmek isteyen genç yeni sanatçılara da apaçık yollar gösteren, net ve duru bir dille anlatan, bir solukta okunan bu kitabı bir önceki 12 Milyon Dolarlık Köpek Balığı isimli kitabından daha organize ve daha ekonomi ağırlıklı geldi bana. Özellikle bu piyasanın önemli aktörlerinin davranış ve pozisyonlarının arkasındaki sebepleri anlamak, bundan sonrasını daha iyi analiz edilebilmesine de olanak veren bu kitap Eylül’den önce okunup mutlaka sindirilmeli. Özellikle dünya sanat piyasası balonunu anlamak ve balonu patlatmadan nasıl oyunun sürdürülebileceğini merak edenlere benden tavsiye.

    Aylin Seçkin

  • Ece Gauer ile Doğu-Batı, Geçmiş-Günümüz Arasında Bir Yolculuk

    Röportaj: İpek Yeğinsü

    Ece Gauer zorlukları yaratıcılık için bir fırsat, engelleri amacına doğru ilerlemek için bir motivasyon olarak gören güçlü bir karakter. Art50.net ailesine katılan Gauer ile Almanya-Türkiye arasında sürdürdüğü yaşamını ve bu deneyimin sanatına etkilerini konuştuk.

     

    Fransız lisesini bitirip Almanya’ya gitmişsiniz; Fransa’da da birçok sergiye katılmışsınız. Türkiye-Almanya-Fransa üçgeni nasıl oluştu?

    Saint Joseph Fransız lisesini bitirdikten sonra Lyon’da kısa bir dönem sinema-fotoğraf okuma girişimim oldu; fakat geri dönüp eğitimime İstanbul‘da devam ettim. Çok küçük yaştan beri resim yapmayı sürdürdüğümden, LaSalle Academy’de Moda Tasarımı ve Pazarlama bölümünde okurken içimdeki aşkla hep sanatsal tasarımlar ortaya çıkmaya başladı… Öyle ki, diploma projesi olarak Fahrelnissa Zeid’in bir eserinden ilham aldığım bir kostüm tasarlamıştım. Mesleki olarak ne yaparsam yapayım tatmin yaşayamıyordum; resim, hobi olmaktan fazlasıydı benim için. Son dakika hazırlanıp dereceyle girdiğim Mimar Sinan Üniversitesi Resim bölümünden birincilikle mezun oldum. Sonra da eğitimime Münih Güzel Sanatlar Akademisi’nde devam ettim. Letonya’da katıldığım bir mozaik yarışmasında birinci oldum ve sonra Münih ve Almanya`da çeşitli yerlerde sergiler açtım. Paris’teki son sergiler ise Avrupa Birliği projesi kapsamında oldu.

     

    Farklı coğrafyalara yayılan yaşam biçiminizin sanatınız üzerinde yoğun bir etkisi olduğunu ve bu ikilikten ilham aldığınızı biliyoruz. Bu durumun mutlaka hem olumlu, hem olumsuz yönleri olmuştur. Avrupa’da ve Türkiye’de sanatçı olmayı nasıl deneyimliyorsunuz? İkisinin de artıları, eksileri neler oldu sizin için?

    Türkiye’deki eğitim hayatım boyunca hep Avrupa etkisinde desen, renk, konu, leke ve kompozisyon eğitimi aldığımızı düşünüyorum. Almanya’ya gittiğimde dünyam karmakarışık oldu. İlginç, sert, kimsenin sevmediği bir profesörümüz vardı. Ondan kaçmak için atölye değiştirsem egoma yenik düşüp, kolay olanı seçmiş olacak ve değişimi, gelişimi reddetmiş olacaktım. Bana kendimi sorgulamam, kültürümü, kendime özgü üslubumu bulmam için ilk kapıyı açan da o oldu.

    Ece Gauer, Oku, 2017.

    Eğitim hayatınız da ilginç bir serüvene dönüşmüş gibi görünüyor…

    Alman bir sanatçının gözünde moda,  sinemadan farklı olabiliyor elbette; bu nedenle benim çok daha fazla çalışmam, araştırmam ve kendimi ifade edebilmem gerekiyordu. Beni öldürmeyen olaylar beni güçlendirdi ve ufkumu açtı. Resim benim için bir amaç olmaktan çıktı ve hakikati, kendimi bulmak için çıktığım yolda bir araç oldu. Bu aracı nasıl kullanmam gerektiğinin tekniğini İstanbul`daki eğitimime, entelektüel eğitimimi ise yurtdışı deneyimime borçlu olduğumu düşünüyorum ve hala devinim halindeyim diyebilirim. Bir Türk, kadın ve anne olarak, sanatçı olmak için yüz kat daha fazla emek vermek gerek. İnanmak ve gayret etmek tabii ki başlıca koşul.

