• national-gallery-singapore-full-facade

    Singapur Sanat Galerisi

    Singapur

    Singapur’un Civic Bölgesi’nde bulunan Singapur Sanat Galerisi, yakın zamanda açılmış olan en heyecan verici sanat merkezlerinden birisi. Hazırlıkları 10 yıl süren bu özel Müze, kapılarını açtığı 2015 yılından itibaren şehrin en gözde mekanlarından birisi haline geldi.

    Geçtiğimiz 10 yılda şehrin Singapur Bienali ve Singapur Sanat Festivali gibi önemli etkinliklere ev sahipliği yapması ve böylece sanata olan ilgi ve katılımın artmasıyla birlikte sanat paylaşımı ve işbirliklerinin önemi arttı. Singapur’un ve Güneydoğu Asya Bölgesi’nin sanatsal zenginliğini yansıtmak ve taçlandırmak amacıyla 2006 yılında Singapur Sanat Galerisi’nin açılacağı resmi olarak duyuruldu. Duyuruyu takip eden 10 yıl içerisinde, Singapur’un iki önemli binası, eski Adalet Sarayı ve eski Belediye Binası yenilendi, müzeye dönüştürüldü ve Kasım 2015 tarihinde ziyarete açıldı.

    naked-museum-179_0

    Singapur Sanat Galerisi, Singapur ve Güneydoğu Asya Bölgesi’nin en geniş ve en zengin sanat koleksiyonuna sahip olma ünvanını elinde tutuyor. 8.000’in üzerinde eser, ulusal önem taşıyan iki bina ve 64.000 metre karelik geniş alanıyla bu Müze aynı zamanda Singapur’un en büyük müzesi olarak dikkat çekiyor.

    Müzenin koleksiyonu Modern ve Çağdaş Sanat eserlerinden oluşuyor. Singapur ve Güneydoğu Asya’da üretilen ve 19. Yüzyıldan günümüze ulaşan bu sanatsal zenginlik,  iki büyük galeride ziyaretçilerle buluşuyor.  ‘‘DBS Singapur Galeri’’ koloni döneminden günümüze, Singapur sanatının örneklerini  sunuyor. Buradaki etkinliklerdeki temel amaç ise Singapur sanatı üzerine olan dialog ve paylaşımı arttırmak ve eğitim için platform oluşturmak. Eski Adalet Sarayı’nda yer alan ikinci galeri, ‘’UOB Güneydoğu Asya’’ adlı galeride ise bölgede ortaya çıkmış olan trendler ve sanat akımları ve Güneydoğu Asya Sanatının tarihi karşımıza çıkıyor.

    24335058

    İki  galeriye ek olarak Müze aynı zamanda geniş alanlarında kürator ve araştırmacılara ev sahipliği yapıyor. Bu alanlar, bir yandan müze koleksiyonunu yeni ve alışılmışın dışında sunan ve bölgeyle diyaloğu pekiştiren özel projelere ev sahipliği yaparken bir yandan da müzenin dinamik yapısını pekiştiriyor.

  • cancun-underwater-museum-1

    Sualtı Sanat Müzesi

    Cancun, Meksika

    Cancun Ulusal Deniz Parkı’nda okyanusun derinliklerinde bulunan heykeller, temsil edilen Meksikalı sanatçılar ve sıra dışı bir müze. Sualtı Sanat Müzesi, Cancun, Meksika’da açıldığı 2009 yılından günümüze, şehrin en önemli mekanlarından biri haline geldi. Dünyanın en geniş sualtı sanat merkezi olma ünvana sahip olan bu müze, ziyaretçilerini sualtının büyüleyici dünyasına davet ediyor.
    Müze koleksiyonu 500 heykelden oluşuyor. Suyun dibine sabitlenen heykelleri taşımak ve bu süreçte zarar görmelerini engellemek için özel bir asansör kullanılmış. Toplam 420 metre karelik alana yayılan ve 200 tondan ağır olan bu heykeller, 8 metre derinlikte bulunuyor. Heykellerin çoğu, sanatçı Jason decaires Taylor tarafından, kalanlar ise önemli 5 Meksikalı sanatçı tarafından yapılmış.

    cancun-underwater-museum-5

    Jaime Gonzalez Cano, Roberto Diaz Abraham ve Jason Taylor tarafından kurulan Sualtı Sanat Müzesi’nin temel amacı, doğayla sanat arasındaki ilişkiye dikkat çekmek. Bunu gerçekleştirmek için heykellerin yapımında özel malzemeler kullanılmış. Gerek materyalleri, gerekse üzerine açılan deliklerle bu heykeller, sanat eseri olmanın ötesine geçiyor ve sualtı canlılarının büyümesi ve gelişmesi için sualtında bir habitat oluşturuyor. Oldukça yenilikçi olan bu projenin en ilgi çekici yanı ise zaman içinde artan mercan kayalıkları ve yosunlar sebebiyle su altı heykelleri ve dolayısıyla Sualtı Sanat Müzesi’nin tamamen bir mercan kayalığına dönüşecek olması.