     

    Resim, mozaik gibi birçok alanda eğitimler almışsınız. Dokunduğunuz bu farklı alanlar sanatınıza nasıl etki etti?

    Benim için sadece birer araç olduklarını düşünüyorum. Malzeme seçimim o anki imkanlarım ve projelerin gereklerine göre değişiyor. Örneğin cam ve seramik beni çok rahatlatıyor ve yerleştirme yaptığım zaman beni daha iyi ifade ediyor. Münih’teki bir sergimde yapmış olduğum cam-metal yerleştirmenin sonucu beni çok memnun etmişti örneğin. İnsan kimi zaman değişik materyallere ihtiyaç duyuyor; tuvali özlemek de iyi geliyor.

     

    Yapıtlarınızda farklı dönemlere ve kültürlere ait göstergeler iç içe geçmiş durumda. Üretme pratiğinizde araştırma, planlama ve sezgisellik, rastlantı gibi öğeler nasıl bir yer tutuyor? Kavramsal yaklaşımınızdan söz edebilir misiniz?

    Köklerimize, geçmişe dönerek kim olduğumuzu sorgulamaya başladım. Yurtdışında resimlerimi görenler “nerelisiniz; çok farklı; hem doğu, hem batı esintisi var” diyorlar. Zaten ben de öyleyim; olmadığım bir şeyi yapmak uygun olmazdı. Resmin olmazsa olmazları var; kompozisyon, renk, desen, leke, bunlar evrensel kurallar ama sonrası, bunun içini doldurmak ressamın dünyasına kalmış. Ben okuduklarımdan, yaşam felsefemden, çevremden etkileniyorum. Beslendiğim herşey de bu topraklarda, bu kültürde; bir Avrupalı gibi resim yapsam, o giysi bana uymaz; ama etkilendiğim şeyler elbette var.

     

    Ece Gauer, Nerede Bir Gönül Varsa Sabırla Cilalanır, 2017.

    Beğeniyle izlediğiniz güncel sanatçılar?

    Burçin Erdi hem kişiliğini, hem de resimlerini sevdiğim bir sanatçı. Neo Rauch, Anselm Kiefer, Marina Abramovic, Jean Marc Bustamante’yi sayabilirim. Bustamante aynı zamanda Münih ADBK hocalarındandı.

     

    Art50.net ile nasıl bir araya geldiniz? Online sanat platformları hakkındaki düşünceleriniz?

    Bir sanatçı arkadaşımdan duymuştum ve beğenerek takip ediyordum. Online sanat platformlarının daha da yaygınlaşacağını düşünüyorum. Sanatçılar da bu sayede daha geniş bir kitleye erişerek daha tanınır oluyor.

     

    Yakın gelecekte gerçekleştirmeyi planladığınız projeler?

    Haziran ayında Münih’te bir sergim olacak. Ağustos sonunda ise Tegernsee’de kişisel bir sergim var.

     

    Ece Gauer’in Art50.net’ te yer alan eserlerine buradan ulaşabilirsiniz.

  • Art50.net Sanatçılarının Önerdiği 12 Kitap

    Belki de kendinize yepyeni bir okuma listesi oluşturmaya karar vereceğiniz bu içeriğimizde sanatçılarımızın ilham aldığı ve önerdiği kitaplara yer verdik. Keyifli okumalar…

    Ayna

    Yuval Noah Harari, Hayvanlardan Tanrılara- Sapiens, İnsan Türünün Kısa Bir Tarihi

    Yuval Noah Harari, Hayvanlardan Tanrılara- Sapiens, İnsan Türünün Kısa Bir Tarihi

    Yuval Noah Harari, Hayvanlardan Tanrılara- Sapiens, Kolektif Kitap, 2016.

    Harari’ nin yazdığı Saphiens kitabı insan ırkının gelişimini geniş kapsamlı olarak görmemizi sağlıyor. Kitap, insanlık tarihinin temel taşı olan kırılımları ve gelişimi gözler önüne sermekle birlikte tarihte bu tehlikeli ve ölümcül değişimleri bir çok kez yaşadığımızı ve bunlardan insan ırkının nasıl kıl payı kurtulduğunu anlatıyor. Bir diğer dikkat çekici konu ise insanların hikayelere karşı olan ihtiyacı. İnsanlar hikayelere inanmayı seviyor ve bunun tutkulu destekçileri de olabiliyor. Kitapta verilen en can alıcı örneklerden bir tanesi ise ”Bir maymunu, ölümden sonra gideceği maymun cennetindeki sınırsız muzla kandırarak elindeki muzu vermeye asla ikna edemezsiniz.” Bu kısım beni çok etkiledi, belki önümüzdeki seride bunun üzerine işler çıkartabilirim.

     

    Genco Gülan

    Marcus Graf, Genco Gülan: Kavramsal Renkler

    Marcus Graf, Genco Gülan: Kavramsal Renkler

    Marcus Graf, Genco Gülan: Kavramsal Renkler,Pandora, 2008.

    Ben size Genco Gülan: Kavramsal Renkler isimli kitabımı önerebilirim. Dr. Marcus Graf ile hazırladığımız kitap, kolay okunması ve anlaşılır olmaya çalışmasına rağmen derin konulara kolayca girebiliyor. Karanlık konulardan bile renkli bir şekilde bahsediyor. Kitap sadece Genco Gülan sanatını anlamak için bir rehber değil, çağdaş sanatı anlamak isteyenler için de faydalı bir yol haritası.

    Kitap hakkında detaylı bilgi için tıklayın.

     

    Görkem Dikel

    Elias Canetti, Sözcüklerin Bilinci

    Elias Canetti, Sözcüklerin Bilinci, Sel Yayıncılık, 2015.

    Elias Canetti, Sözcüklerin Bilinci, Sel Yayıncılık, 2015.

    Sizlere Elias Canetti’den Sözcüklerin Bilinci’ni önerebilirim. Canetti 20. yy ilk çeyreğinden son çeyreğine kadar olan zamana dair birinci ağızdan gözlemlere ulaşabileceğimiz ve anlatıları çok canlı yankılanan bir yazar. Bu kitap onun bir dönem yazdığı söylevlerin belli bir yol haritası oluşturmak üzere bir araya getirilmesiyle oluşmuş. En önde tuttuğum özelliği ise görünenlerden tümele gitmeyi, soyutlamayı ve zihnimizdeki ipuçlarını birleştirme işini gerçekten çok iyi yapıyor olması. Bir başyapıta giden yolda gelişen düşüncelerin ve yöntemlerin henüz taze ve yolunu bulmaya çalışan, devrimci ve tutkulu hallerini bu kitapta çok iyi görüyoruz. Bu da yazarın mutfağına şahit olmak gibi bir şey.

     

    Hadra Tanrıverdi Birecik

    Ali Artun, Çağdaş Sanatın Örgütlenmesi

    Ali Artun, Çağdaş Sanatın Örgütlenmesi

    Ali Artun, Çağdaş Sanatın Örgütlenmesi, İletişim Yayınları, 2014.

    Estetik ve Modernizmin Tasfiyesi üzerine odaklanan bu kitap; çağdaş sanat, realizm ve şiddet, çağdaş himaye sistemleri ve eleştirinin kaderi gibi konular içerir. Bu noktada, çağdaş sanatın üstün ya da sınırlı yanlarını görmek ve durumu daha iyi kavramak açısından bu kitabın yararlı olacağını düşünüyorum.

     

    Oscar Wilde, Sosyalizm ve İnsan Ruhu

    Oscar Wilde, Sosyalizm ve İnsan Ruhu

    Oscar Wilde, Sosyalizm ve İnsan Ruhu, Metis Yayıncılık, 2016.

    Oscar Wilde; modern edebiyatı, sanat ve eleştirileriyle bir deha. Bu kitabında, bireyselliği ön plana alan yaklaşımıyla sosyalizmi öne çıkarıyor. Kitabın giriş cümlesinde olduğu gibi, “Sosyalizmin tesisinden elde edilecek en büyük kazanç, bizleri o pek sıkıcı şeyden, başkaları için yaşama zorunluluğundan kurtarması olacaktır.” der. Geleneksel yapının sorgulanması gereken bu çağda okunması gereken bir yapıt.

     

    Osman Balcıgil, Yeşil Mürekkep

    Osman Balcıgil, Yeşil Mürekkep

    Osman Balcıgil, Yeşil Mürekkep, Destek Yayınevi, 2016.

    Sabahattin Ali’nin Kürk Mantolu Madonna’ sının filminin çekileceği haberlerinin döndüğü bir dönemde, popüler kültürün bu haberle belki de ismini ilk defa duyduğu çok da bilmediği Sabahattin Ali’nin acıklı yaşam öyküsünün konu alındığı bu kitabı da önermek istiyorum. Bir kuşağın; aydınların yaşadığı zorluklara, mücadelelere tanıklık ediyor.

     

    Hüseyin Rüstemoğlu

    Murathan Mungan, Yaz Geçer

    Murathan Mungan, Yaz Geçer

    Murathan Mungan, Yaz Geçer, Metis Yayıncılık, 2016.