    jason-decaires-taylor-9142

    Müzenin toplam 3 galerilerisi var. Bunlardan iki tanesi su altında, biri ise su üstünde bulunuyor. Ziyaretçilerin heykellere ulaşımı ise çeşitli yollardan sağlanıyor.  Burada isteriz kristal cam kaplı tamamı kapalı özel bir tekneyle, isterseniz tüplü dalış yaparak, bu özel müzeyi yok olmadan gezebilir ve sanat-doğa ilişkisini yakından inceleyebilirsiniz.

  • 1.	Bank of America Plaza on the Avenue of the Arts, Museum of Fine Arts, Boston   
May 7, 2013
*Photograph © Museum of Fine Arts, Boston

    Boston Güzel Sanatlar Müzesi

    Boston, Amerika

    4 Temmuz 1876 tarihinde kapılarını açan Boston Güzel Sanatlar Müzesi, sanatın her alanı ve her dönemine dokunuyor. 500.000’den fazla eserden oluşan zengin koleksiyonuyla günümüzde dünyanın en kapsamlı ve en önemli sanat müzelerinden biri.   

    Ziyaretçi sayısının and koleksiyonun gitgide artması sonucu Müze, 1909 yılında yeni binasına, günümüzdeki Huntington Meydanı’ndaki yerine taşınmış. Bu tarihten itbaren büyümeye devam eden koleksiyonu ve değişen ziyaretçi ihtiyaçlarını karşılayabilmek için ise yakın zamanda kapsamlı büyüme projeleri geçirmiş ve kapasitesini 483.000 metre kareden 616.000 kareye çıkarmış.

    5607372695_eef025a1ca_b

    Projelerden ilki, 2010 yılında müze binasına eklenen 4 katlı yeni ‘’Amerika Sanatı Kanadı’’. Burada kıtanın en önemli eserleri ziyaretçilerle buluşuyor. İkinci proje ise, 2011 yılında yenilenen ‘’Linde Ailesi Kanadı’’. Çağdaş sanata odaklanan bu alan, çağımızın en önemli sanatçılarına yer veriyor. Son olarak 2013 yılında düzenlenmesi tamamlanan yeni galerilerde Avrupa, Asya ve Afrika coğraftasının  en güzel sanat eserleri ve bu bölgelerin sanatsal zenginliği gözler önüne seriliyor.

    img_1319-1024x682

    Asya’dan Afrika’ya, çağdaş sanattan fotoğrafa, tekstilden çizime sanatın her alanına odaklanan müze koleksiyonun şüphesiz ki en can alıcı noktası, özel John Singer Sargent koleksiyonu. Müze, 19. Yüzyılın en önemli sanatçılarından biri olan Sargent’in dünyadaki en kapsamlı koleksiyonun sahibi. Yeni açılan binasının Sargent odasında, sanatçının 25 adet tablosu, suluboya çalışmaları, çizimleri ve heykelleri ziyaretçilerle buluşuyor.  Bunlar arasında şüphesiz ki en dikkat çeken ve müzenin ve sanat tarihinin yıldızlarından biri olan ‘Madame X’ tablosu.

    Bu özel koleksiyona ek olarak müze ayrıca usta sanatçıyı özel arşiviyle ölümsüzleştiriyor. Gerek müzede gerekse online olarak erişilebilen Sargent Arşivi’nde, sanatçıyla ilgili kayıtlara, sanatçı üzerine yazılmış kaynaklara ve hatta sanatçının kendi mektuplarına ulaşmak mümkün.

  • screen-shot-2014-02-05-at-5-29-52-pm

    Dali Müzesi

    St. Petersburg, Florida

    20. yüzyılın en önemli sanatçısının, Salvador Dali’nin sanatının her dönemi ve alanına dokunan Florida’daki Dali Müzesi, yenilikçi binası, zengin koleksiyonu ve sanat kütüphanesiyle gerçek bir sanat hazinesi.