    Her yaz sonunda hatırladığım Murathan Mungan’ın Yaz Geçer kitabı… Şiirlerini bir de yaz başında (ne kadar yazı yarılamaya başlasak da) okumak gerekir. Yaz aşkları belki tamamına erer, aşkla…

     

    İpek Yeğinsü

    Sebastiao Salgado, Toprağımdan Yeryüzüne

    Sebastiao Salgado, Toprağımdan Yeryüzüne

    Sebastiao Salgado, Toprağımdan Yeryüzüne, Everest Yayınları, 2017.

    Salgado benim için gerek estetik, gerek tematik açıdan gelmiş geçmiş en önemli fotoğrafçılardan biri; doğaya ve insana yaklaşımı ile gerçek bir aktivist. Yaşam öyküsünün okunmaya değer olduğunu, sanatçı olmanın hakkını veren bu cesur adamdan öğreneceğimiz çok şey olduğunu düşünüyorum.

     

    Müge Ceyhan

    Marina Fiorato, Botticelli’nin Sırrı

    Marina Fiorato, Botticelli'nin Sırrı

    Marina Fiorato, Botticelli’nin Sırrı, Arkadaş Yayıncılık, 2012.

    Sandro Botticelli “La Primavera” tablosunun tanrıçası “Flora” için model aramaktadır. Ne şans ki bu tanrıça için modellik yapacak olan kişi hayatını fahişelikten kazanan güzel Luciana’dır. Hayatından oldukça memnun, eğlenmeyi, yaşamayı seven, zeki ve yaptığı işe son derece saygı duyan bir karakterdir Luciana. Botticelli’ye modellik yapma, tanrıça Flora olma fikri Luciana’yı çok heyecanlandırır. Ancak işler bir anda renk değiştirir. Botticelli Luciana’nın emeğinin karşılığını ödemeden başından savmaya kalkar. Bu hakaret karşılığında kendini aşağılanmış hisseden kahramanımız kendince usta ressamdan küçük bir öc almaya kalkar. “La Primavera ” tablosunun küçük boyuttaki eskizini korsesinin içine sıkıştırarak atölyeyi terk eder. Luciana henüz ne olduğunu anlayamadan işler koca bir düğüme dönüşmüş ve oldukça ürkütücü bir süreç başlamıştır. Tecrübesiz bir rahip, Floransalı bir fahişe ve nereye adım atsalar kan gölüne dönen İtalya’nın dokuz güzel şehrinde geçen bir hikaye…
    15. yy Rönesans ressamı Sandro Botticelli’nin zarafet akan, şiirimsi figürleriyle canlanan sayfalar sizi günümüz kargaşasından koparıp Ortaçağ İtalya’sının büyülü anlarına sürükleyecek. Sanat, tarih, romantizm ve aksiyon gibi ögeleri bir araya getiren Marina Fiorato, üçüncü eseri Botticelli’nin Sırrı’nda oldukça ilgi çekici ve doyurucu bir tablo koymuş ortaya.

     

    Metin Arditi, Turquetto

    Metin Arditi, Turquetto

    Metin Arditi, Turquetto, Can Yayınları, 2012.

    Kitaba geçmeden önce Metin Arditi’den kısaca bahsetmek istiyorum. Turquetto’nun kahramanı Eli kadar olmasa da yazarın oldukça ilgi çekici bir hikayesi olduğu kesin. Ankara doğumlu İsviçreli yazar kendisini İstanbullu olarak tanıtıyor (Şimdiden merak uyandırdı değil mi?). Sefarad Yahudisi bir ailede Ankara’da dünyaya gelen Metin Arditi henüz kendisi üç aylıkken İstanbul’a yerleşirler. Maçka’da Güneş Apartmanı’nda, Taksim’de ise Dağ Apartmanı’nda yaşadığından bahsetmiş bir röportajında. Hemen hemen tüm kitaplarında Türkiye’yi konu aldığını ve İstanbul ile özel bir bağı olduğunu da dile getiriyor. Yedi yaşından sonra İsviçre’ye giden yazar, fizik mühendisi olarak mezun oluyor daha sonra doktorasını atom mühendisliği olarak tamamlıyor. Çocukluğundan itibaren edebiyat ve sanat tutkunu olan Arditi aynı zamanda Romande Orkestrası yöneticisi ve organizasyon sorumlusu. Türkçe’ye çevrilmemiş bir çok deneme ve romanı da bulunuyor. Jean-Giano ödülü kazanan Turquetto, Metin Arditi’nin yedinci romanı.

    Şimdi kitaba geçelim;

    Yahudi bir ailenin tek çocuğu olan Eli’nin tek arzusu özgürce resim yapmaktır. Bu basit istek 1500’lü yıllarda Osmanlı topraklarındaki kimlik ve din çeşitliliğinde pek de kolay değildir. Eli’nin babası esir pazarında çalışan hastalıklı yaşlı bir adamdır. Biraz mesleğinden biraz da zayıf kimliği ve düşük sosyal statüsü  Eli’yi utandırıyordur. Eli tüm bu kargaşanın içerisinde kendine bir yer edinmeye çalışır. Mensup oldukları din tek tutkusu olan resmi yasaklar. Başka çözümler aramaya çalışan Eli, Mürekkepçiler Çarşısı’ndaki Müslüman Celal Usta’dan hat sanatı üzerine bir şeyler öğrenmeye başlar. Ancak bu da yeterli olmaz. Her iki din de resim yapmasına engel kurallar barındırmaktadır. Kahramanımız özgürlüğü için doğduğu toprakları terk eder ve Venedik’e kaçar (bu kaçış bölümü insan doğası adına çok şey barındırıyor bence). Sanatı için kimliğinden vazgeçen Eli ya da hocası Tiziano’nun verdiği isimle Turquetto… Ressamın sanatla yoğrulduğu yaşamını anlatan bu eser adeta Doğu’dan Batı’ya edebiyatla çizilen bir resim. Benim favorilerim arasında yer alan bu kitabı paylaşmaktan mutluluk duyarım.

    Tuğçe Çubukçuoğlu

    Michel Foucault, Büyük Yabancı ve Doğruyu Söylemek

    Michel Foucault, Büyük Yabancı

    Michel Foucault, Büyük Yabancı, Metis Yayıncılık, 2016.

    Michel Foucault, Doğruyu Söylemek, Ayrıntı Yayınları, 2016.

    Michel Foucault, Doğruyu Söylemek, Ayrıntı Yayınları, 2016.

    Benim önerim en son paralel olarak okuduğum Michel Foucault’ nun türkçeye çevrilmiş iki kitabı:

    1. Büyük Yabancı (La grande etrangere)

    2. Doğruyu Söylemek (Fearless Speech)

    İlki konuşmada edebiyatın dille olan ilişkisinin felsefi bir yöntemle irdelendiği, ikincisi ise düşünürün 1983 yılında verdiği seminerin notlarından oluşturulan, Antik Yunan’da hakikat söyleminin hangi süreçlerle kurulduğu, ne anlama geldiği ve kavramın geçirdiği değişimi araştıran bir kitap. Düşünce tarihi ile ilgilenenler için önerebilirim.

  • Yaz Okumaları

    2017

     

    Bu yaz her yerde okunabilecek sanat dolu kitapları takipçilerimizle birlikte derledik. Yazın umudu, canlılığı ve tüm enerjisiyle keyifli okumalar.

     

    Taschen Temel Sanat Serisi

    Remzi Kitabevi

    Remzi Kitabevi, basılmaya başladığı 1985 yılından bu güne 200 kitapla dünyanın en çok okunan sanat serisi olan Taschen Temel Sanat Serisini evlerimize getiriyor! Her bir kitapta alanında öncü olan bir sanatçı,  mimar ya da tasarımcının hayatı ve üretimini ele alan kapsamlı seri bugüne kadar 20 dile çevrildi. Bacon’dan Picasso’ya, Monet’den Klimt’e, ölümsüz sanatçıları anlatan Taschen Temel Sanat Serisi kitaplarını tüm kitapçılarda bulabilirsiniz.

    untitled-1jm

     

    Sanatla Direniş

    John Berger, Metis Yayınları, Mart 2017

    Sanat ve kültür tarihinin en önemli yazarlarından, geçtiğimiz aylarda aramızdan ayrılan John Berger’ın Türkçe ’ye çevrilen son kitabı, ‘’Sanatla Direniş’’ Mart ayında Metis Yayınlarından çıktı. Berger’ın sanata ve insana farklı bakış açısıyla akıcı kalemini birleştirdiği bu deneme kitap sanatın birey ve toplum için ne kadar vazgeçilmez olduğunu anlatıyor. Klasik ve Modern sanat eserlerinden ve Fransa ve Mısır’daki binlerce yıllık mağara resimlerine kadar uzanan denemeler, sanatın yaşamımızın en temel öğesi olduğuna dikkat çekiyor.

    john

     

    Frida Kahlo at Home

    Suzanne Barbezat, Frances Lincoln Publications, 2016

    6 Temmuz 1907 tarihinde La Casa Azul’da doğan ölümsüz sanatçı Frida Kahlo’nun yaşadığı evler ve bulunduğu yerler yaşamında ve sanatında oldukça önemlidir. La Casa Azul’da uzun yıllar geçiren Kahlo, gençliğinde yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle zamanının çoğunu evde resim yaparak geçirir. Diego Riviera ile evlendikten sonra doğduğu şehirden taşınır ve uzaklaşır. Başka yerler gezen Kahlo, yaşamının ilerleyen yıllarında La Casa Azul’a geri döner. Görseller, arşiv malzemeleri, Kahlo’nun muhteşem resimleri ve fotoğraflarının yer aldığı bu kitap sanatçının sanatıyla yaşadığı yerler arasındaki ilişkiyi inceliyor.  