    Müzenin başlangıcı 1945 yılına dayanıyor. Müzenin kurucuları, Reynold ve Eleanor Morse’un, 1945 yılında ilk Dali tablolarını satın almasıyla başlayan 40 yılık serüven, büyüyen koleksiyonları ve Dali’yle kurdukları dostlukları sonucunda 1984 yılında bir müzeyle taçlanmış. 1984 yılında kurulan müzenin koleksiyonu günümüzde 2.100’den fazla eserden oluşuyor. Sanatçının yağlı boya tabloları, orijinal çizimleri, defterleri, heykel ve baskı çalışmaları ve kişisel arşivinin korunduğu ve sunulduğu bu müze, Dali’nin yaşamı ve yaratıcılığının her alanına ışık tutuyor.

    dalimuseum_credit_beck___mike_rixon_photography

    Müze, 11 Ocak 2011 tarihinde açılan, 3 katlı yeni binasında ziyaretçilerini ağırlıyor. Güçlü bir dikdörtgen yapıya sahip olan bu bina ve 1.062 adet küçük cam üçgenin bir araya gelmesiyle oluşturulan ‘Enigma’ adı verilen uzantısı, sade tasarımıyla fantastik ögeleri bir araya getiriyor. Binanın, Dali’nin sanatçı kişiliğine göz kırpan bir diğer özelliği ise içinde bulunan sarmal merdiveni. Dali’nin spiraller ve DNA’nın çift sarmal yapısına olan merakından esinlenilerek oluşturulan bu özel merdiven, müzenin mimari yapısını tamamlıyor.

    os-os-dali-jpg-20140522

    Dali Müzesi’nin en önemli özelliklerinden biri ise Dali Kütüphanesi. Dali, Sürrealizm ve Avangart alanına odaklanan ve müzenin ikinci katında bulunan bu özel kütüphane, akademisyenleri ve araştırmacıları 7.000’in üzerinde katalog, video ve ses kayıtları ve kitaplarla buluşturuyor.

    Sergi salonları müzenin geniş üçüncü katında yer alıyor. İki kanada ayrılan üçüncü katın ‘’James Ailesi Kanadı’’nda koleksiyondan eserler sergilenirken, ‘’Hough Ailesi Kanadı’’nda ise özel geçici sergiler düzenleniyor. ‘‘Avant-Garden’’adı verilen müze bahçesi ise özel bir dinlenme ve öğrenme alanı. Bahçede bir yandan öğrenciler matematik köşesinde matematik ve doğa ilişkisini incelerken, bir yandan da güney köşesindeki labirentte keşfe çıkabiliyor.

  • museum-of-broken-relationships-87847

    Biten İlişkiler Müzesi

    Zagreb, Hırvatistan

    Kaplerimizi ısıtan aşklar ve onlardan geriye kalan hüzünlü hikayeleri yansıtan sıradışı bir yer, Biten İlişkiler Müzesi. 2006 yılında Zagreb’te kurulan bu Müze, bizlere duyguların ve aşkın evrenselliğini gösteriyor.  

    Müzenin kuruluş hikayesi oldukça ilginç.  Zagrebli iki sanatçı, film yapımcısı Olinka Vistica ve heykel sanatçısı Prazen Grubisic, 4 yıllık aşk ilişkilerini 2003 yılında sonlandırır. Biten ilişkilerinin ardından geriye kalan kişisel objeleri ne yapacaklarına karar veremeyen eski sevgililer, bir müze kurma fikri üzerine şakalaşırlar. Böylece ortaya çıkan fikir, kendilerine ait olan ve arkadaşlarından topladıkları objelerle başlattıkları yaratıcı bir sanat projesine, daha sonra gelen bağışlarla gerçek bir müzeye dönüşür.

    img_9630

    2006’da Zagreb’te ve geçtiğimiz yıl Los Angeles’ta sergilenmeye başlanan müzenin koleksiyonu, dünyanın çeşitli yerlerinden gönderilen kişisel objelerden oluşuyor. Mektup, kitap, fotoğraf, giysi, biletler… Kolektif bir bilinç üzerine kurulan bu Müze, aşk, ayrılık, sevgi kavramlarına odaklanıyor. Sergilenen objelere eşlik eden kısa yazılarda ise ayrılıkların gerçek hikayeleri anlatılıyor. Bağışçıların müzeye gönderdiği, isimsiz sergilenen objeler, bizleri bir yandan empatik bir seyahate çıkarırken bir yandan da kültürel miras ve müze hakkındaki fikirlerimize meydan okuyor.

    1024px-exhibits_at_the_museum_of_broken_relationships

    Bu müzedeki paylaşım, her türlü fiziksel sınırlamadan bağımsız. İsteyenler kalp kırıklıklarını müzenin internet sitesindeki ‘’Ayrılık Hikayeleri’’ köşesinde paylaşabiliyor. Kiminin birkaç cümleyle kimisinin ise uzun paragraflarla anlattığı hikayeler her gün çoğalıyor. Ayrılığı atlatmak için zamana ihtiyacı olanlar bile düşünülmüş; isteyeniz hikayenizi sitede kitleyebiliyor ve yayınlanması için bir tarih belirtebiliyorsunuz. Klitlenen tarihe kadar korunan bu hikayeler, siz isteyene kadar okuyuculara açılmıyor.

    Hikayelerden duygulara, Biten İlişkiler Müzesi, sosyal, kültürel ve coğrafi normların ve zaman kavramının ötesinde, aşkın ve sevginin evrensel olduğu bir yer.