    frida

     

    The Art Forger

    B.A. Shapiro, Algonquin Books

    18 Mart 1990 yılında Isabella Stewart Gardner Müzesi’nden bugün 500 milyon dolar değerinde 13 tablonun çalındı. Amerika tarihinin en büyük sanat soygunu olarak tarihe geçen bu gerçek hikayeden yola çıkan Shapiro, romanında heyecan dolu ve ince ayrıntılarla örülmüş bir kurgu sunuyor. Para kazanmak için tabloların mükemmel replikalarını yapan Claire Roth, çalınan Degas tablosunun taklidini yapmak üzere önemli bir galeri sahibiyle anlaşır. İşler tabloyu görünce karışır. Claire, 1990 soygununda çalınan bu tablonun sahte olduğundan şüphelenir.  Zaten sahte olan bir tablonun sahtesini yapacak mıdır, yoksa tablonun arkasındaki sır perdesini aralamaya mı çalışacaktır?

    untitled-lkk

     

    Africa Rising: Fashion, Design and Lifestyle from Africa

    Clara Le Fort&Robert Klanten (ed.), Gestalten&Design Indaba, 2016

    Rengarenk, alışılmışın dışında, yenilikçi ve zarif bir moda ve tasarım anlayışına sahip olan Afrika, yaratıcılıkta sınır tanımayan genç tasarımcılara ve moda anlayışına ev sahipliği yapıyor. ‘’Africa Rising’’ kitabı, dünyanın hayranlıkla seyrettiği, dinamik tasarımları ve yeniyle geleneği harmanlayan stiliyle ön plana çıkan Afrika modasının yaratıcılığını gözler önüne seriyor. Tasarımcıların ve çalışmalarının derinlemesine incelendiği bu kitapta Afrika kıtasının moda ve tasarım sahnesindeki yeri gözler önüne seriliyor.  

    affff

     

    Management of Art Galleries

    Magnues Reich, Phaidon, 2016

    Bir sanat galerisini başarılı yapan nedir? Sanat galerileri tanıtım ve pazarlamalarını nasıl yapmalılardır? Hangi müşteri kitlesi hedeflenmelidir? Bir sanat galerisi nasıl yönetilir?

    Bu ve birçok soruya cevap arayan Magnus Reich, ‘’Management of Art Galleries’’ kitabında sektörü derinlemesine inceliyor. Amerika, İngiltere ve Almanya’da bulunan 8.000 kuruluşa gönderilen anonim anketlerin sonuçlarına dayanan bu kitap, sanat galerilerini incelemekle kalmıyor,  sektöre bambaşka bir pencereden bakıyor.

    managemnt

     

    Japan Style

    Gion Carlo Calza, Phaidon, 2015

    ‘’Japon kültürünü anlamak yavaş ve uzun bir süreçtir’’

    Japon stilini anlatan ve tanımlayan bu kitap, Japon kültürü, dünya bakışını ve yaşamını derinlemesine inceliyor. Okuyucuya Japon kültür ve sanatını anlamak için gerekli olan araç ve donanımlarını vermeyi amaçlayan bu kitapta 150 renkli görsel ve Japonya sanat ve kültürünün en önemli örnekleri yer alıyor. Uzakdoğu sanatını ve kültürüyle ilgili olan veya  anlamak isteyenlerin mutlaka edinmesi gereken bu kitabı internetten edinebilirsiniz.

    japannnn

     

    Paris

    Dünyanın En Romantik Kenti

    Mine G. Kırıkkanat, Kırmızı Kedi Yayınları, 2017

    “Büyük kentler insan gibidir.’’ diyor Mine G. Kırıkkanat yeni kitabında. Büyük kentlerden en romantiği, Paris’i konu alan bu gezi kitabı, bizlere bir yandan Paris’in kafelerini, sokaklarını, sanat müzeleri ve galerilerini anlatırken, bir yandan da bizlere Paris’in ruhunu, zenginliğini ve bitmeyen enerjisini getiriyor. Kırıkkanat’ın kişisel deneyimleri ve şehirde gördüklerinden izler taşıyan bu kitabı okuyunca her güne Paris’te başlayıp, her günü Paris’te bitirmek isteyeceksiniz. 

    pariskitap

     

    Eskimeyen Filmler

    Derleyen: Barış Saydam, Küre Yayınları, 2017

    Zengin sinema kültürümüzü ve birikimimizi gözler önüne seren ‘’Eskimeyen Filmler’’ bu ay Küre Yayınlarından çıktı. 8-13 Mayıs tarihlerinde Türk Sineması Araştırmaları ve İstanbul Modern işbirliğiyle düzenlenen ve aynı adı taşıyan film programı kapsamında hazırlanan bu özel derleme,  gösterim sırasında yapılan sunumların Türkçe ve İngilizce makalelerinden oluşuyor. Klasikler, Gizli Hazineler, Toplumsal Gerçekçi Sinema ve Yerli Türk Sineması başlıkları altında toplanan makaleler, melodram ve güldürü türlerini ve filmlerdeki meseleleri derinlemesine inceliyor.

    untitled-1

     

    Bu Bir Pipo Değildir

    Michel Foucault, Yapı Kredi Yayınları

    Gördüğümüz, Gördüğümüz müdür?

    Bir kitap düşünün, içinde hem felsefe, hem sanat hem de edebiyat var. Dünyaca ünlü Fransız felsefeci ve tarihçi Michel Foucalt’un kaleme aldığı bu özel çalışma, Rene Magritte’in görsel diline ve kelimeleriyle oluşturduğu nüanslara odaklanıyor. Magritte’in resimlerini anlamayı amaçlayan Foucalt, sanatçının eserlerini kelimeler çerçevesinden ele alıyor. Söyleşiler, Magritte’in mektupları ve resimleriyle zenginleşen bu kitabı okurken şu soruya cevap arayacaksınız ‘’Bu Bir Pipo Mudur?’’

    1480932491_bu-bir-pipo-degildir

  • Art Basel 2017

    15-18 Haziran 2017

    Haziran ayının vazgeçilmezi, sanat dünyasının buluşma noktası,  Art Basel’in 48. Edisyonu için geri sayım başladı. Fuar bu sene dünyanın her bir köşesinden 200’den fazla galeriyi ve 4.000 sanatçıyı ağırlayacak.  Modern ve Çağdaş Sanatın en önemli örneklerini göreceğimiz Art Basel kapsamında hazırlanan etkinlikler, konuşmalar ve şovlarla fuar boyunca başımızı çevirdiğimiz her yerde sanat, attığımız her adımda sanat, konuştuğumuz her şeyde sanat olacak! Sanatın kalbinin Basel’de atacağı 3 gün boyunca fuarın ön plana çıkan ve bizde heyecan yaratan etkinlik ve programlarını sizler için derledik.

    indir

    ChertLüdde’s booth, Art Basel 2017. Fotoğraf: Benjamin Westoby/ artsy.net

    Art Basel’de bu sene yine sınırları zorlayan, yenilikçi ve nefes kesen çalışmaları görüyoruz. Herzamanki gibi fuarın kalbi, 4000 den fazla sanatçının eserlerinin sergilendiği Galleries bölümü. Feature Bölümünde tanınan ve ünlü sanatçıların çalışmaları bizi karşılarken, Statements Bölümünde genç ve yeni sanatçıların çalışmaları yer alıyor. Art Basel’in merakla beklenen ve sınırları zorlayan en önemli bölümlerinden biri, Unlimited’de ise yine göz dolduran çalışmalar yer alacak. Küratörlüğünü Gianni Jetzer’in yaptığı Unlimited bölümünde bu yıl 76 tane geniş kapsamlı sanat projesine yer veriliyor. Klasik fuar stantlarının ötesine geçen Unlimited, devasa heykeller ve tablolar, video çalışmaları, yerleştirme ve performanslarla sınırları zorlamaya devam edecek. Suboth Gupta’nın ‘’Cooking the World’’ (2017) ve Danna Huanca’nın ‘’Bliss’’ (Reality Check) (2017) adlı çalışmaları Unlimited kapsamında izleyiciyle buluşacak olan heyecan verici projelerden sadece birkaçı.

    gupta-cooking-the-world

     

    Parkur, 12-18 Haziran 2017

    Parkur, Basel’in Münsterplatz alanına yerleştirilen 22 özel sanat eserinden oluşuyor. Bu sene 8. Yaşına giren Parkur, Basel’in tarihi merkezinde 21 sanatçının sanatı şehir ve tarihle harmanladığı, sanatçıların günlük yaşam endişelerini konu edinen eserleri sunuyor. Samuel Leuenberger küratörlüğündeki Parkur’da göreceğimiz çalışmalar arasında Amanda Ross-Ho’nın ‘’Unlimited Finding’’ (2017) ve Markus Selg’in ‘’Arcadia’’ (2017) çalışması bulunmakta. Parkur kapsamında ayrıca Doğal Tarih Müzesi özel bir şova ev sahipliği yapacak. GCC tarafından hazırlanan ‘’Belief in the Power of Believe’’ (2017) adlı çalışma, Youtube görüntüleriyle tarihi kalıntıları bir araya getirerek alternatif ve çağdaş bir kültürel miras yaratıyor.

    ab17_46_pl_g-g-meret

    Galerie Greta Meert, Brussels | Parcours, Sophie Nys, 100 female scientists, 2017/ artnews.com

     

    Claudia Comte ‘’Now I Won’’,  13-18 Haziran

    İsveçli sanatçı Claudia Comte tarafından hazırlanan ‘’Now I Won’’ adlı devasa açık alan yerleştirmesi, Messeplatz’ın tam ortasına yerleştirildi. Sergi alanının hemen yanında duran bu çalışma, ziyaretçiye çalışmayı yakından inceleme ve eğlence panayırında vakit geçirme imkanı sunuyor. Yerleştirme içinde bulunan Toplam 7 adet etkinlik pavyonunda ziyaretçiler bowling, bilek güreşi, mini golf gibi oyunlar oynayacak ve çeşitli yarışlara katılacak.  Kazananlara ise sanatçı tarafından hazırlanan bir çalışma ödül olarak verilecek.

    adsiz

     

    Art Basel Film Programı

    Art Basel bu seneki film programı ve özel gösterimleri kapsamında 34 çalışmayı biraraya getirdi. Bu seneki film programının konusu ise çeşitli uluslararası temaları konu edinen deneysel ve sanatsal filmler. Günümüz politik olaylarına referans yapan ve çağımıza ayna tutan dolu dolu bu film programı, Eric Baudelaire’in ‘’Also Known as Jahidi’’ (2017) adlı son çalışmasıyla 12 Haziran’da açılacak. Program kapsamında dikkat çeken etkinliklerden biri de Stanley Tucci’nin ‘’Final Portrait’’ (2017) adlı filminin özel gösterimi.  

    ab17_43_film_jenkins-johnson

    Carlos Javier Ortiz, We All We Got, 2017, Jenkins Johnson Gallery, San Francisco and New York/ artnews.com

     

    Ayrıca Art Basel boyunca hazırlanan toplu bir stantta, dünyanın dört bir yanında çıkan sanat yayınları ve dergiler sunuluyor. Magazin standı ve editör ve yayıncıların davet edildiği ve katılım göstereceği konuşma ve sunumlarla birlikte, sanat dünyasındaki güncel diyalog ve paylaşım ön plana çıkacak.

     

    Koleksiyoner ve Sanat Yazarı Banu Çarmıklı Art Basel 2017′ den Sizin İçin Seçti

    Unlimited Bölümü

    • Bethanhuws/Forest
    • Barbara Kruger /Our People Better Than Your People
    • Phyllida Barlow/ 100 Banners
    • Jenny Holzer / Light Enstalasyonu
    • Stan VanderBeek/ Movie Mural, Video

    untitled-1

     

    adsizl

    Stan VanderBeek, Movie Mural/ news.artnet.com

     

    Fuarın Diğer Kısımlarından

    • Nam June Paik/ Venus

    7

     

    • Magdalena Abakanowicz
    • Kerry James Marshall
    • Hans Op de Beeck/ Mountain View
    • Marcel Duchamp/ Reproduction of Mona Lisa

    untitled-2

     

    • Tom Sachs/ The Great Seal

    12

     

    SCOPE Basel, 13-18 Haziran

    SCOPE Basel bu sene 11. Edisyonuyla Messeplatz’ın 3 blok ötesindeki eski yerine dönüyor. SCOPE fuarında 52 şehir ve 27 ülkeden toplam 70 adet uluslararası sergiyi görüyoruz. Çağdaş Sanatın başka hiçbir yerde görülemeyecek çeşitlilik ve zenginliğini sunacak olan SCOPE,  sergileriyle zengin şehir kültürü ve mirasını ve sanatın Basel’deki önemini vurgulayacak.

    svvvv

    Rómulo Celdrán, Hi-Res Voxel 2 & Hi-Res Solid I, Arthobler Galeri /artsy.net

     

    LISTE Basel, 13-18 Haziran

    1996 yılından itibaren dünyanın her yanındaki genç ve orta yaştaki galeriyi ağırlayan LISTE, önemli olmuş her sanatçı ve her galerinin yolunun en az bir kez geçtiği bir fuar. Yeni galerileri ve genç sanatçıları uluslararası sanat ortamına tanıtmayı amaçlayan LISTE 2017’ye bu sene toplam 250 başvuru yapıldı. Bunlar içinden 34 ülke ve 79 galeri seçildi. Seçilen galerilerden 14 tanesi ise LISTE’ye bu sene ilk defa katılacak. LISTE kapsamında verilen Helvetia Sanat Ödülü’nün bu seneki kazananı ise 1993 doğumlu, figüratif çalışmalarıyla göz dolduran genç sanatçı, Andriu Deplazes.

    ab10

     

    ho_1_2

    Anna Uddenberg, Disconnect, 2017, House of Gaga.